Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4693 E. 2025/2142 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4693
Karar No
2025/2142
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1910 E., 2022/239 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/905 E., 2019/48 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 23.08.2014 tarihinde davacılar ve müteveffa ...'nin içinde bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesi davacıların yaralandıklarını, davacı ...' nin kardeşi, davacılar ... ve ...'nin çocukları olan ...'nin vefat ettiğini belirterek açtıkları belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için ayrı ayrı yaralanmaları ve işgücü kaybına uğramaları nedeniyle 100,00 TL maddi tazminatın, davacılar ... ve ...' in kızlarını yitirmeleri nedeniyle ayrı ayrı 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacılar ... ve ... için defin ve cenaze gideri olarak ayrı ayrı 100,00 TL maddi tazminatın, davacı ...'in kendi yaralanması nedeniyle 30.000,00 TL, kızını yitirmesi nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için kendi yaralanması nedeniyle 30.000,00 TL, kızını yitirmesi nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için kardeşini yitirmesi nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 15.654,00 TL'ye, işgücü kaybı tazminatı talebini 12.175,00 TL'ye, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 24.257,00 TL'ye, işgücü kaybı tazminatı talebini 13.566,00 TL'ye artırmış, Esra için talep ettiği maddi tazminat ile, davacılar ... ve ... için talep ettiği defin ve cenaze gideri taleplerinden feragat etmiştir. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; 23.08.2014 tarihinde davacı ...'in eşi, davacılar ..., ..., ...' in babaları olan sürücünün sevk ve idaresindeki aracın davalı kurumun yol yapım çalışması nedeniyle gerekli önlemleri almaması ve alınan önlemleri denetlememesi sebebiyle oluşan tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini iddia ederek, duydukları acı ve elem nedeniyle davacı eş ... için 40.000,00 TL, davacı çocuklar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde; trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağının usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, dava dilekçesinde belirtilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, açılan davanın tam yargı davasının konusunu oluşturduğu gerekçesiyle adli yargının görevsiz olduğunu ve görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, müvekkili kuruma herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; davanın idari yargı alanına girmesinden dolayı görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkili kuruma herhangi bir kusur atfedilemeyeceğinden davacı tarafın manevi tazminat ile tüm taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre; asıl dava yönünden; davacıların davasının maddi tazminat yönünden kabulüne, 05.02.2019 tarihli talep arttırım dilekçesi ile bağlı kalınarak; davacı ... için 15.654,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 24.257,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 12.175,00 TL iş gücü kaybı tazminatı, davacı ... için 13.566,00 TL iş gücü kaybı tazminatının kaza tarihi olan 23.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, cenaze masrafları, taziye giderleri ve davacı ... için iş gücü kaybı tedavi ve bakım giderlerine ilişkin taleplerin davadan feragat nedeniyle reddine, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, davacı ... için ölüm nedeniyle 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için ağır yaralanması nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için ölüm nedeniyle 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için ağır yaralanması nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için ağır yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden; davacıların davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 16.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 8.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 8.000,00 TL, ... için 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; alınan ve birbirleri ile uyumlu olan ve denetime ve karar vermeye elverişli kusur raporlarındaki kusur oranının olayın oluş şekline uygun olduğunu, hesap raporunda belirlenen %35 kusur oranı ile davalının sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir ise de hükmedilen tazminat miktarının hükmedilmesi gerekenden daha düşük olarak hüküm altına alındığı dolayısıyla istinaf eden davalı tarafın değil, kararı istinaf etmeyen davacı taraf aleyhine karar verildiğini bu yönden davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar ... ve ... için asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması nedeniyle gelire ilişkin itirazların yerinde bulunmadığını, yetiştirme giderlerinin anne ve baba için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından eşit miktarda düşüldüğünü belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı kurumun kusur oranının bilirkişi raporları ile %35 olarak belirlenmiş olmasına rağmen tazminatın % 65' inden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacı ...'nin çalışıp çalışmadığı, hangi işte çalıştığının kesin olarak belirlenemediğini, bunun hesaplamada esas alınan ücreti etkilediğini, ...'nin de çalışıp çalışmadığının belirlenemediğini, çalışmıyor ise iş gücü kaybı tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacı ... için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından yetiştirme gideri düşülmesi gerektiğini, kazaya sürücünün aşırı hızlı olması ve aracın kontrolünü kaybetmesinin neden olduğunu, yoldaki tabelalara uygun olarak tedbir alsa idi kazanın olmayacağını, aracının trafiğe çıkmaya elverişli olup olmadığının araştırılmadığını, davacının alkollü olduğunu ve alkol oranının emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare etmesini engelleyecek oranda bulunduğunun ATK raporu ile belirlendiğini, trafik işaretlemelerinin tam ve eksiksiz olması halinde dahi kazanın önlenemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tek taraflı trafik kazasında yaralanan yolcular ve vefat eden yolcuların yakınlarının davalı ... Müdürlüğünün yapım ve bakım çalışmaları sırasında kusuru nedeniyle iş gücü kaybı tazminatı, manevi tazminat, destekten yoksun kalma tazminatı talebi, birleşen davada; manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Davalı vekilinin asıl davada davacı ... ve birleşen davada davacılar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Miktar ve değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde, anılan Kanunu'nun 366 ncı maddesi atfıyla 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz delikçesinin reddine karar vermek gerekir. HMK'nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesiyle HMK'ya eklenen ek 1 inci maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir. Anılan kural gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 107.090,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesi asıl davada davacı ... yönünden 5.000,00 TL, birleşen davada davacı ... yönünden 16.000,00, davacılar ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı 8.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Asıl dava ve birleşen davada ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacılar yönünden temyize konu edilen miktarlar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin davacı ... ve davacılar ..., ..., ... ve ...'e yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-(a) maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacılardan ... ve ... yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bilirkişi raporunda belirlenen ve istinafça kabullenilen miktarların belirli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin asıl davada davacı ... ve birleşen davada davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden miktardan ayrı ayrı REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılar ... ve ...'ye yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4693, K. 2025/2142, T. 10.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4693-e-2025-2142-k-d76a846872e8