Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2120 E. 2023/1516 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2120
- Karar No
- 2023/1516
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait büyükbaş besi çiftliğinin bulunduğu davaya konu 106 ada 3 parsel sayılı (eski 318 parsel sayılı) taşınmazın bitişiğinde ve kuzey batısında bulunan dere yataklarına davalı şirket tarafından kaçak ve usulsüz şekilde hafriyat dökümü nedeniyle 06.09.2014 tarihinde yağan şiddetli ... sonucu derenin taştığını, sel sularının hafriyat nedeniyle yön değiştirerek davacıya ait çiftlikte hasara neden olduğunu, Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/94 D. İş sayılı dosyasında alınan raporda zararının tespit edildiğini belirterek maddi zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin Ankaraspor A.Ş. adına hafriyat işi ile uğraştığını, ancak dava konusu bölgede izinli ya da izinsiz bir çalışmasının olmadığını, birçok firmanın aynı bölgede hafriyat işiyle uğraştığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI 1. Mahkemenin 19.04.2016 tarihli 2015/76 Esas ve 2016/109 sayılı karar ile bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazda meydana gelen zarar ile hafriyat dökülmesi arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilmiş ise de oluşan zarar tespiti yönünden itibar edilen rapora illiyet bağı yönünden itibar edilmediği ve dava konusu zararın dere yatağına hafriyat dökülmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle istemin kısmen kabulü ile 130.250,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 06.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 19.03.2019 tarihli 2016/8572 Esas ve 2019/1581 Karar sayılı ilamı ile ''Dosya içeriğinden; 06.09.2014 tarihinde yağan yağışlar sırasında davacıya ait besi çiftliğini sel bastığı, çiftlikte bulunan arpa, yem ve slajlık mısır ürünlerinin, çeşitli makine ve ekipman ile hayvanların zarar gördüğünün iddia edildiği, mahkemece mahallinde yapılan keşiften sonra görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda; çiftliğin konumu, mimari yapısı, suyun doğal akış hareketleri ve yağış miktarı gibi tüm nedenler bir arada değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazda sel nedeniyle meydana gelen zarar ile iki farklı araziye hafriyat dökülmesi arasında illiyet bağı bulunmadığının mütalaa edildiği ve davacı tarafından dosyaya sunulan Tabi Afet Bilgi Formunda yer alan bilgiler esas alınarak zarar hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 266 ncı maddesi uyarınca mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Şu durumda, mahkemece, yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu taşınmazda sel nedeniyle meydana gelen zarar ile dere yatağına hafriyat dökülmesi arasında illiyet bağı bulunmadığı yönündeki bilirkişi görüşüne itibar edilmeyerek özel ve teknik bilgi gerektiren bir konuda illiyet bağı yönünden itibar edilmeyen rapora zarar hesabı yönünden itibar edildiği gerekçesiyle sonuca gidilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle, mahkemece mahallinde, inşaat mühendisi, ziraat mühendisi ve çevre mühendisi ile jeolog bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak davacıya ait çiftlikte, dava konusu yerde bulunan dere yataklarına ve çevresine hafriyat dökülmesi nedeniyle zarara neden olunup olunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Bunun yanı sıra, davacıya ait çiftliğin kurulduğu konum itibariyle dava konusu zarara katkısı ile dere yatağı ve çevresine davalı şirket ile başka şahıs ve şirketler tarafından da hafriyat döküldüğü iddiası araştırılmak suretiyle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü (6098 sayılı TBK’nın 51 ve 52 nci) maddeleri uyarınca indirim nedenlerinin de gözetilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı şirketin kepçe ve kamyonları ile davacının çiftliğine 100 metre mesafede bulunan dere yatağına ve 300 metre uzağındaki alana hafriyat döktüğü, olay nedeniyle davacının 127.690,00 TL arpa, yem ve silaj mısır zararı ile 4.560,00 TL makine zararından oluşan toplam 132.250,00 TL zararı oluştuğu, zararın %10 unun davalının dere yatağına hafriyat dökümünden kaynaklandığı, 20 yıldır aynı yerde bulunan çiftliğin kurulu olduğu yerin dere yatağında olmasının, ahır ile etrafındaki arazi arasında kot farkı oluşmasının da zararda etkili olduğu, dolayısıyla davacının zararı ile davalının eylemi arasında uygun illiyet bağı olduğu ancak davalının sadece %10 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.025,00 TL tazminatın olay tarihi 06.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı şirket ve üçüncü şahıslarca döküldüğü iddia edilen kaçak hafriyat yığınlarının yer ve konumları göz ardı edilip sadece hava fotoğrafları üzerinden yorum yapılarak davalı şirketin kusurunun afaki bir şekilde belirlenmesinin doğru olmadığını, mahkemenin eksik inceleme ve bozma kararına aykırı olarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurmuş olmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili; dava konusu olayda meydana gelen zarar ile davalıya atfedilen eylem arasında uygun illiyet bağı mevcut olmadığını, davacının tek taraflı sunduğu belgelere göre hesaplanan bedellere hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve tazminat tutarının fahiş hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci, 43 üncü ve 44 üncü (6098 sayılı TBK’nın 49 uncu, 51 inci ve 52 inci) maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.