Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3518 E. 2023/5271 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3518
Karar No
2023/5271
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3436 E., 2021/1707 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Reddi/ Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/140 E., 2018/381 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı temlik eden .... Vekili ve davacı temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş. Vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş. vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.04.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu Desat Elektrik Mekanik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile .... arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, davalılardan İbrahim Taner Fışkın'ın da bu sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/23366 sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, borçlunun mallarının banka alacağını karşılamaya yetmediğini, ancak borçlu İbrahim'in dava konusu taşınmazını davalı ...'e sattığını, taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, bu tasarrufun alacaklı bankanın alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla ve alacaklıyı zarara uğratmak kastı ile yapıldığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ün bahse konu davalıdan söz konusu taşınmazın tamamını satın almadığını, satın alma iradesi ile bedelini ödemek suretiyle her iki malikten ayrı ayrı 1/2 şer hisse olmak üzere taşınmazın tamamını tapudan satın aldığını, müvekkilinin diğer davalı ...'in davacıya yada başka birine borçlu olduğunu bilebilecek durumda olmadığını, taşınmazın tamamını 500.000 USD'ye satın aldığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kesinleşmiş bir takip bulunmadığını, usulüne uygun aciz belgesi sunulamadığını, taşınmazın rayiç bedeli üzerinden satılarak banka yoluyla ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporuna göre, satış bedeli ile rayiç bedel arasında uyum olduğu misli farkın bulunmadığı, davalı tarafından satış bedelinin ödendiği, davalılar arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı veya organik bağ da saptanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temlik eden .... vekili ve davacı temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı temlik eden .... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından dava açıldıktan sonra dava konusunun, davacı ... AŞ.'ye temlik edildiğini, müvekkilinin davada taraf sıfatının kalmadığını, Mahkemece, buna rağmen müvekkili hakkında hüküm kurulduğunu ve müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Davacı temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın tapuda gösterilen devir bedeli ile rayiç gerçek değeri arasında en az 100.000,00 TL'nin üzerinde fahiş fark bulunduğunu, İİK'nın 278/III -2. maddesi gereğince, davalıların iyiniyetli olup olmadıklarına bakılmaksızın tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiğini, kararın bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusunun, davayı açan Türkiye İş Bankası AŞ. tarafından, Efes ... Yönetim AŞ.'ye devredildiği, buna göre dava konusunu devreden Türkiye İş Bankası AŞ.'nin davacı sıfatının sona erdiği, Türkiye İş Bankası AŞ. hakkında hüküm kurulmaması gerektiği gerekçesiyle, davacı (dava konusunu devralan) Efes ... Yönetim AŞ. Vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı (dava konusunu devreden) Türkiye İş Bankası AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, HMK'nın 125/2. maddesi dikkate alınarak, davacı (dava konusunu devreden) Türkiye İş Bankası AŞ. hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı (dava konusunu devralan) Efes ... Yönetim AŞ. tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş. Vekili, süresinden sonra katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararı katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Katılmalı temyiz süresi de HMK'nun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 348 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yine tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar üzerine davacı temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesi davalı ... vekiline 06.02.2022 tarihinde tebliğ edilmiş; katılma yoluyla temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 22.02.2022 tarihinde verilmiş olup, katılma yoluyla temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmaz hissesinin tapuda gösterilen satış değeri ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek rayiç değeri arasında mislini aşan fark olmamasına ve davalılar arasında İİK 280/1 gereğince 3.kişinin borçlunun ızrar kastını bilebilecek durumda olduğunu gösteren bir tanışıklığın da ispatlanamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle; davacı temlik alan Efes ... Yönetim A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı temyiz alan Efes ... Yönetim A.Ş.'ye yükletilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3518, K. 2023/5271, T. 11.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3518-e-2023-5271-k-2e64d1ada8cf