Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10326 E. 2025/6555 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10326
- Karar No
- 2025/6555
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/365 D.İş-2023/365 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/27767 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/130220 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 393.800,54 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak dava ikame edilemeyeceğini, kusur, müterafik kusur, hatır taşıması ve iş kazası durumlarının araştırılması gerektiğini, maluliyet raporunun hukuka aykırı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 393.800,54 TL’nin 12.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın vekalet ücretine ilişkin kısmının kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; belirsiz alacak davası olarak dava ikame edilemeyeceğini, dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza ile illiyeti bulunmayan arazlarla birlikte tespit edilen maluliyet oranını kabul etmediklerini, 12 aylık iyileşme süresinin dolmadığını, ATK'dan maluliyet raporu alınması gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu ve ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğinini, yol durumu ve araçtaki mekanik arıza durumlarının dikkate alınmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, kaza tutanağında koruyucu tertibat kullanım durumu belirsiz olarak işaretlenmiş olup müterafik kusur bulunduğunu, kazanın iş kazası olduğunu ve Peşin Sermaye Değeri (PSD) ödemesi yapılıp yapılmadığı hususunun irdelenmesi ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma haklarının ellerinden alındığını, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden yasal faiz işletilmesi gerektiğini, poliçe limiti ve teminatı kadar sorumlu olduklarını, alkol vs. nedenlerden dolayı sigortalıya rücu haklarını saklı tuttuklarını, ceza yargılaması aşamasında uzlaşma sağlanmış ise sorumluluklarının kalmadığını, davacının kaza nedeni ile gerek müvekkilinden gerekse başkaca sorumlulardan aldığı tazminat tutarlarının güncellenerek mahsubu gerektiğini, tahkime başvuru tarihinden yasal faiz ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını, sigortalı araç kiraya verilmiş olduğundan işletenin tespiti gerektiğini, uzun süreli kiralama olması durumunda davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4 üncü fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine; maddenin 5 inci fıkrasında ise "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez" düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamında mevcut ifade ve beyanlardan; davacının kiraz işçisi olarak çalıştığı ve olay günü otobüsteki diğer işçilerle birlikte kiraz toplamaya giderken kazanın meydana geldiği, kaza sonucu davacının yaralanarak malul kaldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu olayın aynı zamanda iş kazası niteliğinde olması ihtimali için, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekmekte olup, bu hususta İtiraz Hakem Heyeti tarafından yeterli bir araştırma yapılmamıştır. Şu durumda, zorunlu trafik sigorta poliçesi dosya içerisine alındıktan sonra; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na yazı yazılarak, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya davaya konu kazadaki kalıcı maluliyeti nedeniyle sürekli iş göremezlik (kalıcı maluliyet) geliri bağlanıp bağlanmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması halinde peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.