Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1530 E. 2023/5963 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1530
- Karar No
- 2023/5963
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/114 E., 2022/225 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.07.2012 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacılar murisi 4 yaşındaki ...'a çarpması ve ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında davalı sürücünün kusurlu olduğunu, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını, davacıların kırsal kesimde yaşamaları nedeniyle ölenin destekliğinin 18 yaşından değil daha erken bir yaşta başlaması gerektiğini beyanla HMK 107. maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın davalı ... ve ... açısından kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi açısından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı baba ... için 75.000,00 TL, anne Sıdıka için 75.000,00 TL ve kardeş Arda için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 27.04.2015 tarihli dilekçesiyle davacı ... için maddi tazminat talebini 21.780,04 TL ve davacı ... yönünden maddi tazminat talebini 14.113,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili; davalının kaza tarihinden 1 gün önce söz konusu motosikletini tamir için motosiklet tamircisi olan diğer davalı ...'ye bıraktığını, davalı ...'in gerekli tamiri yapacağını ve ertesi gün alabileceğini beyan ettiğini, anahtar ve motosikletin kendisine bırakıldığını, kazanın da motosikletin tamir için bırakıldığı dönemde deneme sürüşü esnasında meydana geldiğini, sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; kaza yapılan motosikletin müvekkiline tamir amaçlı bırakıldığını ve sanayi sitesine doğru giderken kazanın meydana geldiğini kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını ve talep edilen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili; poliçe hükümlerini tekrarla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.09.2015 tarihli ve 2013/142 Esas, 2015/990 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davalı ... ve Ak Sigorta A.Ş açısından açılan davanın reddine, davacı ... için 3.528,25 TL maddi ve 6.000,00 TL manevi tazminat ile davacı ... Köksal için 5.445,35 TL maddi ve 6.000,00 TL manevi tazminat ile davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, davacı ... için maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 26.03.2019 tarih ve 2016/6536 Esas, 2019/3531 Karar sayılı ilamıyla; "Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesinden sonra, somut olayda, anne ve baba lehine hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından anne ve babadan toplam %15 yetiştirme gideri düşülmüştür. Daire ilkelerine göre; annenin çalışması durumunda anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa sadece babadan %5 yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir. Eldeki davada, dosya kapsamındaki ekonomik-sosyal durum araştırma tutanağına göre anne Sıdıka'nın çalışmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıda bahsi geçen ilkeye aykırı şekilde düzenlenmiş olup hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ışığında, bilirkişiden işaret edilen hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. Murisin kusursuz oluşu dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminat miktarının çok az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; davacı tarafça hükme bağlanması talep edilen miktarlardan daha az manevi tazminat miktarı belirlenmiş olmasına rağmen kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine reddedilen kısımlar üzerinden davacılara hükmedilen vekalet ücretini geçmemek kaydı ile vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretini aşar şekilde vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir. Yine kabule göre; yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine reddedilen miktarlar yönünden vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 22.12.2020 tarihli ve 2019/4499 Esas, 2020/8847 Karar sayılı ilamıyla davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda hükme elverişli denetlenebilir raporun hükme esas alındığı, bozma ilamı doğrultusunda manevi tazminatın takdir edildiği ve bozma kapsamı dışında kalan hususlarda aynı hükmün verildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı ... ve Ak Sigorta A.Ş. açısından açılan davanın reddine, davacı ... için 13.092,16 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminat ile davacı ... Köksal için 21.780,40 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminat ile davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için maddi tazminat talebinin reddine, davacı Bestami Köksal için fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; desteğin 4 yaşında olup kırsal kökenli de oluşu dikkate alındığında ailesine 12 yaşından itibaren destek olacağının dikkate alınması gerektiğini, yetiştirme gideri düşülmesinin haksız ve yersiz bir uygulama olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesi gerektiğini, işletenlik sıfatının el değiştirdiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamasına rağmen eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı Ak Sigorta A.Ş. ve ... hükmü temyiz etmemiş olmasına rağmen yargılama gideri ve vekalet ücretinin sınırlı tutulmasına uyulmamasının hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafın tali kusuru dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı 16.07.2012 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalı ...'ye yükletilmesine, Dosyanın, mahkemesine gönderilmesine,04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.