Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7225 E. 2023/6326 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7225
Karar No
2023/6326
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/250 Esas, 2021/557 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen zorunlu deprem sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 12.02.2013 tarihinde meydana gelen depremde davacıya ait konutların hasarlandığını ve oturulamaz hale geldiğini açıklayıp her bir daire için 1.500,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili, talebin teminat dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.07.2017 tarihli ve 2013/343 Esas, 2015/484 Karar sayılı kararıyla; davacının dask poliçesi düzenlenirken yapının az hasarlı olduğunu beyan etmeyerek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, yapının projeye uygun olarak inşa edilmemiş olması ve yapı kullanma izin belgesinin bulunmaması, davacının evinin yapımından kaynaklı kusurlu olduğu, bu bağlamda depremden bağımsız olarak binanın kendi kusurlu yapısından kaynaklı zararın mevcut olabileceği gerekçesi ile davacının talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA ve BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 28.02.2019 tarih ve 2016/1556 Esas, 2019/2251 Karar sayılı ilamında; Somut olayda; dosya kapsamındaki İl Afad Müdürlüğü yazısına göre davaya konu, davacıya ait konutların zemin katının az hasarlı olduğu anlaşılmaktadır. Zorunlu deprem sigortası genel şartlarının C.2. maddesinde, geçmiş depremlerdeki orta veya daha ağır hasar durumunun beyan edilmemesi düzenlendiğinden davacının, poliçe tanzimi sırasında konutlardaki az hasarı beyan etmemesi, beyan yükümlülüğünü ihlal kapsamında değerlendirilemeyecektir. Buna göre mahkemece sigortalının davacının dask poliçesi düzenlenirken yapının az hasarlı olduğunu beyan etmeyerek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine dair karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Yine; mahkemece yapı kullanma izin belgesinin bulunmaması (kaçak yapı) nedeniyle davacının talebinde haklı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de karar bu yönüyle de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Şöyle ki; poliçe tanzimi sırasında yapı kullanma izin belgesi bulunmamasına rağmen sigorta poliçesinin düzenlenerek konutun dask poliçesi kapsamında güvence altına alındıktan ve riziko gerçekleştikten sonra hasar gören binanın yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığının savunulması ve bu savunmaya itibar edilerek davanın sırf binanın yapı kullanma izin belgesi bulunmadığından reddine karar verilmesi dürüstlük kuralı ve hakkaniyet ile bağdaşmamaktadır. Yine; mahkemece yapının projeye uygun olarak inşa edilmemiş olması nedeni ile davanın reddi yönündeki gerekçesi de hatalı olup bozmayı gerektirmektedir. Dosya kapsamında bulunan teknik bilirkişi raporunda; davaya konu yapının projeye uygun yapılmadığı, binanın kendisinden kaynaklı kusurun ve ayıbın bulunduğu belirilmiştir. Sigorta poliçesi ile güvence altına alınan binadaki zararın münhasıran projeye uygun olarak inşa edilmemesi nedeniyle oluştuğuna dair bilgi belge olmadığına göre davanın reddini gerektirecek bir durum değil ise de bu husus zarar görenin müterafik kusuru kapsamında değerlendirilebilecek bir husustur. Zarar görenin zararın artmasına katkısının/müterafik kusurun varlığı ve indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarının mahkemece araştırılarak karar yerinde tartışılması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davaya konu yapının projeye uygun bir şekilde yapılsa idi dava konusu depremin şiddetine ne ölçüde dayanabileceği, bu nitelikte bir depremden ne şekilde hasar göreceği, hasar görüp görmeyeceği hususlarının araştırılarak, hasıl olacak sonucun davacı/sigortalının müterafik kusuru noktasında tartışılması, müterafik kusurun varlığı halinde davaya konu binada oluşan zararın tespiti ile sigortalının müterafik kusuru nedeni ile belirlenecek zarardan uygun bir indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozmaya uyularak yapılan yargılamada alınan 24.02.2021 tarihli kök rapor ve 01.07.2021 tarihli ek raporda binanın projeye uygun yapılması halinde binada hasar oluşmasının mümkün olmayacağı belirtildiğinden davacının binanın hasar görmesinde müterafik kusurlu olduğu, tespit edilen hasar tutarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 63.504,00 TL hasar bedelinin davalıdan alınarak veraset ilamında belirtilen miras hisseleri oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, tazminat hesabının hatalı olduğu ve davacının müterafik kusurunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, talebin teminat dışından kaldığını, konutun mimari projeye uygun yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; zorunlu deprem sigorta poliçesine dayalı alacak talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 vd. Maddeleri, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede; 1. Mahkeme hükmü davacı vekiline 13.02.2022 tarihinde, davalının temyiz dilekçesi ise 07.03.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, katılma yolu ile temyiz dilekçesi ise 22.03.2022 tarihinde verilmiştir. Davalının temyiz dilekçesinin davacıya tebliğ tarihi ile temyiz edildiği gün gözetildiğinde, davacılar vekili 1086 sayılı Kanun'un 432/1 maddesinde yazılı 15 günlük ve 427/4 ve 433/2 maddelerinde öngörülen 10 günlük süreleri geçirdikten sonra temyiz ettiğine göre temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede, 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 6305 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı ... (DASK) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7225, K. 2023/6326, T. 11.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-7225-e-2023-6326-k-903d288f53e5