Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7544 E. 2025/3029 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7544
Karar No
2025/3029
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1101 E., 2022/323 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/27 Esas, 2021/157 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde sigortalı davacıya ait konutun sokağa çıkma yasağı döneminde yaşanan çatışmalar sebebiyle ağır hasar gördüğünü, ev eşyalarının kullanılamaz ... geldiğini açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.250,00 TL bina ve eşya zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle bina zararı yönünden talebini 173.250,00 TL'ye, eşya zararı yönünden talebini 38.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu poliçelerin başlangıçtan itibaren hükümsüz olduğunu, taleplerin teminat dışında kaldığını, davacının kendisinin ikamet etmediği daireler için eşya bedeli talep ettiğini, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının zararının 5233 sayılı Yasa kapsamında idarece karşılanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesince 03.01.2020 tarihli karar ile, davanın kısmen kabulüyle 145.160,00 TL maddi tazminatın 16.07.2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, tashih şerhi ile hükümde yer alan "145.160,00 TL" ibaresinin "163.228,00 TL" olarak tashihine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin 06.11.2020 tarihli kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, yapılan tashih işleminin, hükmün değiştirilmesi mahiyetinde olduğu; hakimin dosyadan el çekmesinden sonra, hükümde anılan tarzda bir değişiklik yapma yetkisinin bulunmadığı gözetilerek, verilen hükme dokunulmaması gerekirken, maddi hata gerekçesiyle hükmün değiştirilmesi ve kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmasının ve ıslah dilekçesinde eşya zararı olarak 38.000,00 TL talep edildiği halde talepten fazlasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüyle bina hasarına ilişkin tazminat talebinin kısmen kabulü ile bina hasarına ilişkin 118.503,00 TL'nin, eşya hasarına ilişkin 38.000,00 TL'nin 16.07.2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının birden fazla konutu bulunduğundan Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığını, poliçenin başlangıç tarihinden itibaren hükümsüz olduğunu, ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının dolduğunu, gerçekleşmesi kesin gözüyle bakılan olaylar için düzenlenen poliçenin geçersiz olduğunu, hasarın terör olayı değil çarpışma niteliğinde olduğundan teminat kapsamında kalmadığını, kamu otoritesi tarafından yapılan tasarrufların teminat dışında kaldığını, zararın Devlet otoritesi tarafından karşılanması gerektiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, eşya hasarının ispatlanamadığını, faiz başlangıcının ve faiz türünün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe Dava, konut sigorta sözleşmesine dayalı tazminat talebine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; talebin teminat kapsamında kalmasına, davacı tarafından ıslah talebinde bulunulmamış olmasına, temerrüt tarihinin TTK'nın 1427 ve 1446. maddeleri gereğince usulüne uygun hesaplanmış olmasına, zarar hesabına ilişkin bilirkişi raporunun ayrıntılı ve karar vermeye elverişli olmasına, poliçe tanzimi sırasında davalının basiretli tacir gibi davranması gerekmesine göre karar usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7544, K. 2025/3029, T. 20.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-7544-e-2025-3029-k-5614df944f17