Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3441 E. 2025/8765 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3441
Karar No
2025/8765
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2728 E., 2022/121 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili; ... Belediyesinin 25.07.2010 tarih ve 93/38 sayılı teftiş raporunda, devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan iskele alanında, hizmet binalarının yapımı ile ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis ve irtifak hakkı tesis belgeleri olmadan imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine aykırı olarak 20 adet iskele hizmet binası yapıldığı, ... Valiliği İl Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünce düzenlenen 08.10.2007 tarihli teknik raporda ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğünün 06.07.2009 tarih ve 55271/1153 sayılı yazısında anılan yapıların mevzuata aykırı inşa edildiği, 28.07.2009 tarih ve 2009/177 sayılı Encümen Kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince de yıktırılması hükmüne yer verilen sözü edilen yapılar için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 20 ve 32. maddelerine ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 8, 11 ve 32, 33. maddelerine aykırı olarak iskele hizmet binaları yapımına ait ödenen toplam 925.971,97 TL kamu zararı oluştuğunun tespit edildiğini beyanla 925.971,97 TL olan kamu zararının tamamının davalı ...'den, 799.463,70 TL'sinin davalı ... ve ... ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen, 126.508,27 TL'sinin davalı ... ve ... ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen müteahhit firmaya ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesindeki gecikme zammı ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili belediyeyi teftiş eden Mahalli İdareler Kontrolörü tarafından kamu zararını oluşturan iş ve işlemler başlıklı rapor düzenlendiğini ve devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan iskele alanında hizmet binalarının yapımı ile ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis ve irtifak hakkı tesis belgeleri olmadan, imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine aykırı olarak 20 adet iskele hizmet binası yapıldığını, anılan yapıların mevzuata aykırı inşa edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince yıktırılması hükmüne yer verildiğini belirterek kaçak yapıldığı tespit edilen binaların belediye tarafından yıkım masrafları nedeniyle oluşan toplam 19.137,00 TL kamu zararının, belediye eski başkanı ve harcama görevlisi davalı ... tarafından 19.137,00 TL olan kamu zararının tamamını, belediye fen işleri eski müdür vekili ve gerçekleştirme görevlisi davalı ... tarafından 19.137,00 TL'lik kamu zararının 16.457,82 TL'lik kısmının ... ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen, belediyede çalışan ve gerçekleştirme görevlisi olan makine mühendisi ... tarafından 19.137,00 TL'lik kamu zararının 2.679,18 TL'lik kısmının ... ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; muhasebe yetkilisi, belediye meclis üyeleri, vekil başkan olan kişi ve ihale komisyon üyelerinin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, yüklenici firma ile yapılan eser sözleşmesi sırasında müvekkilinin rahatsızlığı nedeniyle izinli olduğundan sözleşmede imzası bulunmadığını, imza tarihinde belediye başkanlığına ait yetkilerin vekil olarak tayin edilen belediye encümen yetkilisine bırakıldığını, sorumluluğun vekaleten bakan kişiye ait olduğunu, iskele hizmet binalarının belediye meclis kararı uyarınca yapıldığını, bu nedenle meclis üyelerinin hukuki sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, davacı idarenin hukuka aykırı işlemlerine karşı idare mahkemesinde dava açtıklarını, ... Valiliği İl Bayındırlık Müdürlüğü teknik raporunun gerçeği yansıtmadığını, davacı idarenin plan revizyonu yaptığını fakat sonucunu beklemeyerek kamu zararına sebep olduğunu, davacı idarenin dayandığı Muğla Valiliği'nin 10.04.2008 tarih ve 1103 sayılı yazısında dolgu alanının onaylanmadan binaların yasal hale gelmeyeceğinin beyan edildiğini ancak ilave dolgu alanının 2001 yılında belediye başkanı ... tarafından yapılmış olduğunu, hizmet binalarının yapımında gözetimin belediyenin fen işlerine ait olduğundan hukuka aykırı bir durum var ise sorumluluğun fen işlerine ait olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin belediyenin karar alma mercii içerisinde yer almadığını, vekaleten ... İşleri Müdürlüğüne bakmakta olduğu sırada prosedür gereği bir hak ediş hazırlayarak paraf etmek suretiyle imzaladığını, imzalamanın izin ve onay için değil inşaattaki işlerin devam ettiğinin belirtilmesi amacıyla yapıldığını, izin ve onay makamının belediye başkanı ve parayı ödeyen muhasebe yetkilisi olduğunu, Sayıştay incelemesinde kişi borcu çıkarılmadığını, müfettiş raporu sonrasında Muğla Valiliği tarafından yapılan inceleme sonucu soruşturma izni verilmediğini, bir kamu zararı oluşmuşsa bu zarardan belediye encümeni ve meclis üyelerinin de sorumlu olduğunu, idarece yıkım kararı verilen yapıların kısmen yıkıldığını, yıkılmayan yerlerin halen kullanıldığını ve buradan bir gelir elde edildiğini, bir kamu zararı varsa yıkılmayan yerler için talepte bulunulmasının haksız olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ...; yetkili merciler tarafından üzerine yüklenen görev ve talimatları yerine getirdiğini, yetkili organlar tarafından alınan kararı uygulamama gibi bir seçeneği olmadığını, yapılan işten herhangi bir şahsi menfaati doğmadığını, ödeneğin meclis bütçesinden ayrıldığını, yapılan inşaatın ruhsatının eksikliklerin giderilerek mevzuata uyarlanmasının sağlanmasını mümkün bulunduğunu, Marmaris Kaymakamlığı tarafından kendileri hakkında soruşturma izni verilmediğini, inşaatın yapıldığı ilave dolgu alanının da kaçak ve ruhsatsız olduğunu, orası hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ve ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dosyadaki talepler hakkında bir karar verilmemiş olması, davaya konu yerin bilirkişi kurulu tarafından beyan edildiği gibi 1/5000 ölçekli ... İmar Planları ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları içerisinde kalıp kalmadığı, dava konusu yere yapılan iskele ile hizmet binası, dükkanlar ve fenerin plana ve ruhsata dahil olup olmadığının ... sorularak denetlenmesi ve dava konu yerdeki inşaatların tamamının yıkılıp yıkılmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ilk bilirkişi raporunun aksine davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Kıyı Kanunu'na aykırı karar verildiğini, kıyıların herkese açık olduğunu, İmar Kanunu'na aykırı imalat yapıldığını, yıkıma esas sebebin binaların yapı ruhsatında izin verilenden daha büyük inşa edilmiş olması olduğunu, kiralama süresinin oldukça kısa olduğunu, sadece 3 yıl için Maliye Hazinesi'nden kiralama söz konusu iken bu kadar kısa süre için yatırım yapılmaya çalışılmasının isabetsiz olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yasa ve mevzuata aykırı olarak yapıldığı iddia olunan inşaat nedeni ile uğranılan kamu zararının davalı kamu görevlilerinden tahsili istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3441, K. 2025/8765, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3441-e-2025-8765-k-973a9855214c