Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5609 E. 2024/1222 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5609
Karar No
2024/1222
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/342 E., 2021/500 K. DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. Batı Sigorta Anonim Şirketi vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 04.06.2004 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.04.2004 günü davalı ...'e ait diğer davalı ......in sevk ve idaresindeki... plakalı motorsikletin annesi Dilek Ersin ile birlikte yaya halde yol kenarında bulunan müvekkiline çarparak yaralanmalı trafik kazasına sebep olduğunu, davacının kazada ağır şekilde yaralandığını belirterek 30.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen gerek diğer davalı gerekse de plakadan sorumluluklarını doğuracak herhangi bir poliçeye rastlanmadığını, ayrıca her ne kadar dilekçede belirtilmiş olsa da taraflarına hiçbir delil ve belge tebliğ edilmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili duruşmadaki beyanlarında; kusur oranına ilişkin itirazlarının irdelenmesini talep ettiklerini, ceza dosyasında aldırılan tüm raporlarda ve tüm kusur tespit irdelemelerinde yanlış işlemlerin yapıldığını, kaza noktasının yanlış şekilde gösterildiğini, yeniden kusur irdelenmesi yapılmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.02.2013 tarihli ve 2004/335 Esas 2013/105 karar nolu kararı ile toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 12.833,75 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalılardan sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğuna ve yine sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğuna,) 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin19.02.2013 tarihli ve 2004/335 Esas 2013/105 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarih ve 2019/3393 Esas, 2020/4482 Karar sayılı ilamında; " 6098 sayılı TBK'nun 56 ncı (818 sayılı BK'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. O halde mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacı küçük ...'nin yaralanması nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kazanın meydana geldiği tarih de göz önünde bulundurularak davacı küçük için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yüksek manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ve Batı Sigorta A.Ş yönünden; açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 12.833,75 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalılardan sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğuna ve yine sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğuna,) 6.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın sadece manevi tazminat yönünden bozulduğunu, davalı tarafça maddi tazminatın ödendiğini, mahkemece maddi tazminat yönünden yeniden karar verilmesinin hatalı olduğunu, karara yazılacak ise hem maddi tazminatın miktarının hem de ferilerinin değiştirilmeden karara yazılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü/işleteni/zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 17.07.2012 tarihinde davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılması olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin temyiz sebepleri incelendiğinde; Dosya kapsamına göre mahkemece verilen ilk kararda davacı taraf vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat bakımından davacı lehine 1.540,05 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verildiği, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın sadece manevi tazminatın miktarı yönünden bozulduğu, mahkemece bozma sonrası verilen karara göre aynı miktarda maddi tazminata karar verildiği, ancak bozma sonrası kurulan yeni hükümde davacı taraf vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat bakımından davacı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla, bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşur. Maddi tazminat yönünden önceki hüküm kesinleşmiştir. Bu nedenle, davacı yararına güncel vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp kararı temyiz eden davalı ... vekilinin bu yöndeki temyiz itirazının kabulü gerekmektedir. Bu durum bozma sebebi ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “davalı ... ve Batı Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin çıkarılarak yerine "(davalı ...'nın sorumluluğu 1.540,05 TL ile sınırlandırılarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5609, K. 2024/1222, T. 07.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5609-e-2024-1222-k-4ec3a777a33a