Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9449 E. 2023/9851 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9449
Karar No
2023/9851
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/401 E., 2022/34 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine Birleşen davanın reddine / Bozulmasına Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.02.2021 gün, 2019/2974 E, 2021/1838 K sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli gün ve saatte davalı ... vekili Av. ... ..., davalı ... vekili Av. ... geldi. Davacı ve diğer davalı tarafından gelen olmadı. Davalılar ... ve ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 26.09.2023 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; kredi genel sözleşmesi kapsamında davalılardan ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Bursa 19.İcra Müdürlüğünün 2012/587 esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalının Konya ili Ereğli ilçesi Bulgurluk köyü 327 ve 1742 parsel sayılı taşınmazlarını 26.12.2011 tarihinde muvazaalı olarak davalılardan ...'e, ...'in de davalı ...'a devrettiğini, davalıların kötü niyetli olduklarını, davalılar arasındaki muvazaalı olarak yapılan tasarrufların alacakları ile sınırlı olmak üzere iptaline ve taşınmazlar üzerinde takip hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş. Birleşen dosyada ...'e satılan taşınmazlara ilişkin tasarrufların alacakları ile sınırlı olmak üzere iptaline ve taşınmazlar üzerinde takip hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.12.2014 tarih ve 2013/86 E.,2014/1208 K. sayılı kararı ile "davanın reddine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesi'nin 01.11.2017 tarihli, 2015/6556 E- 2017/9960 Karar sayılı ilamı ile; "davalı 4. Kişi ...'ın ve 5. Kişi ...'in kötü niyetinin ispat edilememesine göre davacının iş bu davalılar yönünden temyiz itirazlarının reddine, davalı ... ile davalı 3. Kişi ...'in nüfus kayıtları getirtilerek aralarında akrabalık bağı olup olmadığı, aralarındaki tasarruf konusu gayrımenkul ile ilgili bedel farkının bulunup bulunmadığı, araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece 20.02.2019 tarihli, 2018/542 E, 2019/170 K sayılı ilamı ile "nüfus kayıtlarına göre akrabalık bağının tespit edilemediği gayrımenkullerin gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında misli farklılık oluşmadığı anlaşılmış olmakla, her iki davanın yasal şartları oluşmadığından reddine" karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4.Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesinin 24.02.2021 gün, 2019/2974 E, 2021/1838 K sayılı ilamı ile " dosya içerisine aldırılan nüfus kayıtlarından davalı borçlu ile davalı ...’ın Bitlis nüfusuna kayıtlı olduğu, davalı ...’ın eşi ... ...’in baba adının ... olduğu ve davalı borçlu ile aynı Tatvan İlçesi, Sarıdal Köyü, 47. Hane, 23 sıraya kayıtlı olduğu, davalı ...’ın eşi ile davalı borçlunun akraba olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davalı ...’ın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olup olmadığı tartışılmaksızın davanın bu davalılar yönünden de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararı Mahkemenin 04.02.2022 tarih, 2021/401 E., 2022/34 K sayılı uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, davalı ... aleyhinde açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... aleyhinde açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu Konya ili, Ereğli ilçesi, Bulgurluk mahallesi, 327 ve 1742 parsel sayılı taşınmazlar 26/12/2011 tarihinde davalılardan ... tarafından diğer davalı ...’e yapılan tasarrufun iptali ile 327 parsel sayılı taşınmazın iyiniyetli davalı ...’a devir tarihi olan 09/01/2012 tarihteki değeri olan 253.500,00 TL ve 1742 parsel sayılı taşınmazın iyiniyetli davalı ...’a devir tarihi olan 09/01/2012 tarihteki değeri olan 23.886,00TL olmak üzere toplam 277.386,00 TL üzerinden Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2012/587 esas ile takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla nakden tazminle sorumlu tutularak 277.386,00 TL'nin davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... ve ... hakkında mükerrer vekalet ücretine hükmedildiğini, asıl davanın kısmen reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını davalılar arasında yakınlık ilişkisinin soyut olduğunu, aynı memleketli olmalarının birbirlerini tanıdıkları anlamına gelmeyeceğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri, 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Tasarrufun iptali davalarında vekalet ücreti takip konusu alacak miktarı ile iptali istenen tasarrufun tasarruf tarihindeki değeri karşılaştırılarak düşük olan değer üzerinden nispi olarak hesaplanması gerekir. Dava konusu Konya İli, Ereğli İlçesi, Bulgurluk Köyü, 327 parselde yer alan gayrımenkulün tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 253.500,00 TL, 1742 parselin gerçek değerinin ise 23.886,00 TL, takibe konu borcun ise 300.136,81 TL olduğunun anlaşılmasına göre, vekalet ücretinin gayrımenkullerin tasarruf tarihindeki gerçek değeri toplamı olan 277.386,00 TL üzerinden hesap edilmesi gerekir. Öte yandan davalı ... yönünden verilen ilk kararın (23.12.2014 tarih ve 2013/86 E.,2014/1208 K) Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği hususu gözetilmeksizin davalı ... yararına yeniden 40.150,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi birleşen davada yeniden davalı ... lehine vekalet hatalı olup, davalılar ... ve ... aleyhine karar verilmesine rağmen, adı geçen bu davalılar lehine vekalet ücretine de hükmedilmesi de doğru olmayıp bozma nedeni ise de yapılan yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 7. bendinin çıkartılmasına, yerine "Davalı ... yönünden verilen 23.12.2014 tarih ve 2013/86 E.,2014/1208 Kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına göre; asıl dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gözönüne alınarak hesap ve taktir olunan 31.480,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ve ...'e verilmesine" şeklinde yazılmasına, 8. bendin hükümden çıkarılmasına, birleşen dava yönünden ise (2) nolu bendin hükümden çıkartılmasına yerine "davalı ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözönüne alınarak hesap ve taktir olunan 27.826,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e ödenmesine" şeklinde yazılmasına, Asıl davada; hükmün (8) nolu bendinin de hükümden tamamen çıkartılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9449, K. 2023/9851, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-9449-e-2023-9851-k-7bc745055967