Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12799 E. 2024/4709 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12799
- Karar No
- 2024/4709
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/318 E., 2023/7 K. HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/7232 Esas, 2022/13042 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ...ve...Gıda Kır. Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malları bulunamadığını, borçluların alacaklılardan mal kaçırma amacı ile diğer davalı ... ile anlaşarak Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2012/6991 sayılı takip dosyasından danışıklı takip yaptırdıklarını belirterek, bu takibin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.10.2021 tarihli ve 2020/497 Esas, 2021/779 Karar sayılı kararı ile; davalılar arasındaki takipte borçluların sürelerden feragat ederek takibi kesinleştirdikleri bu nedenle takibin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 25.10.2022 tarihli ve 2022/7232 Esas, 2022/13042 Karar sayılı ilamı ile; "..Mahkemece, davalı borçlular ile üçüncü kişi ... arasındaki Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2012/6991 sayılı dosyasından yapılan takibin muvazaalı olduğu kabul edilmiş ise de varılan sonuç dosya kapmasına uygun düşmemiştir. Davalı ..., 12.10.2012 tarihinde borçlular hakkında, 983.373,00 TL alacak için takip başlatmıştır. Borç kaynağı 20.01.2012 -15.02.2012 tanzim, 30.03.2012 ve 20.04.2012 vadeli bonolardan kaynaklanmaktadır. Borçlular takip günü ödeme emrini tebliğ almış ve 15.10.2012 tarihinde sürelerden feragat ederek takibi kesinleştirmiş ise de, salt bu durum, dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde takibin muvazaalı olması için yeterli görülmemiştir. Dosyadaki belgelerden, davacının tasarrufun iptali davası açmasından önce, borçlulardan ...’nin 05.04.2013 tarihinde verdiği şikayet dilekçesi ile karşılıksız çek ve senetten hakkında takip yapıldığını, üçüncü kişi...’in tefecilik yaptığını belirterek davalı üçüncü kişi...’i şikayet ettiği, Cumhuriyet Savcılığınca yapılan sorşuturma sonucu takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Bu soruşturma sırasında ... ifadesinde, ...’den peyder pey paralar aldığını bir kısmını ödediğini bir kısmını ödemediğini, paraların yüksek faizle verildiğini ileri sürmüş, davalı ... ise borçlu ...ile gayri resmi ortak olarak inşaat işi yaptıklarını, borçlunun alınan ihaleleri bitiremeyince kendisinin bitirmek zorunda kaldığını, daha sonra borcunu ödeyecek gücü olmadığı için takip konusu çekleri verdiğini ve takibi kesinleştirdiğini belirtmiştir. Her iki tarafın açıklamalarından, aralarında bir alacak-borç ilişki olduğu, takibin muvazaalı olarak gerçekleşmediği anlaşılmaktadır..." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı gerekçesi benimsenerek davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı üçüncü kişinin takip dayanağının bu günkü para ile 20.000,000 TL'ye ulaştığını, bu miktar alacağın nasıl oluştuğunu, tarafların muvazaalı takipten sonra anlaşmazlığa düşmüş olabileceklerini, üçüncü kişinin borçlu ile birlikte hangi inşaat işlerini yaptıkları iddiasının somutlaşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddeleri hükümleri 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, temyiz olunan mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.