Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13316 E. 2025/6729 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13316
Karar No
2025/6729
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/666 D.İş, 2023/671 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-46178 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/270542

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu davacı motosiklet sürücüsünün yaralanarak malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalıya yapılan başvuruya karşın ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 8.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.08.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebiyle yapılan başvurunun eldeki dosyayla birleştirilmesini talep ettiklerini, kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacıdan istenilen belgeler kuruma iletilmeden komisyona başvuru yapıldığını, davacının sevk edildiği hastaneye başvurmadığını, kazaya neden olduğu iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ispatı gerektiğini, davacının beyanı dışında kazaya ilişkin kamera kaydı, tanık beyanı vs. delil bulunmadığını, maluliyet raporunun iyileşme süresi dolmadan düzenlendiğini, yeni bir rapor alınması gerektiğini, kusur raporu alınması ve davacının koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, komisyona başvuru tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin dosyaya iki ayrı medikal rapor sunduğu, 21.12.2022 tarihli medikal raporda başvuran tarafından %8 ve %16 oranlı iki ayrı oranın belirlendiği iki ayrı maluliyet raporu sunulduğu, yetkili hastaneden rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, 20.12.2022 tarihli medikal raporda ise başvuru sahibinin %17 oranında malul kaldığının tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafından dosyaya sunulan 21.12.2022 tarihli medikal raporda raporlar arasında çelişki olduğu belirtilmiş ise de 20.12.2022 tarihli medikal raporda başvuru sahibinin sunduğu her iki rapor değerlendirilerek %17 maluliyet oranının tespit edildiği anlaşıldığından davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmediği, başvuruya sunulan 07.12.2022 tarihli ve %16 oranlı raporun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak ve başvuru sahibi muayene edilmek suretiyle üniversite hastanesince düzenlendiği, raporun hükme esas alındığı, kaza tespit tutanağında davacı motosiklet sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığı, olay yerinden ayrıldığından tespit edilemeyen araç sürücüsünün geçiş hakkını vermemekten kusurlu bulunduğu, kazanın oluşumuna dair başkaca unsurlara yer verilmemesi nedeniyle karşı aracın %100 oranında kusurunun hükme esas alındığı, alınan hesap raporunun uygun ve denetime elverişli olduğu, başvuru sahibinin kaza anında müterafik kusurunun tespit edilemediği, kazaya karışan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kullanım şekli belirlenemediğinden yasal faize hükmedildiği, 24.12.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletildiği, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedildiği, hesap raporunda 937.547,42 TL sürekli iş göremezlik zararı belirlenmiş ise de kaza tarihinde geçerli poliçe limitinin 430.000,00 TL olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazadan sonra hastaneye başvurulması, şikayette bulunulması, Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılması, CD inceleme tutanağı ile olay tespitinin yapılması karşısında plakası tespit edilemeyen aracın kazaya sebebiyet verdiğinin ispatlandığı, başvuruda sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre 3 kişilik adli tıp heyeti tarafından güncel fiziki muayene yapılmak suretiyle düzenlendiği, maluliyet oranının %16 olarak belirlendiği, maluliyet raporunun hükme yeterli olduğu, ayrıca davalı tarafından sunulan 20.12.2022 tarihli medikal raporda maluliyet oranının %17 olarak tespit edildiği ve işbu raporun sonuç kısmında ise %16 maluliyet oranının kabulünde sakınca olmadığının belirlendiği, bu sebeple davalı kurumun medikal firma raporu ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine yönelik itirazının reddine karar verildiği, kaza tespit tutanağında davacının kusuru bulunmadığının, kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise geçiş hakkını vermemekten kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağı ile davalı tarafından dosyaya sunulan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğinden ara kararıyla alınan 24.10.2023 tarihli kusur raporunda davacının hızını azaltmamaktan %25 oranında, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise kavşakta geçiş önceliğine uymamakta %75 oranında kusurlu bulunduğu, işbu raporun hükme esas alınmasına karar verildiği, hesap raporunda belirlenen 937.547,42 TL tazminattan %25 oranında kusur indirimi uygulandığında tazminatın 703.160,56 TL olarak belirlendiği, davalı kurumun ise poliçe kapsamında sorumluluğunun 430.000,00 TL ile sınırlı olduğu dikkate alındığında bu miktara hükmedilmesi gerektiği, bu sebeple alınan kusur raporunda yapılan tespit çerçevesinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen kararın esasında bir değişiklik meydana gelmemiş olup davalı kurumun kusur durumuna yönelik itirazının reddedildiği, ayrıca kaza tespit tutanağında müterafik kusur durumuna ilişkin tespit edilemediği seçeneğinin işaretlendiği, bu tespitin aksini gösteren somut delil bulunmadığı, hesap yönteminin yerinde olduğu, karar verilen miktar poliçe teminat limiti sınırları içerisinde kalmakta olup teminat limitinin aşılmadığı, Güvence Hesabına başvuru tarihinin temerrüt tarihi sayılması gerekirken 8 iş günü sonrasının temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, itirazda bulunanın aleyhine kararın bozulamayacağı dikkate alınarak davalının bu yöne ilişkin itirazının reddedildiği, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, başvuranın diğer bir davada ileri sürdüğü talepler mevcut davadan bağımsız ve ayrı olarak dava edilebileceğinden aynı kazaya ilişkin başka bir başvuruda vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine yönelik itirazının reddine karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru belgelerinin tamamının ibraz edilmemesi halinde yapılacak başvurular geçersiz olup başvurunun usulden reddi gerektiği, kazaya neden olduğu iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ispatı gerektiği, bu konuda kamera kaydı, tanık beyanı bulunmadığı, kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince yapılması, bu durumun tahkim yargılamasında yapılamayacağı varsayımında ise dosyadan el çekme kararı verilmesi gerektiği, başvuruya sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediği, 18 aylık stabilizasyon süresi tamamlanmadan düzenlendiği, maluliyet raporunun kişinin ikametgahının bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yerdeki hastaneden alınması gerektiği, raporun Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmesi gerektiği, ayrıca raporun geçerli yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediği, hesaplamanın %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiği, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacının kask ve dizlik kullanmadığı, komisyona başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, tam vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 11.09.2021 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usule uygun olmasına, kazaya kırmızı renkli otomobilin sebebiyet verdiğine ilişkin dosya kapsamında kamera kaydı ve CD inceleme tutanağı mevcut olup kazaya neden olan plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ispat edilmiş olmasına, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmesine, kamera görüntüsünde davacının başında siyah kaskın takılı olduğunun tespit edilmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17., Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "63.200,00" ibaresi çıkartılarak yerine "12.640,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13316, K. 2025/6729, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13316-e-2025-6729-k-0d088d44bc79