Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6958 E. 2022/12601 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6958
Karar No
2022/12601
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun usulden reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafın itirazının kabulüne, davanın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü; K A R A R Davacı vekili; davacıya ait aracın davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, aracın karıştığı kaza sonucunda hasar gördüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250,00 TL'nin 07/02/2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talebini 44.187,18 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın usulden reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, itirazın kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 44.187,18 TL maddi tazminatın 24/03/2020 tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, kasko sigorta poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 1453. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1406. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Yine TTK'nın 1456/1. maddesinde "Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" düzenlemesine; 1456/2. maddesinde ise "Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 879. maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Öncelikle talep hakkının rehin hakkı sahibinde olması, yani sigorta bedelinin rehin hakkı sahibine ödenmesi gerektiği durumda, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin bulunması halinde sigortalıya sigorta bedeli ödenebilir. Bu durumda dava açma hakkı da öncelikle rehin hakkı sahibinde olduğundan bir dava şartı olarak aktif dava ehliyeti olan davacı sıfatının da rehin hakkı sahibinde olduğu, buna karşın daini mürtehinin muvafakati halinde bu şartın yerine getirilmiş sayılacağı Dairemiz yerleşik içtihatları ile de ortaya konulmuştur. Somut olayda; davaya konu kasko sigorta poliçesinde, dava dışı bankanın dain mürtehin sıfatı ile hak sahibi olduğu görülmekte olup, davacının sigorta poliçesine dayanarak tazminat talebinde bulunabilmesi için, dain mürtehinin bu konuda açık muvafakatının alınması gerektiği gözetilerek karar verilmelidir. Davalı tarafın bu yöndeki itiraz ve savunmasına rağmen, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, araçta rehin olmadığının kayıtlarla sabit olduğu ve aracı sigortalayan davalının, araç üzerinde rehin olup olmadığını bilebilecek durumda olduğundan, bu hususun araştırılmasına ilişkin talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı savunmasına itibar edilmemiş; mürtehin muvafakati için araştırma yapılmadan, eksik incelemeyle karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; poliçe üzerinde mürtehin kaydı olduğu da dikkate alınarak, dava dışı rehin hakkı sahibi banka tarafından, davacının açtığı davaya kayıtsız şartsız muvafakat verilip verilmediğinin sorulması; muvafakat verilmediği takdirde, davacının dava açma hakkının ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı dikkate alınıp, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. 2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6958, K. 2022/12601, T. 19.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6958-e-2022-12601-k-edb05b702afb