Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9564 E. 2024/5968 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9564
Karar No
2024/5968
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/985 E. 2021/79 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, 07.07.2001 tarihinde sevk ve idaresindeki motorlu bisikletle davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını, 2005 yılında % 50 maluliyetin bulunduğuna ilişkin rapor aldığını; ancak daha sonra tedavilerine devam edildiğini, geçirdiği ameliyatlar sonunda kalçada erime başladığını, maluliyetin arttığını ileri sürerek davacının kusuru da gözetilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tedavi giderlerine ilişkin taleplerin derdest olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.12.2009 tarihli ve 2009/123 Esas, 2009/443 Karar sayılı ilamıyla; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/8317 Esas, 2015/10013 Karar sayılı ilamıyla; davacının maluliyetinde gelişen bir durum olduğunu iddia ettiği, bu takdirde zamanaşımı süresinin, gelişen durumun durduğunun diğer bir ifadeyle ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacağı, bu nedenle davacının kaza nedeniyle geçirdiği ameliyat ve gördüğü tedavi belgeleri düzenlenen raporların bulundukları yerlerden getirtilerek dava konusu kazadan kaynaklanan maluliyeti ile ilgili gelişen bir durumun olup olmadığı, ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınarak gelişen durumu var ise zararını hangi tarihte öğrenmiş sayılacağı gözönünde tutulmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyulmasına karar verilerek; alınan raporda kazayla sağ kalça total protez arazı arasında tıbbi belge bulunmaması nedeniyle illiyet bağının kurulamadığı belirtilmişse de tedavi ve yaralanmanın kazadaki yaralanma ile aynı bölgede ve örtüşür nitelikte olduğu anlaşıldığından sağ kalça total protezinin kazayla illiyetli olduğunun değerlendirildiği, tarafların kazada eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.470,10 TL geçici iş göremezlik ve 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.07.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan (davalı ... şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, alınan raporda araz ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığını, maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlenmediğini, aktüer bilirkişi raporu ile belirlenen tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek ve re'sen ele alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalının ZMMS sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın karıştığı çift trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan motorlu bisiklet sürücüsü davacının iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ncı (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü) maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 89, 90, 91 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davalı ...Ş'nin 24.06.2022 tarihli temyize cevap dilekçesi vermiş olduğu, dilekçenin temyiz süresi içinde verilmediği gibi davalının katılma yolu ile temyiz imkânının da bulunmadığı anlaşılmakla adı geçen davalı yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. 2.Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle artan maluliyet iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından eldeki davadan önce, dava konusu olaya ilişkin olarak davalı ... ve dava dışı diğer davalılara karşı görülen, Aydın Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1174 Esas, 2010/46 Karar sayılı dosya kapsamında alınan maluliyet raporu ile davacıda 07.07.2001 tarihli kaza nedeniyle oluşan maluliyetin %50 oranında olduğunun belirtildiği, Mahkemece %50 maluliyetin kabulü ile tazminat hesabının yapılarak talep gibi karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, bozma ilamı sonrası alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 30.01.2019 tarihli maluliyet raporunda ise davacının sağ femur kırıklarının kaynadığı, sol femur başı artroplastisinin femur başı avasküler nekrozuna yönelik olarak yapıldığı, mevcut araz ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığı, sağ kalça total protezinin mahkemece kazayla illiyetinin kabulü halinde ise davacıda kaza nedeniyle oluşan maluliyetin %38 oranında olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar maluliyet raporundan davacının tedavilerine 2011 yılına kadar devam edildiği anlaşılmakta ise de Aydın Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1174 Esas 2010/46 Karar sayılı dosyasında %50 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmiş olması karşısında; eldeki davada %38 oranında maluliyetin belirlendiği 30.01.2019 tarihli raporun da ayrıca tazminata esas alınması doğru olmamış, bu husus adı geçen davalı yararına bozmayı gerektirmiştir. 3.Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, 3.Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'a iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9564, K. 2024/5968, T. 10.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-9564-e-2024-5968-k-ab6b0095eb92