Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11706 E. 2024/285 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11706
Karar No
2024/285
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/874 D.İş, 2021/880 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/35935 DAVA TARİHİ : 15.06.2021 HÜKÜM/KARAR : Davacı vekili itirazının reddine/ Davanın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/101614 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile motorsiklet arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu motorsiklette yolcu olan davacının yaralandığını ve % 3 oranında malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Çine Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/1125 soruşturma sayılı dosyasında sigortalı araç sürücüsü ile davacı arasında uzlaşma sağlandığını, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası uyarınca tazminat davası açılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan Çine Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/1125 soruşturma nolu dosyasında tarafların uzlaşması sebebi ile Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrasında; "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır" hükmü ile açıkça uzlaşma halinde tazminat davası açılamayacağının düzenlendiği, bu nedenle tarafların uzlaşması sebebi ile davacının davalı ... şirketinden tazminat talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu olayda davacı müvekkilinin henüz zararın niteliğini ve miktarını öğrenmeden araç sürücüsü ile yaptığı uzlaşmanın, diğer müteselsil borçluların, bu meyanda sigorta şirketinin sorumluluğunu sona erdirmediğini, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 5 inci fıkrasına göre, "Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçları anlatılır." düzenlemesine yer verildiğini, bu yönüyle uzlaşmanın geçerli olmadığını ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile sigortalı araç sürücüsü arasında Çine Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/1125 soruşturma sayılı dosyasında 15.000,00 TL'lik maddi edim karşılığı 29.01.2020 tarihinde uzlaşma sağlandığı, davacının aldığı ödeme sonrası düzenlenen anlaşma tutanağı ile kazadan doğan her türlü haklarından feragat ederek sigortalı araç sürücüsünü ibra ettiği ve diğer sorumlularından tazminat talep etme hakkını da saklı tutmadığı, bu nedenle, ceza soruşturmasında maddi edimle gerçekleşen uzlaşmanın huzurdaki davanın açılmasına engel teşkil ettiği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrasına uygun olarak uzlaşmanın sağlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 4 üncü, 5 inci ve 19 uncu fıkrası, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili davacının soruşturma aşamasında uzlaştığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, Uyuşmazlık Hakem Hakem Heyetince uzlaşma nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazları reddedilmiştir. Çine Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/1125 sayılı soruşturma dosyasında, savcılık tarafından, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulmuş, kazadaki yaralanma nedeniyle uzlaşma teklif formuna davacının uzlaşmak istediğini beyan ettiği ve imzaladığı anlaşılmıştır. Söz konusu teklif formunun (D) bendinin (5) nolu alt bendinde; ''Uzlaştırmacı taraflara uzlaştırma süreciyle ilgili ayrıntılı bilgilendirme yapar, hak ve yükümlülüklerini anlatır ve tarafların uzlaştırmaya ilişkin sorularını cevaplandırır.'' ve (16) nolu alt bendinde; ''Uzlaşmanın sağlanması halinde mağdur, soruşturma/kovuşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açamaz, açılmış bir dava varsa feragat etmiş sayılır.'' şeklinde bilgilendirme yer aldığı, davacı tarafından uzlaştırma teklifini kabul edilmek suretiyle uzlaşma formunun altını imzaladığı, Çine Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/1125 sayılı soruşturma dosyasında uzlaşma nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin (5) nolu bendinde '' Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.'' ve (17) nolu bendinde "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.", yine aynı maddenin (19) nolu bendinde ise "...Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta iken, 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Dosyaya sunulan ve 29.01.2020 tarihli ''Uzlaşma Raporu'' başlıklı belgede tarafların karşılıklı olarak uzlaştıkları belirtilmiş, söz konusu ''Uzlaşma Raporu'' başlıklı belgenin; ''...davacı ...'ın kaza nedeniyle yaralandığı ve mağdur olduğu, ancak maddi ve manevi tazminat talep hakkı saklı kalmak kaydı ile uzlaşmak istediğini bildirdiği, sigortalı araç sürücüsü şüpheli Ümit Aka'nın kazadan sonra mağduriyetlerinin giderilmesi için davacı ... ile 15.000,00 TL karşılığında anlaştığı ve bu bedeli ödediği, ayrıca her türlü haklarından feragat ettiklerini bildirir sözleşme düzenlediklerini beyan ettiği, tarafların arasında uzlaşmanın gerçekleştirildiği, müşteki ...'ın maddi ve manevi tazminat talepleri saklı kalmak kaydı ile uzlaşmanın sağlandığı, bunun hukuki sonuçlarının müşteki ve şüpheliye açıklanıp anlatılarak uzlaşmanın gerçekleştiği'' şeklinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 29.01.2020 tarihli uzlaşma raporu incelendiğinde, davaya konu trafik kazası nedeniyle uzlaşma teklifinin davacı tarafından maddi ve manevi tazminat talepleri saklı kalmak kaydı ile kabul edildiği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 19 nolu fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” cümlesinin 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği dikkate alınarak işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11706, K. 2024/285, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11706-e-2024-285-k-3355f47c28cd