Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1780 E. 2023/12142 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1780
- Karar No
- 2023/12142
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/268 E., 2021/381 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü aracın karıştığı kazada davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu otobüse arkadan çarpması sonucu desteğin öldüğünü açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla desteğin geride kalan eşi ve kızı için 1.000,00 TL maddi tazminat ile desteğin eşi için 60.000,00 TL, desteğin kızı için 50.000,00 TL, desteğin anne ve baba için ayrı ayrı 30.000,00 TL, desteğin üç kardeşi için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.01.2012 tarihli ve 2011/49 Esas, 2012/8 Karar sayılı kararıyla; davacı eş ve çocuğun ticaret mahkemesinde görülen davada sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilen miktardan daha fazla miktarda bir tazminata hak kazandıklarının o davada alınan bilirkişi raporu ile belli olduğu, talep edilen miktarın 1.000 TL olması nedeniyle yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği gerekçesiyle, eş ve çocuk için 1.000 TL maddi, eş için 20.000, çocuk için 15.000, anne ve baba için 10.000'er, 3 kardeş için 5.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.01.2015 tarihli ve 2013/13943 Esas, 2015/1066 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmayıp kesinleşip kesinleşmediği belli olmayan Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/182-10 sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmiş ise de bu karar usul ve yasaya uygun değildir. Mahkemece söz konusu ticaret mahkemesi dosyası da getirilerek kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bu husus bozmayı gerektirmiştir. Davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2015/234 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile desteğin geride kalan eşi ve kızı için 1.000,00 TL maddi tazminat ile desteğin eşi için 30.000,00 TL, desteğin kızı için 25.000,00 TL, desteğin annesi için 15.000,00 TL, desteğin babası için 10.000,00 TL, desteğin üç kardeşi için 7.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.12.2019 tarihli ve 2018/2182 Esas, 2019/12219 Karar sayılı ilamıyla; davacı Hayatı Yılmaz dışındaki diğer davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacı ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde "Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairece manevi tazminat miktarlarının yeterli olmadığı gerekçesi ile yerel mahkeme kararı davacılar lehine bozulmuştur. Yerel mahkemece anılan bozma kararına uyulduğu halde bozma ilamından önce davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarında bir değişiklik yapılmaksızın karar verilmiştir. Buna göre mahkemece uyulmasına karar verilen bozma kararının gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir" şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.03.2021 tarihli ve 2020/3825 Esas, 2021/2128 Karar sayılı ilamıyla davacılar ..., ..., ... ve ...'ın karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddine, davacılar , ve ...'ın karar düzeltme isteklerinin reddine karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak davanın davacı ... için manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer talepler Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 19/12/2019 tarih, 2018/2182 Esas-2019/12219 karar sayılı ilamı ile kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarlarının düşük belirlendiğini, maddi tazminat talepleri yönünden açılan ek davanın tefrik edilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen manevi tazminat miktarları yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 30.11.2010 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 nci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı) maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.