Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11191 E. 2024/8395 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11191
Karar No
2024/8395
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/275 E., 2021/278 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... vekili, ... Ticaret Limited Şirketi vekili ve Güneş Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına karşı mahkemece direnme karar verilmiştir. Direnme kararına karşı davalılar ... vekili ve ... Ticaret Limited Şirketi vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nce direnmenin yerinde olmadığı değerlendirilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Özel daire bozma kararına uyulması gerektiği gerekçesi ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş işbu karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMSS olduğu aracın 21.07.2007 tarihinde müteveffa ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, müteveffanın geride davacı eşi ... ve çocukları ... ve ...'i mirasçı olarak bıraktığını, meydana gelen kazada davalı ...'ın tamamen kusurlu olduğunu belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 30.000,00 TL destekten yoksun kalma, 1.000,00 TL cenaze gideri, davacı eş ... ile çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi, diğer davacılar için 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile talebini davacı eş için 189.643,49 TL, davacı ... için 1.603,16 TL, davacı ... için 6.328,91 TL, davacı baba ... için 19.958,59 TL, davacı anne ... için 24.281,64 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve .... San ve Tic. Ltd. Şti. vekili verdiği cevap dilekçesinde; olayda tüm kusurun müteveffada olduğunu, tali kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde; poliçe gereği müvekkilinin limit dahilinde maddi zarardan sorumluluğunun söz konusu olabileceğini ancak manevi zararlardan sorumluluğunun bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden faiz, masraf ve vekalet ücreti yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME 1. KARARI Mahkeme'nin 19.04.2012 tarih ve 2008/63 Esas ve 2012/270 Karar sayılı kararı ile davacı eş ve çocuklar için 5.000,00'er TL, davacı anne baba için 2.000,00'er TL, davacı kardeşler için 1.000,00'er TL manevi tazminat ile, davacı eş için 189.643,49 TL, davacı ... için 1.603,16 TL, davacı ... için 6.328,91 TL, davacı baba ... için 19.958,59 TL, davacı anne ... için 24.281,64 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Karar davalılar ... ve ... Ltd.Şti. vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 06.03.2014 tarih ve 2013/20077 Esas ve 2014/3268 günlü kararı ile "Dava trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1-Davalılar ... ve ... Ltd Şti'nin temyiz itirazları yönünden:Ceza Mahkemesince davalı tarafa ait araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu benimsenerek beraatine dair hüküm kurulmuş ve anılan hüküm kesinleşmiştir. Hukuk Mahkemesinde ise davalının %25 kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla bağlı değil ise de, ceza mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır. Yargılamada birliğin sağlanması ve yargıya olan güvenin sarsılmaması bakımından anılan dosya getirtilerek kusur oranı bakımından alınan her iki dosyadaki bilirkişi raporları incelenerek yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Ceza dava dosyası da dosya içerisine konularak Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan her iki dosyadaki raporlar ve tanık beyanları tartışılmak suretiyle ayrıntılı, denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.2-Davalı .... vekilinin temyiz itirazlarına gelince: Davalı ... şirketi poliçe limiti dahilinde tazminattan sorumlu tutulduğuna göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.b maddesi uyarınca, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de sorumlu olduğu tazminata oranlanarak hüküm altına alınması gerekirken, tamamından sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçeleriyle bozulmuştur. B. Mahkeme Direnme Kararı Mahkeme'nin 20.11.2014 tarih ve 2014/470 Esas 2014/620 Karar sayılı kararı ile dosyanın ceza dosyası ile birlikte İstanbul Teknik Üniversitenin İnşaat Fakültesi(Ulaştırma) Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna tevdii edildiği, bilirkişi kurulunun sunduğu 24.03.2011 tarihli raporunda; ceza yargılamasında alınan her iki raporu da irdeleyerek davalı sürücünün olayda %25 oranında kusurlu olduğunun bildirdiği, söz konusu raporun ceza dosyası da incelenerek ve bilirkişi raporları gözetilerek düzenlenmiş olduğu bu nedenlerle bu gerekçe ile yapılan bozmaya direnildiği yeniden kusur tespiti yoluna gidilmediği, diğer bozma sebebine ise uyularak ve davalı ... şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.b maddesi uyarınca, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu tazminata oranlanarak sorumluluğuna gidildiği gerekçesiyle, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 06.03.2014 tarih ve 2013/20077 Esas, 2014/3268 Karar sayılı bozma ilamına direnilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı eş ve çocuklar için ayrı ayrı 5.000,00'er TL, davacı anne ve baba için 2.000,00'er TL ve davacı kardeşler için 1.000,00 TL'den toplam 21.000,00 TL'nin olay tarihi 21.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... San ve Tic.Ltd şirketinden müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, maddi tazminat davasının kabulü ile, davacı eş için 189.643,49 TL, davacı ... için 1.603,16 TL, davacı ... için 6.328,91 TL, davacı baba için 19.958,59 TL ve davacı anne için 24.821,64 TL olmak üzere toplam 242.355,79 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... San ve Tic.Ltd. Şirketinden olay tarihi 21.07.2007 tarihinden, davalı ... şirketi yönünden ise dava tarihinden ve teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin direnme kararı davalılar ... vekili ve ... Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkemece verilen kısmi direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 373.maddesinin 5.fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.06.2019 tarih ve 2017/17-3188 Esas ve 2019/755 karar sayılı ilamı ile "Sürücü ...’ın kullandığı 34 DV 1261 plakalı kamyoneti D-100 karayolunda seyir hâlinde iken kontrolsüz şekilde aniden yola çıkan müteveffa ...’e çarpması ile meydana gelen olay nedeniyle, kaza tespit tutanağında ve 19.11.2007 tarihli Karayolları Trafik Uzmanı tarafından düzenlenen raporda ...’in asli kusurlu, davalı ...’ın tali kusurlu olduğu, 25.03.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda ise sürücü ...’ın kusursuz, ...’in ise asli derecede tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği ve ...’ın tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan cezalandırılması istemi ile açılan davada cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delili elde edilemediğinden beraatına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği; eldeki tazminat istemli davada ise davalı ...’ın %25 kusurlu olduğuna dair 24.03.2011 tarihli bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Görüleceği üzere ceza davasında alınan bilirkişi raporları ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının kusurlu olup olmadığı hususunda çelişki bulunmaktadır. Her ne kadar ceza mahkemesinin kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususundaki kararı hukuk hâkimini bağlamıyor ise de beraat kararı suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu kararın bağlayıcı olacağı kuşkusuzdur. Öte yandan, zarar ve ziyana karar verecek olan hukuk hâkimi ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi hukuk hâkiminin ceza mahkemesince tespit olunan kusur derecesi ile ve oradaki delillerle bağlı değildir. Ancak, aynı maddi olgulara dayalı olarak ceza ve hukuk mahkemelerince ayrı kusur oranlarının tespiti de adalete duyulan güveni zedeleyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli bir rapor değildir. Çünkü ceza dosyası ve dosya içinde bulunan raporlar özetlenmiş ise de kusur belirlenmesine dair bu raporların neden benimsenmediğine ilişkin bir açıklama içermemektedir. O hâlde mahkemece yapılacak iş, aynı olay nedeniyle ceza mahkemesinde görülen dava dosyasında alınan raporlar, taraf beyanları, tanık ifadeleri incelenerek yeniden kusur oranı belirlenmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden oluşan uzman bilirkişi kurulundan Yargıtay ve taraf denetimine elverişli ayrıntılı ve açıklayıcı bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. "gerekçesiyle mahkemenin direnme kararı bozulmuştur. D. Mahkeme 3. kararı Mahkeme'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı eş ve çocuklar için ayrı ayrı 5.000,00'er TL, davacı anne ve baba için 2.000,00'er TL ve davacı kardeşler için 1.000,00 TL'den toplam 21.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacılara verilmesine, ... San ve Tic.Ltd. yönünden davadan vazgeçilmiş olduğundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, sigorta şirketi yönünden manevi tazminat taleplerinin reddine, maddi tazminat yönünden; davacı eş için 189.643,49 TL, davacı ... için 1.603,16 TL, davacı ... için 6.328,91 TL, davacı baba için 19.958,59 TL ve davacı anne için 24.821,64 TL olmak üzere toplam 242.355,79 TL maddi tazminatın davalılar ... ve davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden ve teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı ... Metal Kaplama Metalürji San ve Tic.Ltd. yönünden maddi tazminat talebinin davadan vazgeçilmiş olması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrasında YHGK'nın kararı gereği Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden oluşan uzman bilirkişi kurulundan rapor alındığı ve bu raporla kusur konusunda çelişkilerin giderildiği, davalı ...'a kusur oranı atfedilmediği, ancak davacı tarafın rapora itirazı üzerine mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği bu rapora göre davalının %25 kusurdan sorumlu tutulduğu, raporu kabul etmediklerini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sigortacısı, sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacıların desteği yayanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca aynı olay nedeniyle ceza mahkemesinde görülen dava dosyasında alınan raporlar, taraf beyanları, tanık ifadeleri incelenerek yeniden kusur oranı belirlenmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden oluşan uzman bilirkişi kurulundan Yargıtay ve taraf denetimine elverişli ayrıntılı ve açıklayıcı bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin direnme kararı bozulmuş, Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verildiği halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkeme bozma kararı gereği Karayolları Genel Müdürlüğü 1.Bölge Müdürlüğü bünyesinde görev yapan üç kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporu almıştır.31.12.2019 tarihli raporda tüm dosya kapsamı, tanık ifadeleri ve ceza dosyası ve eldeki davada alınan önceki bilirkişi raporları irdelenmiş davalı sürücü ...'ın kazada kusurunun olmadığı, müteveffa yaya ...'in tam kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davacılar vekili rapora itiraz etmiş, Mahkemece raporun bilimsel ve teknik gerekçelere değinmeden , denetime elverişsiz olarak düzenlendiği gerekçesiyle başka bir bilirkişiye dosyanın tevdiine karar verilmiştir. Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Otomotiv Anabilim Dalı Başkanı tarafından tanzim edilen 01.12.2020 tarihli raporda bu kez, davalı sürücü Serkan'ın kazada %25, müteveffa yaya ...'in ise %75 kusurlu olduğu belirtilmiştir.Mahkemece işbu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalıdır. Ceza Mahkemesince davalı tarafa ait araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu benimsenerek beraatine dair hüküm kurulmuş ve anılan hüküm Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma kararı üzerine Karayolları Genel Müdürlüğü bilirkişi heyetinden alınan rapor ceza dosyasındaki desteğin tam kusurlu olduğuna yönelik maddi vakıa tespitini doğrulamış olduğundan tüm bu yönler gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekirken, davalı sürücü Serkan'ın kazada %25 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11191, K. 2024/8395, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11191-e-2024-8395-k-22070ddd5dac