Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8812 E. 2022/18022 K. – Sigorta Tahkim

Konu: Sigorta Tahkim

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8812
Karar No
2022/18022
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Tahkim

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda verilen kararın temyizen tetkiki davacı ve davalı vekilince istenmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı ... vekili tarafından talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.02.2022 tarihinde davacı ... vekili Av. ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, 24.07.2017 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep arttırım dilekçesi ile sürekli maluliyet tazminat talebini 228.701,21 TL’ye, bakıcı gideri talebini 330.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. ... tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne 195.705,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 224.958,14 TL bakıcı giderinin 26.12.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. ... tarafından davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına; başvurunun kısmen kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 195.705,92 TL, sürekli bakıcı gideri olarak 134.294,08 TL olmak üzere toplam 330.000,00 TL’nin 26.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında; davalı sigortalı araç sürücüsü “soldaki aracın sağdan gelen araca geçiş hakkını vermemesi”, davacı ise “kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak ve alkollü araç kullanmak” kusurlarının olduğu belirlenmiştir. Hükme esas alınan hesap raporunda, kazaya neden olan her iki aracında kusurlu olduğu gerekçesi ile %50 kusur oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 266/1. maddesi "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" düzenlemesine yer vermiştir. Buna göre, Hakem Heyetince, alanında uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra çıkan sonucuna göre maddi tazminat miktarı takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır. 3-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen Engelli Sağlık Kurulu raporuna göre %84 oranında sürekli maluliyetinin olduğu tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan maluliyet raporunun hangi yönetmeliğe göre düzenlendiği anlaşılamamaktadır. Buna göre, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet oranının ve bakıcıya ihtiyacının olup olmadığı, eğer bakıcıya ihtiyacı var ise sürekli olarak mı yoksa belli bir süre için mi ihtiyacının olduğunun belirlenmesi amacıyla, önceki raporun da irdelendiği, üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından yeni bir rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. 4-Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talep edilmiş, talep edilen bakıcı gideri tazminatının ... poliçesindeki tedavi gideri teminatından karşılanması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yaşam boyu bakıcı giderinin sakatlık teminatı kapsamında olduğu değerlendirilerek karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir 5-...'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru gürülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2), (3), (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin; (4) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... Kararının BOZULMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 29.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8812, K. 2022/18022, T. 29.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-8812-e-2022-18022-k-937f5461dd0a