Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3688 E. 2024/11612 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3688
- Karar No
- 2024/11612
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2776 E., 2021/1507 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/463 E., 2017/325 K. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebi esastan reddedilmiştir. İş bu kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Paket Sigorta Poliçesi kapsamında, Geyve/Sakarya adresinde bulunan ... Eczanesi adlı işletmesini poliçede belirtilen rizikolara karşı sigortalatmak üzere davalı ... ile sigorta sözleşmesi akdettiğini, 06.06.2014 tarihinde Geyve İlçesinde meydana gelen sel felaketinde faaliyet gösteren eczanenin giriş katı ve bodrum katında depo olarak kullanılan yerde bulunan malların (ilaçlar, medikal ve kozmetik ürünler vb.) zarar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, davalı ... şirketine başvurulduğunu, sigorta eksperinin 07.06.2014 tarihli raporunda, 06.06.2014 tarihi saat 16:00 itibari ile Geyve Deresinin taşması sonucunda işyerinin giriş katı ve bodrum katın aşırı bir su baskınına maruz kaldığını, alt katın depo olarak kullanılmakta olduğunu, yaklaşık 150.000,00 TL'lik emtianın bulunduğunun beyan edildiğini, zemin katta ise çamur kirliliğinin meydana geldiğinin ve temizlendiğinin belirlendiğini, ekspertizin selden dolayı zarar gören mallar listesini ve toplam tutarını hesapladığını, rapora göre 65.078,21 TL zarar olduğunu ancak davalı ... şirketinin sel ve su baskınına karşı 492.000,00, TL tutarında poliçe limiti şartıyla teminat vermiş olmasına rağmen sigorta eksperi tarafından hesaplanan 65.078,21 TL tutarında zarar tespit bedelini ödemediğini, 01.09.2014 tarihli ibraname ve temlikname yazısı ile toplam 30.676,96 TL'lik ödeme yapılacağının bildirildiğini, müvekkiline söz konusu ödemenin yapıldığını, ibranamenin fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile imzalandığını, gerçek anlamda ibranameden söz edilebilmesi için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık bir oransızlık bulunmaması gerektiğini, açık oransızlık bulunması halinde belgenin ibraname değil makbuz hükmünde olduğunu, müvekkilinin selden zarar gören mallarından, çocuk bezleri, tansiyon aletleri, sabun, şampuan, diğer itriyat ve parfüm mallarının teslim alındığını ve diğer ilaç türlerinin imha edilmek üzere depoda bırakıldığına ilişkin 28.06.2014 tarihli tutanak düzenlendiğini, imhası için ise toplam 375,00 TL ödeme yapıldığını, davalı ... ile yapılan sözleşmenin selin meydana geldiği tarih itibari ile devam ettiğini ve teminat altına alınan rizikoların gerçekleşmesine göre sözleşme uyarınca muaccel hale gelen tazminatı davalı ... şirketinin ödemesi gerektiğini, ret cevabının kötü niyetli olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleştiği tarih olan 06.06.2014 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait ... Eczanesi adlı işyerinin müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, sigorta poliçesinin sel ve su baskını teminatında olduğunu, hasar olması durumunda sigorta bedelinin %2'si oranında tenzili muafiyet uygulanacağına dair özel şart hükmü bulunduğunu, sigortalı eczanede 06.06.2014 tarihinde, Geyve Deresinin taşması sonucunda zarar meydana geldiği iddiası ile hasar ihbarı üzerine hasar dosyası açıldığını, ekspertiz raporunda, sigortalı işyerinde meydana gelen toplam hasarın 79.576,20 TL olduğu, sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olması nedeniyle eksik sigortanın söz konusu olduğu ,eksik sigorta çarpanının ise 0,57269 olduğu, eksik sigorta çarpanı, sovtaj tenzili ve poliçedeki muafiyet tenzili hükümlerinin uygulanmasının ardından sigortalı iş yerinde meydana gelen hasar miktarının sigorta poliçesi özel ve genel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunan kısmının 30.676,96 TL olduğu yönünde görüş bildirildiğini, ekspertiz raporunda sigorta poliçesi özel ve genel şartları uyarınca poliçe teminatı kapsamında olduğu tespit olunan 30.676,96 TL'nin müvekkili sigorta şirketi tarafından 01.09.2014 tarihli ibraname ile davalı sigortalıya ödendiğini, olay nedeniyle sigorta kapsamında bulunan davacının tüm zararının karşılandığını, davacının kendisine eksik sigorta tazminatı ödendiğine dair iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, menfaat değerinin altında sigorta adı da verilen eksik sigortanın TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenmiş olup söz konusu maddede, sigorta bedelinin sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilen menfaatin bir kısmının zarara uğraması halinde sigortacının aksine sözleşme yoksa sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat öder hükmünü içerdiğini davacının ekspertiz raporundaki belirtilen hesaplamanın aksine kendisine eksik sigorta tazminatı ödendiğine dair iddiasını somut belgelerle ispatlamadığı takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının davalı şirketin sigortalısı olduğu, dava konusu sigorta poliçesinin, 01.02.2014-01.02.2015 tarihli, Y-49344661-0-0 numaralı poliçe olduğu, Geyve Deresinin 06.06.2014 tarihinde taşması sonucu davacının iş yerinin zarar gördüğü ve davacı tarafın sigorta poliçesi kapsamında zararının giderilmesi için davalı şirkete başvurduğu ve uğradığı zarar karşılığında 30.676,96 TL tazminatın ödendiği, davacının, hem zarar hesabının doğru olmadığı hem de eksik ödeme yapıldığı iddiası ile iş bu davayı açtığı, dosya kapsamından, dava konusu zararın sigorta poliçesine göre teminat süresinde meydana geldiğinin anlaşıldığı, sigorta yaptırmak isteyen kişinin sigorta ettirmek istediği şeyi, emtiayı istediği bedel üzerinden sigorta ettirmek ve buna göre prim ödemekte Türk Borçlar Kanunu'nun sözleşme serbestisi ilkesi gereği özgür olduğu, sigorta poliçesinde sel ve su baskını teminatlarında hasar olması durumunda sigorta bedelinin % 2'si oranında tenzili muafiyet uygulanacağı yönünde özel hüküm bulunduğu, ayrıca eksik sigorta hükümlerinin de uygulanacağının belirtildiğinin görüldüğü, bu durumda aksi kararlaştırılmamış olması nedeniyle eksik sigorta hükümlerinin uygulanmasına bir engel görülmediği, poliçe kapsamındaki emtia hasarından indirim yapılmasının poliçe şartlarına ve mevzuata aykırılık oluşturmadığı, dekorasyon yönünden ise risk tarihindeki mevcut mizanda belirtilen dekorasyon mal varlığının ise sigorta bedelinden az olduğu görülmekle bu kısım yönünden , davacı ... şirketinin aşkın sigorta hükümlerini uygulamış bulunduğu ve bu uygulamanın TTK hükümlerine uygun olduğu kanaatine varıldığı, 31.03.2017 havale tarihli olup içerisinde sigorta hukukçu bilirkişi, eczacı ve serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişilerin düzenlemiş olduğu bilirkişi raporunun tüm dosya kapsamına ve denetime uygun bulunduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin selden dolayı maddi ve manevi her yönden mağdur olduğunu, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşmede eksik sigorta ve tenzili muafiyete ilişkin hükümlerin düzenlenmediğini, bu konuda müvekkilinin aydınlatılmadığını, yapılan sözleşmede poliçedeki tüm klozlardaki hasarlarda sigorta şirketinin zararı karşılayacağı konusunda anlaştıklarını, ayrıca bilirkişilerin müvekkilinin zararının 79.566,20 TL olduğunu belirttiklerini, davalı ... şirketinin gerçek zararı ödememek için eksik sigorta olduğunu ve tenzili muafiyet hükümlerinin uygulandığını beyan ettiğini, eksik sigorta hükümlerinin söz konusu olmadığı kanaatinde bulunduklarını, bilirkişilerin selden dolayı uğranılan zararı hesaplamaları gerekirken mahkeme yerine geçerek davanın reddedilmesi gerektiğine dair görüş bildirdiklerini, hukuki değerlendirmede bulunamayacaklarını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıya işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan davacıya ait işyerinin eczane olarak işletildiği, 06.06.2014 tarihinde meydana gelen sel nedeniyle eczanenin giriş katı ve bodrum katında depo olarak kullanılan yerde bulunan malların zarar gördüğü ve kullanılamaz hale geldiği iddiasıyla, tazminat talebine ilişkindir. Sigortalı davacı, rizikonun gerçekleşmesi ile davalı sigortacıya başvurmuş, hasar dosyası açılmış ve ekspertiz incelemesi yapılmıştır. Ekspertiz raporunda 250.000,00 TL'lik emtia teminatının, enflasyon klozuna göre bedelinin 258.561,64 TL olduğu, işyerindeki envanter stok miktarının (sigorta değer) 605.089,27 TL olduğu, bu halde poliçedeki eksik sigorta hükümlerinin uygulanacağı zira "....teminat kapsamına giren bir hasar sonucu, sigortalıya ödenecek tazminat tutarı, poliçede yazılı teminat ile sınırlı olup, kısmi hasarlarda poliçedeki teminat ile gerçek bedel arasındaki fark %25 ve daha az ise eksik sigorta uygulanmaycaktır.." kuralına göre emtia stok miktarının sigorta teminatının %25 üzerinde olduğu (258.561,27 TL/605.089,2 ), sigortalı her ne kadar emtia hasar talebini 101.858,83 TL olarak belirtmişse de talebe ilişkin listeler üzerinde yapılan sayımda bazı ürünlerin sehven mükerrer yazıldığı, esasen emtia talep toplamının 66.838,70 TL olduğu , 5.000,00 TL sovtaj bedelinin düşülmesi sonucunda zarar gören emtianın 61.838,70 TL olduğu, bu miktardan, eksik sigorta oranına tekabül eden (0,5727 orana göre) 35. 414,31 TL'nin düşülmesi ve akabinde sigorta bedeli üzerinden hesaplanan %2 muafiyetin (258.561,64 TL %2'si=5.171,23 TL) de indirilmesi sonucunda sigorta şirketince emtia için karşılanacak tutarın 21.253,16 TL olduğu tespit edilmiştir. Ekpertiz raporunun sigortalı işyerinde zarar gören demirbaşlara yönelik tespitinin incelenmesinde, poliçedeki demirbaş teminatının 150.000,00 TL, enflasyon klozuna göre bedelinin 155.136,99 TL olduğu, sigortalının bu yöndeki talebinin 4.450,00 TL olduğu ancak demirbaş hasarının 2.890,00 TL olarak tespit edildiği, enflasyon sigorta bedeli üzerinden %2 muafiyetin 3.102,00 TL olması nedeniyle, demirbaş hasarının muafiyet altında kaldığı , zarar gören dekorasyon yönünden 223,80 TL ve enkaz kaldırma işinin de 9.200,00 TL olacağı belirtilmiş, son toplamda sigortalı işyerinde selden dolayı poliçe kapsamında (21.253,16 TL+223,80 TL+9.200,00 TL) 30.676,96 TL hasar oluştuğu rapor edilmiştir. Davalı ... şirketince bu miktar zarar davadan önce sigortalıya ödenmiş ve davacı tarafından 01.09.2014 tarihinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ibraname imzalanmıştır. Davacı eldeki davada zarar ile yapılan ödeme arasında açık orantısızlık olduğunu, zararın tam karşılanmadığını, ibranamenin makbuz hükmünde olduğunu iddia etmektedir. İlk Derece Mahkemesince talimat yolu ile alınan 3 kişilik bilirkişi raporunda, davacının dosyaya sunulu ticari defterleri incelenmiştir. Riziko tarihindeki (2014 yılı) defterlere göre dönem sonu mal/emtia mevcudunun (stok) 269.420,00 TL olduğu, demirbaş niteliğindeki mevcudun ise 70.393,55 TL olduğu belirtilmiş, ekspertiz raporu ile sigortalı değerler için 250.000,00 TL(enflasyonlu sigorta değerinin 258.561,64 TL) teminat alınmış olmasına karşın sigortalı emtia, dekorasyon ve demirbaş ve diğer sigorta değerinin 605.089,27 TL olarak belirlendiği, bu halde eksik sigortanın varlığı tespitinin yerinde olduğu sigortalı işyerinde meydana gelen toplam hasarın 79.566,20 TL olduğu, sigorta bedeli sigorta değerinden düşük olduğu için eksik sigortanın söz konusu olduğu ,eksik sigorta çarpanının da 0,57269 olduğu, eksik sigorta çarpanı, sovtaj tenzili ve poliçedeki muafiyet tenzili hükümlerinin uygulanmasının ardından olay nedeniyle sigortalı işyerinde meydana gelen hasar miktarının sigorta poliçesi genel ve özel şartlar uyarınca teminat kapsamında bulunan kısmının 30.676,96 olduğu, bu sebeple ekspertiz raporuna iştirak edildiği belirtilmiştir. Mahkemece işbu rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de poliçede demirbaş, emtia ve dekorasyonla ilgili teminat bedelleri toplamının , davacı sigortalının işyerinde meydana gelen hasar tutarından miktar olarak eksik olduğu, bu kapsamda sigorta poliçesinin özel şartlarında açıkça yer verildiği üzere sel ve su baskınında tenzili muafiyetle birlikte, eksik sigorta klozu kapsamında gerçek hasar bedelinin belirlenerek ödenmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Ancak bilirkişi raporu yetersiz ve hatalı değerlendirmeler içermekte olup hükme esas alınması eksik incelemeye dayalıdır. Sigortacı tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesinde yukarıda izah edildiği üzere "emtia, demirbaş,dekorasyon ve diğerleri yönünden poliçedeki sigorta bedeli, enflasyon sigorta bedeli ve sigorta değeri" her bir kalem için ayrı ayrı belirtilmiş, buna göre emtianın enflasyonlu sigorta bedelinin 258.561,64 TL olduğu sigorta değerinin ise 605.089,27 TL olduğu, bu kalem yönünden eksik sigorta olduğu tespit edilmiştir. Diğer demirbaş ve dekorasyon yönünden ise eksik sigortanın söz konusu olmadığı belirtilmiştir. (Nitekim demirbaş ve dekorasyon yönünden poliçedeki enflasyon sigorta bedeli ile sigorta değerleri göz önüne alındığında eksik sigortanın olmadığı aşikardır. Bilirkişi raporunda ise tüm bu kalemler yönünden sigorta değerinin 605.089,27 TL olduğu değerlendirilerek eksik sigorta hükümleri sigortalı unsurların tamamına teşmil edilmiştir. Bununla birlikte bilirkişiler sadece sigortalı işyerinin defterlerini incelemiş, dosya kapsamına göre davacı tarafça sigorta şirketine de sunulan hasar gördüğü iddia edilen demirbaş ve emtiaya yönelik listeleri değerlendirmemişler, nitelikleri ve ne kadarının zarar gördüğüne yönelik tespitte bulunmamışlardır. Hasardan hemen sonra davalı sigortacının görevlendirdiği eksper tarafından belirlenen hasar türleri ve miktarlarının, mukayeseli ve denetime olanak verecek biçimde bilirkişi raporunda gösterilmediği görülmektedir. Bu yönüyle de hükme esas alınan rapor denetim imkanı vermeyecek mahiyette ve kendi içinde çelişkilidir. İfade olunan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacının, sigorta sözleşmesi gereği, poliçedeki limitlerle sınırlı olmak kaydıyla, sel ve su baskını rizikosu nedeniyle fiilen oluşan gerçek zarar miktarını tazminle yükümlü olduğu gözetilerek, zarar miktarının belirlenmesinde, riziko tarihinden önce mevcut olup da olay nedeniyle hasara uğrayan unsurlar için hesaplama yapılması gerektiğinden davacının hasar başvurusu sırasında davalıya sunduğu listenin, davalının aldığı eksper raporunun, bir bütün olarak ele alınması ve hasar tarihinden önceki ticari defter ve kayıtlar ile muhasebe belgeleri de incelenmek suretiyle, sel olayından önce mevcut olup da olay nedeniyle hasar gören sigortalı unsurların bedellerinin ayrıntılı biçimde tespiti, hasar gören unsurlara ilişkin olarak davacı tarafça sunulan liste ile eksper raporundaki belirlemelerin mukayeseli biçimde tablolar halinde tespiti, davalı tarafından ödenen miktarın zararı karşılayıp karşılamadığı ve poliçedeki eksik sigorta hükümlerinin tüm bu yönler incelendikten sonra değelendirilmek üzere eczacı, mali müşavir ve sigortacı bilirkişiden oluşan 3 kişilik farklı bir heyetten rapor alınarak, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan sebeple; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.