Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/17158 E. 2023/4958 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/17158
Karar No
2023/4958
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/361 Esas - 2020/53 Karar DAVACILAR : 1- ... Karayegen 2- ... Karayegen 3- ... vekili ... ... DAVA TARİHİ : 07.01.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 19.11.2010 tarihinde davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış aracın kusuru sonucu gerekleşen kazada müvekkillerinden ...'in eşi diğer müvekkilleri ... ve ...'in babası olan ... ...'in vefaat ettiğini, kaza sonrası sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde müvekkili ...'e 26.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ancak eksik hesaplanan tazminat miktarının yetersiz olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir müvekkili için 1.000,00'... TL maddi tazminatın dava tarihi itibari ile yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin usul ve yasaya uygun olarak belirlenen kusur oranı dikkate alınarak hesaplanan ve sigorta limiti ile sınırlı destekten yoksun kalma tazminatını davacılara ödediğini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluğunu yerine getirmiş olması nedeniyle davanın esastan reddini, talebin kabul olmaması halinde müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin mahsup edilmesini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden dava tarihi itibarine yasal faize karar verilmesini, talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacı eş ... ... için 6.060,55 TL, davacı ... ... için 296,71 TL davacı ... ... için 570,85TL toplam 6.928.11 TL tazminatın davalı ... şirketinden (sigorta teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ... ... ve ... Yeğen'in fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/5772 Esas-2019/1554 karar sayılı bozma ilamında özetle; “...Somut olayda ... Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında mevcut bilirkişi raporları ve mahkemece alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda davalı ... şirketine trafik sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru olmadığı, muris (destek) yaya ... ...’in ise %100 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Yukarıda açıklanan ilkelere göre sigorta şirketinin gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu olması karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” şeklindeki gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların murisi ...' in ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında, ...' in olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığının dosyaya alınan kusur raporu ile olaya ilişkin yürütülen soruşturma dosyası itibariyle tespit edilmesi karşısında, davalı ... şirketinin ancak sigortalısının kusuru ile sebebiyet verdiği gerçek zarardan sorumlu tutulabileceği, somut olayda davalı ... şirketinin sigortalısının da kusurunun bulunmaması karşısında açılan davanın reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozmadan önce aldırılan ve tarafımıza tebliğ edilen ve murisin yüzde yüz kusurlu olduğunu belirten bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, kaza tespit tutanağında murisin asli, karşı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı ... şirketinin de başvuru sonucu davacılara ödeme yaptığını ve kusur oranının kabul edildiğini, bu yüzden kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dosyanın ... Teknik Üniversitesine gönderilerek, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olmasından dolayı verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427, 428 inci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunun 45. maddesi (6098 sayılı Kanunun 53. maddesi) 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17158, K. 2023/4958, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-17158-e-2023-4958-k-b8ee0ca78ecc