Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/17028 E. 2024/12992 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/17028
- Karar No
- 2024/12992
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/972 Değişik İş, 2022/972 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.10.2018 tarihinde davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı aracın park halinde iken kapısının açıldığını ve kapının müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda iki taraflı yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru sonucunda davalı tarafça ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesiyle talebini 78.245,11 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının daha önce yapmış olduğu başvuruda usulüne uygun maluliyet raporunu sunması için kendisine süre verildiği ve süresi içerisinde maluliyet raporunu sunmaması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verildiğini ve bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından davacıya 28.01.2020 tarihinde 17.506,00 TL ödeme yapıldığını ve bu nedenle davacının ibraname verdiğini ve davacının bakiye tazminat alacağının kalmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, müvekkilinin poliçe limitleri kapsamında ve davalı sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti ile kusur oranında hesaplama yapılması gerektiğini, davacıya yapılan ödemenin güncelleştirilmesi suretiyle hesap olunan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında kask ve koruyucu ekipman takmaması nedeniyle hesap olunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 58.369,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesinin atıf yaptığı Genel Şartlarda belirtilen evraklarla davalıya müracaatın bir dava şartı olduğu, davacı tarafın anılan Genel Şartlarda belirtilen nitelikte maluliyet raporu ile davalıya müracaat etmediği, iş bu dava şartı eksikliğinin yargılama sırasında tamamlanamayacağı gerekçesiyle, davalının itirazının kabulüne, davacının davasının usulden reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuru yapıldığını, maluliyet raporun usulüne uygun olarak düzenlenmediğinin kabulü halinde dahi taraflarına süre verilmesi gerektiğini, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Dosya kapsamına göre İtiraz Hakem Heyetince; davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları davacıdan temin edilip dosya arasına alındıktan sonra, davacının maluliyet oranının tespiti için, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının bizzat muayenesi yapılmak suretiyle davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş olup bu karar davacı tarafça temyiz edilmiştir. Davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 19.06.2013 tarihinde davacının yolcu konumunda bulunduğu araca çarpmasıyla oluşan çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp %5 oranında malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince ibraz edilen raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı bu nedenle dava şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle HMK'nın 114 üncü maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dava şartları resen dikkate alınması gereken hususlardan olup mahkeme ya da hakemlikçe, dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Hakem yargılamasında dava şartı noksanlığının giderilmesi zaman bakımından mümkün olmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.