Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4605 E. 2024/1030 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4605
Karar No
2024/1030
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/223 E., 2021/690 K. DAVALILAR : 1-Kasım Işık vekili Avukat ... 2... 3-... 4-... DAVA TARİHİ : 10.09.2012 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... Işık vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan...'den alacağına karşılık olarak emre muharrer senet aldığını, bu senet vadesinde ödenmeyince, davalı aleyhine takip yapıldığını, davalı...'in mallarını kanuna aykırı bir şekilde kaçırdığını, davalı...'in dava konusu araziyi senedin vade tarihinden sonra 13.09.2011 tarihinde eşinin ablası olan davalı ...'ya tapuda düşük bedel ile devrettiğini, Bedia'nın da aynı araziyi kendi öz kardeşi ve borçlu...'in kayın biraderi olan davalı ...'a 24.01.2012 tarihinde tapuda hileli olarak mal kaçırmak için düşük bedelle devrettiğini, yapılan devirlerin... Aydın'ı borçtan kurtarmaya yönelik olduğunu belirterek davanın kabulü ile söz konusu tasarrufların iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Işık vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesindeki iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili Kasım Işık'ın mevcut dosyada ne alacaklı, ne de borçlu konumunda olduğunu, ayrıca müvekkilinin sağlık nedeni ile geçici bir şekilde tapulu arazilerini damadı olan... Aydın'a devrettiğini, arazilerin müvekkiline babasından miras kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.05.2016 tarihli ve 2012/218 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararı ile; davacının dava konusu bononun tanzim tarihini hatırlamadığını, vade tarihini bilmediğini beyan ettiği davalı...'in kayda değer malvarlığının olmadığı, davalı...'in ÇKS kaydı olmadığı, bono düzenleme tarihi itibari ile tapu kaydı, vergi mükellefiyet kaydı olmadığı, banka kayıtlarına göre davalı... ve davacı arasında para transferinin olmadığı, 06.01.2011 tarihi ile 06.08.2011 tarihleri arasında davalı... ve davacının emlak kaydı işlemlerinin olmadığı, takibe konu bononun tanzim tarihi itibari ile dahi dava konusu taşınmazların davalı... adına kayıtlı olmadığı 202.500,00 TL miktarlı bir borcun malvarlığı olmayan bir kişiye esaslı bir tacir tarafından herhangi bir garanti (Kefalet-ipotek) alınmadan verilmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı... ve davacı arasındaki borç ilişkisinin gerçek bir borç olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.05.2019 tarihli ve 2016/19309 Esas, 2019/5987 Karar sayılı ilamı ile; "... Mahkemece, davalı ... ve davacı arasındaki borç ilişkisinin gerçek bir borç olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı ...’nin alacaklı, davalı ...’in borçlu olduğu 06.01.2011 düzenleme tarih ve 06.08.2011 ödeme tarihli 202.500,00 TL bedelli emre muharrer senet ile icra takibi yaptığı ve takibin kesinleştiği 26.02.2014 tarihinde borç ödemeden geçici aciz vesikası bulunduğu, tapu kayıtlarında dava konusu ... ilçesi... köyü Gırıherbi mevkii 1 nolu parseldeki taşınmazın 13.09.2011 tarihinde davalı borçlu Abiddin’in eşinin ablası olan Süleyman kızı davalı ...'ya 209.100,00 TL bedelle devrettiği bilirkişi raporunda satış tarihindeki gerçek değerinin 4.980.948,00 TL olduğu, yine aynı taşınmazın davalı 3. kişi Bedia tarafından davalı ...’in eşinin erkek kardeşi davalı 4. kişi Kasım’a 24.01.2012 tarihinde 282.300,00 TL bedelle devredildiği bilirkişi raporunda satış tarihindeki gerçek değerinin 5.084.719,77 TL olduğu,tasarruf konusu taşınmazın 13/120 hissesinin davalı 4. kişi Kasım tarafından davalı 5. kişi Lokman’a 10.08.2012 tarihinde 16.500,00 TL bedelle devredildiği, bilirkişi raporunda satış tarihindeki gerçek değerinin 311.309,37 TL olduğu borçlu tarafından akrabalarına devir yaptığı, İ.İ.K 277. ve devamı maddeleri gereği tasarrufun iptali davasının dava şartlarının oluştuğu kabul edilerek işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken gerekçeli kararda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın gerçek değeri ile satış işlemlerine konu değeri arasında fahiş oranda farklar bulunduğu, davalı şahıslarla davalı ... arasında akrabalık bağının bulunduğu, davalılar arasında yapılan taşınmaz devir işlemlerinden önce davacı ... tarafından davalı ... aleyhine senet borcundan dolayı icra takibi yapıldığı ve takibin kesinleştiği, davalı ...'in 26.02.2014 tarihli borç ödemeden geçici aciz vesikasının da bulunduğu, bu haliyle davaya konu edilen taşınmaz satışlarının mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının davacı tarafça ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; Mardin ili ... ilçesi... Mahallesi ... mevkii, 1 nolu parselde kain taşınmazın 13.09.2011 tarih ve 1454 yevmiye numaralı, 24.01.2012 tarih ve 114 yevmiye numaralı, 10.08.2012 tarih ve 1176 yevmiye numaralı devir işlemlerinin ayrı ayrı iptaline, Mardin ili ... ilçesi... Mahallesi ... mevkii,1 nolu parselde kain taşınmaz üzerinde Mardin 1. İcra Müdürlüğünün 2012/2683 Esas sayılı takip dosyalsındaki alacak ve ferilerini karşılayacak nispette davacıya cebri icra ile satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Işık vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Işık vekili temyiz dilekçesinde; tasarrufun İptali davalarında, alacağın gerçek olup olmadığı hususunun araştırılıp neticeye göre karar verilmesi gerektiğini, ancak bu hususun dikkate alınmadığını, davacı taraf ile ... arasında danışıklı bir zımni anlaşma olduğunu, bu hususa örnek olarak, ...'ın Kızıltepe Asliye Ceza Mahkemesinde resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile dava açılmış olduğunu gösteren maddi belgelerin mahkemeye ibraz edildiğini, ...'ın, bu tarz işlemleri daha önceden de yapmış olduğunu, Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/465 Esas sayılı dosyasında resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile dava açıldığını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... Işık vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... Işık vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4605, K. 2024/1030, T. 05.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4605-e-2024-1030-k-6b47a1f6b848