Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1746 E. 2024/10341 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1746
- Karar No
- 2024/10341
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/131 E., 2021/392 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2016/145 E., 2019/72 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.01.2016 tarihinde davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki araç ile tek taraflı trafik kazasına karıştığını, kaza sonucu desteğin vefat ettiğini, davaya konu aracın maliki/işleteninin davalı ... Ulaşım A.Ş. olduğunu, aracın davalı ..... nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan her biri için 1.000,00’er TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacılardan her biri için 50.000,00’er TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminata ilişkin taleplerini davalı ... Ulaşım AŞ. yönünden 475.635,06 TL’ye, davalı ... AŞ. yönünden 300.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacıların desteğinin kendi kusuru ile ölümüne sebep olduğunu, davaya konu poliçe kapsamında müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı... Ulaşım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ve aracına atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirket nezdindeki araçların bakımının devamlı surette özel ekiplerce yapıldığını ve tüm bakımların kayıt altına alındığını, davaya konu kaza nedeniyle müvekkili şirketin 2918 sayılı KTK'nın 86 ncı maddesi uyarınca sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 08.01.2016 tarihinde davacıların desteğinin idaresindeki davalı şirkete ait araç ile yaptığı trafik kazası sonucu vefat ettiği, davacı mirasçıların davalılar karşısında üçüncü kişi olarak tazminat talebinde bulunabilecekleri, davalı ... şirketinin de meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile; davacı ... için 396.543,46 TL, ... için 30.650,61 TL, ... için 58.440,99 TL olmak üzere toplam 485.635,06 TL'den Zürih Sigorta A.Ş tarafından ödenen 10.000,00 TL'nin mahsubu ile kalan 475.635,06 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı İçdaş A.Ş. bakımından kaza tarihi olan 08.01.2016 tarihinden itibaren, davalı ... Türk Sigorta A.Ş. bakımından sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ödeme için ilk başvuru tarihi olan 08.02.2016 tarihini izleyen 8 gün sonrasından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların davalı ... A.Ş.'ye karşı açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların Anadolu Türk Anonim Şirketine karşı açmış oldukları manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..... vekili ve davalı.... Ulaşım A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olayda tek taraflı trafik kazasında ölen davacıların desteğinin kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, bu halde, desteğin ölümünden ötürü davacıların işleten davalı şirket bakımından maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davalı ... şirketinin istinaf istemine gelince, davalı ... şirketi arasında düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 06.08.2015 ile 06.08.2016 tarihleri olup, davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 22.08.2015 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirleneceği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5.maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararlarının, destekten yoksun kalma(ölüm) teminatı kapsamında olduğu, bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerektiği, somut olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığı, yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü desteğin tam kusuruna isabet eden destek tazminatının sigorta teminatı kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davalı .... vekili ve davalı ... Ulaşım A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 13.03.2019 tarih ve 2016/145-2019/72 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 2918 sayılı KTK’nın 92 nci maddesinin (b) bendinde, işletenin yakınlarının (eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşlerinin) “her türlü zararları” değil, yalnızca “mallarına” gelen zararların sigorta kapsamı dışında bırakıldığını, eldeki davada davacıların ölenin mirasçısı olarak değil destekten yoksun kalan üçüncü kişiler sıfatıyla "kendi zararları" olduğu için bu davayı açtığını, istinaf incelemesi sırasında yeterince araştırma yapılmadan karar verildiğini, kararın gerekçesinin yeterince açık olmadığını, 2918 sayılı KTK'nın 85 inci maddesinin son fıkrası uyarınca işletenin tazminat sorumluluğu altında olduğunu, işletenin sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun kusur sorumluluğu olmasa bile sebep sorumluluğu niteliğinde olduğunu, davalı işletenin tazminat sorumluluğunun doğduğunu, davaya konu kaza nedeniyle hem davalı ... şirketinin hem de davalı şirketin işleten sıfatıyla tazminat yükümlülüğü bulunduğunu, her ne kadar müteveffa sürücü kusurlu olsa da destekten yoksun kalma tazminatı bakımından müteveffanın kusurunun sigorta şirketi ve işletenin tazminat sorumluluğunu bertaraf etmeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalıların işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar davacılardan ... için 58.440,99 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 68.440,99 TL, ... için 30.650,61 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 40.650,61 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılardan ... yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin davacılardan ... ve ... yönünden miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacı ... yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı ...'a yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.