Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10586 E. 2024/496 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10586
Karar No
2024/496
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/505-2016/120 DAVA TARİHİ : 12.11.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait aracın davacı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 13.05.212 tarihinde alkollü sürücü...'ın sevk ve idaresinde iken kazaya karıştığını, araç içinde yolcu olan Hüseyin Güner'in vefat ettiğini, yolcunun mirasçılarına haricen 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olması nedeniyle genel şartlar gereği sigortalıya rücu edilebileceğini, bu sebeple ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2781 Esas sayılı dosyasından davalı-sigortalı-boçlu...hakkında 30.000,00 TL asıl alacak ve 595,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.593,83 TL tutarında ilamsız takip yapıldığını, borca itiraz sebebiyle takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı Aviva Sigorta Şirketi tarafından bu güne değin hakkında birden fazla icra takibi yapıldığını, fahiş miktarlarda tazminat talep edildiğini, dava dilekçesinde iddia ettiği 10 YK 564 plakalı aracın Şerif Ramazan Güngör tarafından kullanıldığı iddiasının doğru olmadığını, bu hususun... Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1704 Hz.nolu dosyasındaki takipsizlik kararında belirtildiğini, sebeple açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile;" Olaya konu trafik kazası ile ilgili olarak... C.Başsavcılığı tarafından yürütülen 2012/1704 soruşturma ve 2012/1836 karar sayılı soruşturma neticesinde 21.11.2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek 10 YK 564 plakalı aracın...'a ait olması nedeniyle olay anında aracın kimin kullandığının tam olarak araştırılmadığı ve yapılan araştırma sonucunda bu aracı kaza anında ölen Hüseyin Güner'in kullandığı anlaşıldığından olay hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görevlendirilen Sulh Ceza Mahkemesi hakimi tarafından yapılan keşif ve neticesinde sunulan 24/02/2014 tarihli bilirkişi raporunda aracı maktül Hüseyin Güner'in kullandığı yönünde kanaat bildirilmiştir. Sonrasında ise adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinin 09.05.2013 tarihli raporunda 10 YK 564 plakalı otomobil kullanan sürücünün asli kusurlu olduğu karşı tarafın ise kusursuz olduğu belirtilmiştir.Ağır Ceza Mahkemesi'nin belirttiği eksiklikler giderildikten sonra Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi 2012/1057 D.İş sayılı kararı ile KYO dair verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair karar vermiş ve aracı kullanan şahsın kazada ölen ...olduğu sabit görülmüştür.Trafik kazası sonrasında...'ın 14.05.2012 tarihli muayenesinde kandaki Etonol miktarının 219 olduğunun belirtildiği, kaza sırasında hayatını kaybeden maktül Hüseyin Güner'in kazayı alkollü olarak yaptığı yönünde bir ispat sağlanamamıştır. Davacı tarafça aracı kullanan şahsın... olduğu ve 219 promil alkollü olarak kazaya sebebiyet verdiği ve sigorta poliçesi genel şartlarına aykırı davranması nedeniyle sigorta poliçesine istinaden ödenen tazminat bedelinin iadesi talep edilmiş ise de yukarıda da belirtilen gerekçe ile aracı kullanan şahsın... değil ...olduğu, bu yüzden de sigorta poliçesi genel şartlarına aykırılık bulunmadığı ve davacının davasını ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. B.Temyiz Sebebleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/1704 E. sayılı soruşturmasının genişletilmesi sonucunda şüpheli ve tanıkların karakol ifadelerinin yanısıra... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/30 D. İş sayılı dosyası üzerinden kaza mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, keşif sırasında şüphelilerin ve olaya tanık olan kazazede, emniyet görevlisi ve 112 görevlisi şahısların da beyanının alındığını, alınan beyanlarda şüpheliler..., Ramazan Ercan ve Doğan Kadir Atılgan dışında hiçbir tanık kazayı yapan aracın sürücüsü olan...' ın aracın arka koltuğunda yattığını iddia etmediğini, diğer tüm tanıkların ortak beyanı, müteveffa Hüseyin Güner'in aracın sağ tarafına doğru ancak altında sıkışmış vaziyette olduğu, aracın sürücüsü olduğunu düşündükleri...'ın ise aracın sol tarafında dışarıda ve yerde olduğu yönünde ifade verdiklerini, şüphelilerin soruşturma sürerken kendilerini ve birbirlerini korumak için aslı olmayan bir iddiaya dayandıkları ve vefat ettiğinden kendini savunacak konumda olmayan kişiye suç isnadında bulunduklarını, Adli Tıp'tan alınan raporda da yalnızca kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsünün kusurlu olduğu ancak sürücünün kim olduğuna dair kanaatin mahkemeye bırakıldığı, Cumhuriyet Savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair verdiği kararının gerekçeleri; “- Kazanın tanıklarının olay heyecanıyla kaza anında 10 YK 564 plakalı aracın şoförünün kim olduğunu görmediklerini beyan ettiği,...'ın kaza anında aracı ölen Hüseyin Güner'in kullandığını beyan ettiği, kazaya müdahale eden ekiplerin Hüseyin Güner'i aracın şoför mahallinin yol ile araç arasında araç dışında ikiye bükülmüş şekilde sıkışmış halde,...'ı ise araçtan 3 metre ileride bulduklarını beyan ettiği, aracı kullanan kişinin 50 yaşlarında kır saçlı birisi olduğunu beyan eden tanık Cengiz Paytar'ın...'ı teşhis edemediği, tüm bu delillerden savunmasının aksi ispatlanamayan...'ın beyanının doğru olduğunun kabulü gerekmiş olup, 10 YK 564 plakalı aracı kaza anında ölen Hüseyin Güner'in kullandığı anlaşılmıştır.” şeklinde olduğunu, takipsizlik kararının yalnızca şüpheli...'ın savunmalarına uygun beyanların dikkate alınarak verildiğini, sürücünün Şerif Ramazan olduğunu ve alkollü olduğunu, bu sebeple kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında vefat eden yolcunun mirasçılarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen sigortalı davalıdan tahsiline ilişkin icra takibine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 95 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davacı vekili, polis memurlarının düzenlediği kaza tespit tutanağına göre sürücü olarak belirtilen dava dışı Ramazan Şerif Gündoğar'ın 2,19 promil alkollü olduğu ve araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ...mirasçılarına ödeme yapıldığı iddiası ile ZMSS poliçesinin akidi davalıdan rücu talebinde bulunmaktadır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2012/1704 soruşturma ve 2012/1836 Karar sayılı soruşturma neticesinde, üç aracın karıştığı kazada, kazanın 10 YK 564 plakalı araç sürücüsünün kusuru sonucu gerçekleştiği, Ramazan Şerif Gündoğar'ın 2,19 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, tanıkların sürücünün kim olduğunu göremediklerini beyan ettikleri, Ramazan Şerif Gündoğar'ın ise 10 YK 564 plakalı aracı Hüseyin Güner'in kullandığını beyan ettiği ve aksi ispat edilmeyen bu beyanın doğru olduğunun kabulü ile aracı kaza anında Hüseyin Güner'in kullandığının anlaşıldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz edilmiş ve aracın kimin tarafından kullandığının tespiti için trafik bilirkişisi tarafından rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Olay mahallinde tanıklar dinlenmek suretiyle yapılan keşif sonucu hazırlanan 24.02.2013 tarihli raporda, tanık beyanları, kazanın oluş şekli, araçların son hali ve kaza yerindeki durumlarına göre aracı Hüseyin Güner'in kullandığı kanaatinde olunduğu ve Hüseyin Güner'in şeride tecavüz ile alkollü araç sürmekten %100 kusurlu olduğu bildirilmiştir. Buna göre, 2012/1057 D.İş sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Soruşturma dosyası içinde bulunan müteveffa Hüseyin Güner'e ait ölü muayene-otopsi raporunda Hüseyin Güner'in koklamakla alkollü olduğu ve 13.05.2012 tarihli genel adli muayene raporunda da kanında etanol olduğu belirtilmiştir. Ayrıca araçta yalnızca iki kişinin bulunduğu sırada gerçekleştiği anlaşılan bu kazaya ilişkin...'ın kolluk ifadesinde, aracı Hüseyin Güner'in kullandığı, kendisinin alkollü şekilde arka koltukta uzandığı ve Hüseyin'in de alkollü olduğu şeklinde beyanı bulunmaktadır. Taraflar arasındaki çekişme, aracın kaza anında sürücüsünün kim olduğu noktasında toplanmakta ise de somut olayda araçta bulunan ve alkollü olduğu anlaşılan iki kişiden davaya konu kaza sırasında hangisinin araç sürücüsü olduğunun sonuca etkisi yoktur. Önemli olan sürücünün alkollü olup olmadığı ve olayın oluş şekline göre kazanın gerçekleşmesinde salt alkolün etkisi olup olmadığının belirlenmesidir. Bu nedenledir ki mahkemece, yukarıda bahsedilen hususlar göz önüne alındığında aracı kullanan şahsın... değil de ...olduğu ve onun da alkollü olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen hüküm eksik araştırmaya dayanmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları) Bununla birlikte dosya kapsamında dairenin geri çevirme kararı ile aynı kazadan kaynaklı, tarafları, konusu ve asıl alacak miktarı aynı olan İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2014/14105E sayılı dosyasından başlatılan takipte, borçlu Fatma Seher Üzer'in takibe itiraz ettiği, takibin durduğu, alacaklı Unico Sigorta AŞ'nin itirazın iptali davası açtığı ve... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/111E-2016/76K sayılı itirazın iptali davasında davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın kararı temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Daire'since, kararın bozulduğu görülmüştür. Eldeki dava ile bağlantılı olan bu dosyaya ilişkin herhangi bir inceleme de yapılmamıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece yapılacak iş; sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu kabul edilerek İTÜ gibi kurum veya kuruluşlardan aralarında iki trafik uzmanı ve bir nörolog bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan kazanın oluş şekli, yol, hava, gün durumu, kaza tutanağı ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da kazanın meydana gelmesinde etkili olup olmadığının belirlenmesi için gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak ve yine aynı mahkemenin (Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi) 2015/111E-2016/76K sayılı itirazın iptali davasına dayanak İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2014/14105E sayılı takip dosyasının ve eldeki davaya dayanak icra takip dosyasının kapsamı da birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. V. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10586, K. 2024/496, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10586-e-2024-496-k-419030fdc22a