Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8690 E. 2024/1272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8690
- Karar No
- 2024/1272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/315 E., 2019/1439 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 17.12.2014 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan ) 17 inci Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, müvekkillerinin desteğinin trafik kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100,00 TL defin giderinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizle tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, müteveffanın vefatından dolayı destek olduğu kişilere karşı sorumluluğu olamayacağından, doğmamış bir sorumluluğun karşılanmasının söz konusu olamayacağını, müvekkil şirkete başvurulmadığından temerrüde düşmediklerini, Sosyal Güvenlik Kurumundan bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/1807 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararıyla; davacı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davacı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.12.2018 tarihli ve 2018/5451 Esas 2018/11915 Karar sayılı ilamıyla; "Davacı ...'ın aracın işleteni konumunda olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 92 inci maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.3.b maddesinde işleten tarafından ileri sürülecek tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında kalacağının hüküm altına alınmış olması nedeniyle davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın aracın işleteni konumunda olduğu, diğer davacı ... yönünden verilen ret kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle bu şekilde kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...'ın kağıt üstünde aracın maliki olarak göründüğünü, aracın zilyetliğini müteveffaya devrettiğini, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.