Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3419 E. 2023/12070 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3419
- Karar No
- 2023/12070
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/320 E., 2021/238 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait aracın 15.12.2013 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde 15.000,00 TL zarar meydana geldiğini, kazada kusurun davalı ... Genel Müdürlüğünde olduğunu, aracın değer kaybına uğradığını, tamiri süresince araçtan yararlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; idare mahkemesinin görevli olduğunu görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, kazada kusurları olmadığını, sürücülerin hızlarının yol şartlarına göre ayarlaması gerektiğini, söz konusu yolda karla mücadele eden yüklenici firmalara davanın ihbar edilmesini gerektiğini beyanla savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2014 tarih 2014/88 Esas, 2014/401 Karar sayılı kararıyla; dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile görevli yargı yolunun idari yargı ve görevli mahkemenin Mardin İdare Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, İdare Mahkemesince görevli yargının belirlenmesinin talep edilmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 02.03.2015 tarihli ve 2015/161 Esas, 2015/174 Karar sayılı kararıyla davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna, Mardin İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli görevsizlik kararının kaldırılmasına 02.03.2015 tarihinde karar verilmiştir. Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/191 Esasına kaydedilen dosyada verilen 14.10.2015 tarihli ve 2015/479 Karar sayılı kararıyla; hasar bedelinin 12.140,00 TL, onarılması durumunda aracın değer kaybının 0,00 TL (75000 km üzeri olduğundan) olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.140,00 TL tazminatın 15.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.01.2019 tarihli ve 2016/4871 Esas, 2019/592 Karar sayılı ilamıyla; "Davalı kurumun, dava sonunda ödeme yapması halinde, yol bakım ve temizleme çalışmaları ile karla mücadele işinde ihale ile işi üstelenen ortaklığın kusuru olması halinde kusuru oranında rücu hakkının bulunduğu gözetilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK'nun 61. vd. maddelerindeki usule uygun ihbar dilekçesinin davalı tarafından sunulması halinde, davanın ihbarı yönünde işlem tesisi gerekirken bu hususun yerine getirilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur, Davalı kurum gerçek zarardan sorumlu olup, gerçek zararın uzman bilirkişi tarafından tespiti gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, kusur ve hasar konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan tarafların kusur durumları ve gerçek zararın tespiti hususunda gerekçeli, denetime elverişli, gerektiğinde çelişki giderici rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporuna göre yolun bakım ve denetiminden sorumlu olan davalı idarenin %100 oranında kusurlu olduğu, makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor ile 13.890,00 TL hasar miktarı ve 1.750,00 TL değer kaybı olduğunun belirlendiği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile araçta meydana gelen 13.890,00 TL maddi zararın 15.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; verilen kusur raporunu ve kusur oranını kabul etmediklerini, iklim ve yol şartlarına göre araç kullanmayan davacının kazada kusuru olduğunu beyan ederek kararın bozulmasının talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 15.12.2013 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51'inci maddesi. 3. Değerlendirme 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı, 15.12.2013 tarihinde meydana çıkan kaza nedeni ile aracında 12.140,00 TL hasar oluştuğunu yaptıkları masraf ile 15.000,00 TL zararları olduğunu beyan etmiş; mahkeme tarafından verilen ilk kararda araçta 12.140,00 TL hasar oluştuğu gerekçesi ile 12.140,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.01.2019 tarihli ve 2016/4871 Esas, 2019/592 Karar sayılı ilamı ile davalı kurumun gerçek zarar miktarı ile sorumlu olduğu, bu nedenle gerçek zararın uzman bilirkişi tarafından tespiti ile davalı kurumun dava sonunda ödeme yapması halinde, yol bakım ve temizleme çalışmaları ile karla mücadele işinde ihale ile işi üstlenen ortaklığın kusuru olması halinde kusuru oranında rücu hakkının bulunduğu gözetilerek ihbar dilekçesinin sunulması halinde kusur oranında rücu hakkı bulunduğundan ihale ile işi üstlenen yol bakım ve temizleme çalışmaları ile karla mücadele işinde olan ortaklığından talep davanın ihbarı gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, kusur raporu ve araç hasar miktarına ilişkin rapor alınmıştır. Bozma kararından önce araçta 12.140,00 TL hasar bedeli oluştuğu belirtilmiş ve bu miktara karar verilmişken bozma sonrası alınan raporda 12.140,00 TL hasar bedeli ve 1.750,00 TL değer kaybının oluştuğu belirtilerek 13.890,00 TL maddi zararın tazminine karar verilmiştir. Mahkemece verilen ilk hüküm davacı tarafından temyiz edilmediği için bozmaya uyma ile birlikte davalı yönünden usuli kazanılmış (müktesep) hak oluşmuştur. "Bir usul işlemi ile taraflardan biri yararına doğmuş ve uyulması zorunlu olan hak" olarak tanımlanan usuli müktesep hakkın çeşitlerinden biri de hükmün taraflardan birinin temyizi ile gerçekleşir. Bu nedenle taraflardan birinin temyizi üzerine kararın bozulması ve mahkemece bu bozma kararına uyulması durumunda artık o tarafın aleyhine hüküm verilemez. Mahkemece verilen 14.10.2015 tarihli davanın kısmen kabulüne dair ilk karar sadece davalı tarafça temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.01.2019 tarihli ve 2016/4871 Esas, 2019/592 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mezkur bozma ilamı ile kararı temyiz eden davalı yararına maddi tazminat miktarları yönünden usuli müktesep hak oluşmuştur. Mahkemece verilen ikinci kararda bozma ilamına uyulmasına rağmen ilk kararda hükmedilen maddi tazminattan daha üst düzeyde bir tazminata hükmedilmiştir. Bu durum ise Dairemizin yukarıda anılan bozma ilamı ile davalı yararına oluşan usuli müktesep hakkın ihlaline neden olmuştur. Şu halde, mahkemece bu yönler gözetilmeksizin bozma ilamından önce verilen karardan daha yüksek maddi tazminat miktarının hüküm altına alınması doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.