Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10776 E. 2025/7000 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10776
Karar No
2025/7000
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/582 D.İş, 2023/580 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-35527 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/185724

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.08.2021 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde yolcu konumunda olan davacının malul kaldığını ileri sürerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.702,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 26.702,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kusur durumunun tespitini talep ettiklerini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, hesaplanabilecek tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalının itirazlarının vekalet ücretine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından mezkur karara istinaden Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2023/17674 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından asıl alacak bedeli olan 430.000,00 TL ödenmiş olup bakiye feri ve sair alacaklar bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, aleyhlerine asıl alacak bakımından faiz ve ferilerine ilişkin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı vekilinin tahkim süreci öncesinde davalı şirkete yapmış olduğu başvuruda kişisel verilerin işlenmesi ve incelenmesi hususunda onay iradesi içeren açık rıza beyanı ve sair evrakları iletmekten imtina ettiğini bu suretle ödeme hususunun davacı tarafından engellendiğini, dolayısıyla davacı tarafa ödeme yapılmadığından bahisle asıl alacağa işletilen faiz ve ferilerinden davalının sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının haksız başvurusunun reddi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 28.08.2021 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinde çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 14.09.2022 tarihli raporda, davacının maluliyetinin kalça eklemi hareket kısıtlılığı, baldır atrofisi ve yüzde ileri derecede şekil bozukluğuna ilişkin olup Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında özürlülük oranının %17 olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Hakem heyetince davacının %17 maluliyeti esas alınarak karar verilmiştir. Her ne kadar raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetveller kullanılmış ise de raporu düzenleyen heyetin içinde maluliyetin niteliğine göre plastik cerrahi uzmanının bulunmadığı anlaşılmakta olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Somut olayda; kazanın davalıya sigortalı aracın sürücüsünün şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalıya sigortalı otomobilde istiap haddi fazlası bir (1) kişi bulunduğu hususu kaza tespit tutanağı, araç tescil belgesi ve tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olup bu durum zararın artmasına sebebiyet vermiş, davalı lehine müterafik kusur durumu oluşmuştur. Bu itibarla; taşımanın istiap haddi aşılmak suretiyle yapılmış olduğu nazara alındığında müterafik kusur durumunun oluştuğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde Başkan vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY Davacının yolcusu olduğu araç binek otomobil olup 1 sürücü ve 5 yolcu ile seyir halinde iken yoldan çıkarak levhaya çarpıp su kanalında durması sonucu tek taraflı kaza meydan agelmiştir. İtiraz Hakem Heyetince olayın oluş şekline göre kazanın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda alanında uzman bir bilirkişiden bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre araçta çocuk bulunduğu da gözetilerek müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki değişik gerekçeyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10776, K. 2025/7000, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10776-e-2025-7000-k-d8b5a145254e