Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4451 E. 2025/4173 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4451
Karar No
2025/4173
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/967 E- 2021/2060 K HÜKÜM/KARAR : Kabulüne /Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/311 E- 2019/420 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Banka ile davalı ..... San. ve tic. Ltd. Şti. arasında 20/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği kredinin kullandırıldığını, davalı ... ve ...'ın davalı şirketin borçlarından dolayı müteselsil kefil olduklarını, çekilen kredinin geri ödemesinin yapılmadığını, borçlulara hesap özeti ve ihtarnamenin gönderildiğini, borcun ödenmemesi sebebi ile şirket hakkında başlatılan takip nedeni ile icra dosyasına iflasın ertelenmesine dair ihtiyati tedbir kararının sunulduğunu, davacı şirket tarafından bu kez kefiller hakkında İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün 2014/31530 E. Sayılı takip dosyasında takibin başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davalılar adına kayıtlı gayrımenkullerin mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 10.10.2019 tarihli ve 2015/311 Esas ve 2019/420 Karar sayılı kararıyla; "davalı ...'ın SGK'lı olarak ...'a ait ... Tur. Teks. Ltd. Şti ve Davalı ..... San. Ve tic. Ltd. Şti. de çalıştığı, davalı borçlu şirketin, kefil borçluları davacı bankaya borçlarını bilebilecek durumda olan kişilerden olduğu, dosyaya sunulan protokol, ödeme dekontu ve kalan borçlar için senetlerin düzenlendiğine ilişkin savunma herzaman düzenlenebilecek belgeler olup ödeme dekontunun satış nedeni ile satış bedeli olduğuna ilişkin belge niteliğinde olmadığı bu hali ile savunmalarına itibar edilemeyeceği davalı ...'ın borçludan taşınmazı devralma sebebinin alacaklılardan mal kaçırmak niyetiyle olduğu, davalı ...'ın ise dosyaya getirtilen nüfus kaydı ile davalılar ... ve ... aynı yer nüfusuna kayıtlı oldukları, akraba oldukları davalının nüfusundaki mernis adresi itibariyle de taşınmazda hiç oturmadığı gibi İski, Bedaş vs., kayıtlarınında beyan üzerine herzaman düzenlenebileceği, bir kısım senetler de düzenlenmiş ise de bu senetlerin taşınmazın devrine ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, davalı borçlu şirketin kefil borçluları ile davacı bankaya borçlarını bilebilecek kişilerden olduğu bu sebeple savunmalarına itibar edilemeyeceği davalı ...'ın alacaklılardan mal kaçırmak niyetinde olduğu, davanın davalı ..., ..., ... ve ... yönlerinden kabulü ile, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 56 ada, 10 parsel 18/200 hisseli ...'a ait iken ...'a devredilen taşınmazda tasarrufların iptali ile İstanbul 36. İcra Müdürlğüğ 2014/31530 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve feriileri ile sınırlı olacak şekilde davacıya cebri icra yetkisi verilmesine, İstanbul ili, .... ilçesi, ... mahallesi 194 ada, 336 parsel 2. Kat 90/200 arsa paylı mesken vasıflı ikinci kat 12 nolu bağımsız bölüm ... adına kayıtlı iken ...'a devredilen taşınmazda tasarrufların iptali ile İstanbul 36. İcra Müdürlğüğ 2014/31530 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve feriileri ile sınırlı olacak şekilde davacıya cebri icra yetkisi verilmesine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2021 gün, 2020/967 E- 2021/2060 K sayılı kararı ile davalı ... ile davalı borçlunun aynı yer nüfusuna kayıtlı oldukları, dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin devir tarihi itibariyle 470.000,00 TL olmasına rağmen üzerindeki ... Bankasına ait 562.500,00 TL ipotek yükü ile birlikte 375.000,00 TL alınmasının bu şekilde de satış bedelinin 937.500,00 TL'ye ulaşmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ipotek bedelinin borçlu tarafından ödendiğine ilişkin yazılı bir belgede sunulmadığı gözönünde tutulduğunda davalı ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf taleplerinin değerlendirilmediğini, müvekkilin iyi niyetli olduğunu, aynı yer nüfusuna kayıtlı olmasının dışında iptal nedeni olmadığını, müvekkilin taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Satılan taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtları varsa, alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilir. Bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da gözönünde tutulması gerekir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda; davalı borçlu ... adına kayıtlı İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. 194 ada, 336 parsel, 2. Kat, 12 nolu bağımsız bölüm 14.08.2014 tarihinde kaydında yer alan ipotek ile beraber 375.000,00 TL bedelle ...'a devredilmiştir. Mahkemece davalı ...'ın ve davalı borçlunun .../Kastamonu nüfusuna kayıtlı, akraba oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de davalı ...'ın davalı borçlu/borçluların durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği, davalılar arasında akrabalık, arkadaşlık vs bir ilişkinin bulunmadığı, sadece aynı yer nüfusuna kayıtlı olmalarının davalı 3. kişinin davalı borçlunun durumunu bildiği anlamına gelmeyeceği, dava konusu gayrımenkulün değerinden fazla fiyatla satın alınmasının başkaca delillerle desteklenmediği sürece tek başına iptal sebebi sayılamayacağı anlaşılmakla (tersine bedel farkının iptal nedeni olmayacağı) temyiz eden davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'a iadesine, Dosyanın HMK nun 373/ 1 hükmü gereğince kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4451, K. 2025/4173, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4451-e-2025-4173-k-9c4137de152c