Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3310 E. 2024/8078 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3310
Karar No
2024/8078
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/9 Esas 2021/88 Karar DAVA TARİHİ : 12.09.2014 HÜKÜM/KARAR :Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, kapatılan Yargıtay 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddi ile dosyanın görevli mahkeme olan Adana Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.02.2010 tarihinde 01 KY 838 plakalı aracın 01 SJ 441 plakalı araçla karıştığı trafik kazası sonucu Murat Uçar isimli kişinin kalıcı olarak çalışma gücü kaybına uğradığı, 01 KY 838 plakalı aracın kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) bulunmadığı, kazada yaralanan Murat Uçar tarafından ... aleyhine Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/374 esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasında hükmedilen tutarın tahsili için Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2014/6467 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından 16.06.2014 tarihinde 63.611,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin tahsili için Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2014/9713 sayılı dosyası başlatılan ilamsız takibin davalının haksız itirazı ile durdurduğu ileri sürülerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın hükmü temyiz etmeyerek kusurlu davrandığını, yeniden kusur incelemesi yapılarak davalının kusur oranının belirlenmesi gerektiği belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.06.2016 tarihli ve 2014/2263 Esas-2016/1244 Karar sayılı kararıyla kaza saatinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan davalının işleteni ve maliki olduğu 01 KY 838 plakalı aracın yaptığı kaza sonucunda Murat Uçar isimli kişinin %14 oranında çalışma gücü kaybına uğradığı, kazada 01 KY 838 plakalı araç sürücüsünün %80 kusurlu olduğu, Murat Uçar'ın 22.07.2011 tarihinde zararının tazmin edilmesi için başvuru yaptığı ve ... tarafından 20.10.2012 tarihinde 11.418,00 TL ödeme yapılarak zararın kısmen tazmin edildiği, Murat Uçar'ın uğradığı gerçek zarar tutarının 55.112,08 TL olduğu, bu tutarın tamamı Güvence Hesabının sorumluluk limiti içerisinde kaldığı, Güvence Hesabının 20.10.2012 tarihinde temerrüde düştüğü, kendi temerrüdünün sonucu olarak mahkeme masrafı, vekalet ücreti ve icra masrafı için davalıya rücu hakkı bulunmadığı, rücu edebileceği tutarın 40.842,48 TL olduğu, zararın ana para tutarı ile bunun ödeme tarihinden kendi takibini başlattığı 25.07.2014 tarihine kadar işlemiş 388,00 TL işlemiş faizi ile talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9713 sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 40.842,48 TL asıl alacak ve 388,00 TL işlemiş faiz için devamına fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 2017/1132 Esas-2019/9502 Karar sayılı 16.10.2019 tarihli kararı ile; davacı ... Hesabının, Güvence Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesinde sayılan hallerde ödediği tazminatı sorumlu davalıya rücu ettiği, davalı gerçek kişi olup uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girerek karar vermesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2020 tarihli ve 2020/97 Esas-2020/296 Karar belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak davanın usulden reddine, dosyanın görevli mahkeme olan Adana Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. 2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in sevk ve idaresindeki 01 KY 838 plakalı araç ile sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 01 SJ 441 plakalı aracın karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde Murat Uçar'ın yaralandığı, Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından aldırılan bilirkişi raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde 01 KY 838 plakalı aracı sürücüsü olan ...'in %80 oranında kusurlu, 01 SJ 441 plakalı aracın sürücüsü olan ...'ın ise %20 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı ... tarafından kazadan dolayı yaralanan Murat Uçar'a 20.10.2011 tarihinde 11.418,00 TL ödeme yapıldığı, dava dışı Murat Uçar tarafından bakiye tazminat alacağı için Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/374 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, bu dava neticesinde Murat Uçar'a 40.842,48 TL tazminat ödenmesine karar verildiği, kararın Murat Uçar tarafından tahsili için Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2014/6467 Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğu, davacı ... tarafından icra dosyasına 17.06.2014 tarihinde 63.611,00 TL ödeme yapıldığı, Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/374 Esas sayılı dosyası ile değerlendirildiğinde bu tutarın 40.842,48 TL'sinin ana para, geri kalan tutarın işlemiş faiz, dava, vekalet ücreti ve yargılama giderleri ve Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2014/6467 Esas sayılı ilamlı icra takibi masraf ödemesi olduğu, davacı ... Hesabının davalı ...'e karşı rücu hakkına sahip olduğu, yapmış olduğu ödemeyi davalılardan tahsil edememesi üzerine Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9713 Esas sayılı dosyada ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların borca itiraz ederek icra takibini durdurduğu, davacının da haksız olarak yapılan bu itirazın kaldırılması ve takibin devam etmesi yönünde talepte bulunduğu, 12.05.2016 havale tarihli hesap bilirkişi raporuna göre; Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2014/9713 Esas sayılı dosyasında davacı ... Hesabının dava dışı Murat Uçar'a ödediği sürekli sakatlık tazminatına ilişkin olarak davalı işleten ...'e rücu edebileceği rücuen tazminat tutarının 40.842,48 TL ana para ve 388,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.230,48 TL olduğunun rapor edildiği, bilirkişi raporu denetime elverişli bulunarak itibar edildiği, buna göre davalılardan ...'in %80 oranında kusurlu olduğu ve meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9713 sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 40.842,48 TL asıl alacak ve 388,00 TL işlemiş faiz için devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ödenen gerçek zarar ve dava ve takip masraflarından kusuru ile zarara neden olan poliçesiz aracın sürücü ve işleteni olan davalının sorumlu olduğu ancak yerel mahkemece usule uygun olmayan nitelikteki bilirkişi raporundan etkilenilerek önceki dava ve takip masrafları ile işlemiş faiz alacağından davalının sorumlu olmadığını gerekçesi hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dosya içerisinde takipten önce hükmedilen tazminatın ödenmesi yönünde bir başvuru bulunmamakta iken takibe sebebiyet verildiği kanaati ile takip masraflarının rücu alacağının dışında bırakılmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... Yönetmeliği'nin 9. maddesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen tahsili talebidir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulamasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 5684 sayılı sigortacılık Kanununun 14. maddesi ve ... Yönetmeliğinin 16. ve 17. maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı, müteselsil sorumlu sıfatıyla üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsilini istediğine ve davalı önceki davada davaya dahil bulunmadığına göre iadenin kapsamı, kural olarak davacının mahkum olup ödediği para ile kendisi hakkında açılan davanın sonunda verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faiz ve önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinden ibarettir. Kendi kusurlu davranışı ile işin icraya düşmesine yol açan davacı, yapılmış olan icra giderlerini ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürenin faizini isteyemez. Ancak davacı aleyhine ödetme kararı alan üçüncü kişi, bu karar kesinleşmeden alacağını tahsil için ilamı icraya koymuştur. Karar kesinleşmeden önce alacaklının icra yoluna başvurması yasanın ona sağladığı bir hak olduğuna göre davacının bunu önlemediğinden söz etmek olanaksızdır. Öte yandan aleyhine verilen karardan ötürü davacının temyiz yoluna başvurması da bir hakkın kullanılması niteliğinde bulunduğundan bu başvurmanın sonucunu bekleyerek hükmün kesinleşmesi üzerine alacaklıya ödeme yapabileceğini düşünmesi de olağandır. O halde hükmün kesinleşmesine kadar davacının borcunu ödememesi şeklinde beliren davranışında kusurlu bulunduğu kabul edilemez. Bu bakımdan davacı, hükmün kesinleşmesine kadar yapılan icra giderleri ve avukatlık ücreti ile sonraki süreye ilişkin faizi dahi davalıdan isteyebilir. Mahkemece bu giderlerin ve faizin hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3310, K. 2024/8078, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3310-e-2024-8078-k-ce34165a1104