Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2664 E. 2024/10317 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2664
Karar No
2024/10317
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1379 Esas 2021/2136 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne, İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/848 Esas 2019/144 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.05.2016 tarihinde davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı yolcunun vefat ettiğini, oğlu ve eşinin bu vefat nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş/... için 5.000,00 TL, davacı çocuk... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı ... için talebini 85.708,41 TL' ye, davacı ... için 24.892,95 TL' ye artırmış, davacı ... için artırdığı talebini 108.122,84 TL' ye, davacı ... için 26.395,68 TL' ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılara müteveffa ...' ın ölümü sebebiyle 05.08.2016 tarihinde 38.076,32 TL ödeme yapıldığını, bu şekilde davalı ... şirketinin üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirdiğini, kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz taleplerinin reddini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava konusu kazada; olay yeri tespit tutanağına göre, davacıların desteği ...'ın içinde yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu desteğin ölümü gerçekleşmiştir. Kaza tespit tutanağı incelendiğinde sigortalı araç sürücüsünün ters yöne girmiş olması ve diğer sürücünün herhangi bir kusurunun olmuş olmadığının tespit edilmiş olması, hazırlık soruşturmasında alınan bilirkişi raporunda aynı şekilde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olması, diğer aracın sürücüsüne kusur verilmemesi ve kazanın oluş şekli gözetildiğinde karşı araç sürücüsüne kusur izafesinin mümkün olamayacağı mahkememizce değerlendirildiğinden ayrıca kusur raporu alınmaksızın davalı ... şirketinin tam kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat hesabı yapılmıştır. Desteğin asgari gelir düzeyi üzerinde kazancı olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığından desteğin yasal asgari ücret elde edeceği kabul edilmiştir." gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ... için 108.122,84 TL, davacı ... için 26.395,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının 18.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ve "...davacıların desteği ...’ın SGK kaydına göre memur olarak çalışmakta iken emekli olduğu, emeklilik döneminde olay tarihinden önce 18.05.2016 tarihinde sigortalı olarak işe girdiği, 27.05.2016 tarihinde dava konusu kazanın meydana geldiği, SGK tarafından davacılara 4.c kapsamında ölüm aylığı bağlandığının belirtildiği, kaza nedeniyle gelir bağlanmadığının bildirilmiş olmasına ve sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden faiz uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, istinafa başvuran tarafın sıfatına göre aleyhine değerlendirme yapılamamasına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kazanın iş kazası olduğunu, iş kazalarında SGK' nın aylık gelir bağlamakta olduğunu ve bağladığı gelirin peşin sermaye değerini sigorta şirketine rücu ettiğini, hesaplanan tazminattan bağlanan gelirin peşin sermaye değeri düşülmemesi halinde sigorta şirketinin mükerrer ödeme yapması gerektiğini, SGK'ca peşin sermaye değeri ödemesi yapılmadığı bildirilmiş ise de olay iş kazası olduğundan ve daha iş kazası başvurusu yapılmadı ise davacılara SGK' ya başvuru yapması ya da dava açması için süre verilmesi gerektiğini, başvuru yapılmış ve henüz peşin sermaye değerli gelir bağlanmadı ise bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu şekilde karar verilmemesinin hatalı olduğunu, ıslah edilen tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik kararın da hatalı olduğunu, avans faizi talebinin de yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat eden yolcunun desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. Davalı vekilinin davacı ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı, davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakla davacılardan ... yönünden hüküm altına alınıp davalı vekilince temyize konu edilen miktar 26.395,68 TL maddi tazminat olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Davalı vekilinin davacı ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. SONUÇ 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...' a yönelik temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...' a yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2664, K. 2024/10317, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2664-e-2024-10317-k-30b5ed679b16