Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13465 E. 2025/6730 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13465
Karar No
2025/6730
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/679 D.İş, 2023/698 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-49292 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/190224

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.11.2021 tarihinde davalıya ZMSS ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak %11 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, davalıya başvurulmasına karşın ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL sürekli ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun 18 aylık iyileşme süresi tamamlanmadan düzenlendiğini, yeni bir rapor aldırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespitinin gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, uzlaşma olup olmadığı ve SGK'dan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu bulunduğu, davalı vekili kusur tespiti istemişse de davacı yolcu konumunda olup herhangi bir kusuru bulunmadığı, tam kusur üzerinden tazminatın hesaplanmasına karar verildiği, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre düzenlendiği, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının açıkça kurulduğu, başvuru sahibinin muayene edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile düzenlenen hesap raporu üzerine başvuru sahibinin talebini 401.207,95 TL sürekli ve 22.902,32 TL geçici iş göremezlik ile 5.889,72 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 430.000,00 TL'ye artırdığı, müterafik kusura ilişkin somut bir durum bulunmadığı, davalının 05.01.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, tam vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 401.207,95 TL sürekli ve 22.902,32 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 5.889,72 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 430.000,00 TL tazminatın 05.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekli belgelerle davalıya başvuruda bulunulduğu, eksiklik olsa dahi tamamlanabilir dava şartı olduğu, hesap yönteminin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, maluliyet raporunun hükme esas alınmasında ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmediği, kazanın meydana gelmesinde davacının yolcu konumunda olduğu motosiklet sürücüsünün kural ihlali bulunmadığının saptandığı, sürücünün alkollü ve sürücü belgesi olmamasının kazanın oluşumunda herhangi bir etkisi bulunmadığı gözetilerek davalının müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin itirazının reddine karar verildiği, SGK dökümünde başvuru sahibinin aktif olarak herhangi bir emekli aylığı almadığının bildirildiği, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararından davalının sorumlu olduğu, ancak başvuru sahibi lehine maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla hesaplanan ücretin beşte biri oranında ücrete hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazlarının gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, hükme esas maluliyet raporunun geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, iyileşme süresi tamamlanmadan düzenlendiğini, davacının tedavi gördüğü hastanede fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı tarafından muayene edilerek yeni bir rapor tanzimi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, hesaplamada 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, davacının hastanede kaldığı 2 günlük sürenin bakıcı gideri hesabında hesap dışı bırakılması gerektiğini, aksi durumda bakımın aile içinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, kusur raporu alınmadan tam kusur üzerinden hesap yapılmasının yerinde olmadığını, başvuru sahibinin alkollü ve sürücü belgesi bulunmayan sürücünün kullandığı araca binmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 06.11.2021 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1- HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Kanun'un 298/2. maddesinde ise gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak gerekçeli kararın hüküm fıkrasının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde olması gerekir. İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde; “Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvuru sahibi lehine maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla 66.200,00 TL/5= 13.240,00 TL maktu ücretin altında kaldığından maktu ücrete 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun olduğu, itiraz eden ... Sigorta Şirketi vekilinin vekalet ücreti yönünden itirazının reddi gerektiği" şeklinde gerekçe yazılmışken; kararın sonuç kısmında ise "İtiraz eden ... Sigorta A.Ş vekilinin itirazının reddine, Hakem Heyeti kararının 3. bendinin resen düzeltilmesine, başvuru sahibi lehine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Böylece hükümle gerekçe arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunamaz. Karardaki bu çelişkinin bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10.04.1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Açıklanan nedenle, hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebebine göre ve dosya içerisinde ve UYAP ortamında bulunmayan ıslah dilekçesinin dosya kapsamına alınması gerekli olup davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan ve resen görülen nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13465, K. 2025/6730, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13465-e-2025-6730-k-8a95243e65c6