Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10833 E. 2025/6391 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10833
Karar No
2025/6391
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/486 Değişik İş, 2023/486 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK- 37608 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/103435 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 17.01.2022 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 103.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 900,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 1.100,00 TL tedavi gideri ve 1.500,00 TL adli rapor ücreti olmak üzere toplam 108.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 377.348,46 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 19.08.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %11 oranında sürekli maluliyet olduğu, davacıya geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 376.248,46 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı lehine hükmedilen nispi vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalı tarafından alınan medikal rapor ile arasında çelişki olduğunu, rücuya esas bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, emniyet kemerinden kaynaklanan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 17.01.2022 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 19.08.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası sağ ön kolunda iki ayrı kırık yaşadığı, kırık sonrası 5,5 X1,5 cm skarı mevcut olduğu, bu nedenle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %11 olduğu anlaşılmaktadır. Maluliyete konu yaralanmanın niteliği gözetildiğinde estetik ve plastik cerrahi uzmanının da içinde bulunduğu heyetten rapor alınması gerekirken maluliyet raporunda bu hususa uyulmamış olması doğru görülmemiştir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde estetik ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yeni bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, hakemce davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davacının tazminatının hesaplandığı, dosyada başkaca bir kusur belirlemesi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, hakemce kusur incelemesi yapılmamış olması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi kurulundan kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. c. 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrasında "..İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından, davacının iş arkadaşları ile bilikte işe giderken davaya konu kazanın meydana geldiği, dosya arasında bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın yazısına göre davacıya kaza tarihini kapsayan ödemelerin yapılmış olduğu görülmektedir. Şu halde; Sigorta Tahkim Komisyonunca, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya davaya konu trafik kazasından kaynaklı rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak ödeme yapılmışsa rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü gereği tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-a), (2-b) ve (2-c) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, tek taraflı trafik kazasında davacının yolcu olduğu, kaza tespit tutanağına göre kazanın gizli buzlanma sonucu bariyere çarpma suretiyle meydana geldiği, davalının sigortalısının % 100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu olaya ilişkin kusur durumuna göre davalının sigortalısının kusursuz olma durumu söz konusu olmadığından kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun (2-b) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10833, K. 2025/6391, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10833-e-2025-6391-k-2af533200038