Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5019 E. 2024/1220 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5019
Karar No
2024/1220
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/243 E., 2021/93 K. DAVA TARİHİ : 27.09.2006 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...'ın sürücüsü ve davalı ...'in maliki olduğu otomobilin davacının yolcu olarak bulunduğu, davacının oğlu Baran idaresindeki motorsiklete çarpması sonucunda meydana gelen kazada motorsikletin arkasında oturan davacının yaralandığını, kazanın karşı otomobil sürücüsünün tam kusuru ile meydana geldiğini, 45 gün iş ve güçten kaldığını, hayati tehlike geçirdiğini, uzuv zaafı bulunduğunu, 15 gün hastahanede kalan müvekkilinin 4 ay evde sırt üstü yattığını, sonraki 7-8 ay ise kısa kalkışlarla yatmaya devam ettiğini, tarla sezonunda yevmiyeci olarak çalışan müvekkilinin kazanç kaybı oluştuğunu, tedavi giderleri olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi gideri olarak 3.155,76 TL, 1.000,00 TL geçici iş görmezlik tazminatı (kazanç kaybı) ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında maddi tazminat talebini toplam 13.670,50 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, motorsiklet sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu, tüm kusurun kendisine ait olduğunu kabul etmediğini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde, aracını kazadan önce galeriye satılmak üzere verdiğini, satıldıktan sonra muhatap bulamadığı için devrini veremediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.11.2013 tarihli ve 2006/336 Esas 2013/391 Karar nolu kararı ile davanın kısmen kabulü ile 13.670,00 TL maddi tazminatın 4.155,76 TL sinin kaza tarihinden itibaren, geri kalanının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 05.11.2013 tarihli ve 2006/336 Esas 2013/391 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 05.11.2013 tarih ve 2014/5830 Esas, 2015/14219 Karar sayılı ilamında; " Mahkemece maluliyet raporu alınmamış, 08.02.2012 tarihli ... tarafından hazırlanan ve davacının 3 yıl iş ve güçten kaldığı kabul edilerek yapılan hesaba göre hazırlanan aktüer raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Aktüer raporunda tanık beyanlarına göre davacının iş ve güçten kalma süresinin 3 yıl olarak kabul edildiği gerekçe gösterilmiş ise de yargılama sırasında dinlenen tanıkların bu yönde beyanına rastlanmamıştır. Mahkemece hukuki dayanağı bulunmayan geçici iş göremezlik süresine göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu halde mahkemece davacının dava tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigortalar Sağlık işlemleri Tüzüğü'ne uygun şekilde söz konusu kaza sonucu meydana gelecek geçici iş göremezlik süresinin tespiti konusunda Üniversite hastanelerinin adli tıp kürsüsünden veya Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken bu hususta rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozma nedeni yapılmıştır. 3-Mahkemece bahsi geçen aktüer raporunda davacının iş göremez olarak kabul ediliği 3 yılda bütün yılın tamamı tarım sezonu olarak kabul edilerek davacının tüm yıl boyunca yevmiyeci olarak çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa dosya kapsamanına göre davacının kaza tarihinden önce sadece tarım sezonunda mı yoksa tüm yıl boyunca mı yevmiyeci olarak çalıştığı, sadece tarım sezonunda çalışıyor ise bölgede tarım sezonunun ne kadar olduğu araştırılmadan karar verilmiştir. Bu halde Mahkemece davacının kazadan önce tüm yıl boyunca mı yoksa sadece tarım sezonunda mı yevmiyeci olarak çalıştığı ve tarım sezonunda çalışıyor ise bölgede tarım sezonunun ne kadar sürdüğü, hangi aylar arasında devam ettiği araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken bu hususta rapor araştırma yapılamadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir. gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 2016/243 Esas, 2021/93 Karar sayılı kararıyla, Davanın kısmen kabulü ile; Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, iş göremezlik oran ve süresi, olay ağırlığı ve olay tarihi, hususları göz önüne alınarak takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine; Davacının maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile hesaplanan 2.273,43 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporundaki maluliyet oranını kabul etmediklerini, diğer raporla çelişki oluştuğunu, davacının maluliyetinin daha yüksek olduğunu, davacının sosyal güvencesi olmadığından tedavisinin ücretli yapıldığını davacının ekonomik olarak sıkıntı çektiğini, manevi tazminatın çok düşük olduğunu, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; ilk kararın davalı temyizi üzerine bozulduğunu, manevi tazminata yönelik bozma yapılmamasına rağmen manevi tazminat miktarının yükseltildiğini, geçici iş göremezlik süresinin fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89 ve 90 ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılması olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay tarafından bozulan bir hüküm temyiz etmeyen taraflar bakımından ilk hâli ile kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Mahkeme ilk kararında davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermiştir. Karar davacı tarafça temyiz edilmemiş, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş bozma kararında manevi tazminata yönelik bozma yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada mahkemece, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalı olmuştur. Zira manevi tazminata yönelik ilk karar kesinleşmiştir. Açıklanan bu durum karşısında davalı ... yönünden manevi tazminat kararının kesinleştiği, bu davalının 5.000,00 TL manevi tazminat ile sorumlu olduğu ve davalının usulü kazanılmış hakkı gözetilmeden, temyiz incelemesine konu bozma sonrası kararda aynı davalının 10.000,00 TL manevi tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamış kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'ya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5019, K. 2024/1220, T. 07.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5019-e-2024-1220-k-c19b7eca356c