Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2969 E. 2024/3821 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2969
Karar No
2024/3821
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1067 E., 2021/1945 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/ Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 02.12.2020 SAYISI : 2019/115 Esas – 2020/397 Karar Taraflar arasındaki kasten öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının av tüfeği ile araç içerisinden ateş ederek davacıyı ağır şekilde yaraladığını, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/353 esas sayılı dosyasında davalı hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan davanın halem devam ettiğini, ceza dosyasında alınan doktor raporlarından da anlaşılacağı üzerine davacının, davalının eylemi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 45.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 209.094,86 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, haksız fiil nedeniyle açılacak tazminat davalarının fiilin ve failin öğrenmesinden itibaren 2 yıl içinde açılması gerektiğini, dava konusu olaya ilişkin ceza yargılamasının halen devam ettiğini, iş bu ceza dosyası içeriği incelendiğinde müvekkilinin hareketinin davacının haksız tahrikine dayanan olaylar neticesinde meydana geldiğini ve davacının açmış olduğu dava ile zenginleşme amacı güttüğünü ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; 3.647,58 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 209.094,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 212.742,44 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 27.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; ıslah edilen miktar için harç yatırılmadığını, davacının olayın gerçekleşmesinde ağır kusurlu olduğunu, tazminat talep edemeyeceğini, olay günü davacının müvekkilini trafikte ısrarla takip ve taciz ettiğini, müvekkiline bira şişeleri fırlattığını, ağır hakaretler ettiğini, en sonunda aracını müvekkilinin üzerine sürmek istemesi sonrası müvekkilinin kendisini korumak amacıyla yere ateşlediği tüfeğin saçmalarının isabet etmesi sonucu davacının yaralandığını, zarar gören davacının davranışlarının dürüstlük kurallarına ve ahlaki değerlere aykırı olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, mahkemenin ceza dosyasındaki tıbbi raporlar ile yetindiğini, üç kişilik uzman heyetten yeniden rapor alınması gerektiğini ve ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada toplanan delillere göre; davacının dava açılırken ve ıslah aşamasında karar ve ilam harcının 1/20'si oranında peşin harcı yatırdığı, davalının davacıya karşı eyleminin kesinleşen ceza ilamı ile sabit olduğu, davacının maluliyet tespitinin usulünce yapıldığı, her ne kadar davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerekmekteyse de; hesapta kullanılan PMF Yaşam Tablosunun müstenif davalı lehine olduğu, hesap raporunun yargısal içtihatlara uygun olarak hazırlandığı, hesaplanan tazminattan ceza dosyasındaki haksız tahrik indirim doğrultusunda indirim yapıldığı, yine haksız fillerde tüm zarar miktarı yönünden haksız fiil sorumlusunun temerrüdünün haksız fiil anında gerçekleştiği, ayrı bir ihtar veya tebliğe gerek olmaması nedeniyle tüm tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının kasten öldürmeye teşebbüs eylemi sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 54 üncü ve 56 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar, 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca düzenlenmelidir. Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve hükme esas alınan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 27.11.2019 tarihli raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca davacıda %32,2 oranında sürekli maluliyetin bulunduğuna yönelik belirleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu 27.11.2015 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlüktedir. Şu halde; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair kararı doğru görülmemiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2969, K. 2024/3821, T. 25.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2969-e-2024-3821-k-a8a9e1a22ab1