Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16985 E. 2023/2675 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16985
- Karar No
- 2023/2675
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/148- 2021/150 SAYISI : 2021/İHK-3932 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2020/93386 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Merkez/Elazığ adresindeki evinin 54207798 poliçe numaralı DASK poliçesi ile sigortalı olduğunu, 24.01.2020 tarihinde meydana gelen deprem neticesinde müvekkilinin evinin ağır hasara uğradığını, bunun üzerine davalı DASK’a müracaatta bulunulduğunu ve 2000008099 numaralı hasar dosyasının açıldığını ve daire içi zararın 5.017,86 TL olarak tespit edilip %2 tenzili muafiyet uygulanarak müvekkiline 3.939,91 TL ödeme yapıldığını, daha sonra ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 27.01.2020 tarih ve 21882 sayılı oluru ile 6306 sayılı kanunun 6/A maddesi kapsamında sigortalı evin ağır hasarlı olarak riskli olduğunun tespit edildiğini ve dairenin de olduğu ana binanın yıktırıldığını, müvekkilinin bu durum karşısında sigortaya tekrar başvurduğunu ancak sonuç alınamadığını belirterek 87.220 (1744,40X3939)= 81.535 TL tazminatın 24.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalının yaptığı hasar ihbarı üzerine 2000008099 sayılı hasar dosyasının oluşturulduğunu ve bağımsız eksper tayin edilerek ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, ekspertiz raporu incelendiğinde sigortalı konutun bulunduğu binada 2 blok arasındaki dilatasyon derzinde açılma meydana geldiği, iki bloğun tek bir taşıyıcı sistem üzerine inşa edildiği, binanın kolonlarında zemine dik açılı kılcal çatlaklar, kirişlerde ise zemine paralel kılcal çatlaklar görüldüğü, söz konusu hasarların binanın yapısal kusurundan kaynaklandığının anlaşıldığı, depreme bağlı olarak kolon ve kirişlerin çekirdeklerinde hasar gözlenmediği, konut içi ve ortak alanlarda oluşan deprem hasarlarına bağlı oluşan dekoratif ve yapısal hasarların değerlendirmeye alındığını, eksperin tespitine göre sigortalıya 3.939,91 TL ödeme yapıldığını, DASK’ın önemli bir sosyal işlevi bulunan, kâr elde etme amacı gütmeyen, gelirlerini sigorta primleri ve bunların getirilerinden elde eden, kamu tüzel kişiliğini haiz bir kurum olduğunu, DASK’ın hasar taleplerini bağımsız eksperlerin tespitlerine göre değerlendirdiğini, müvekkil kurumun hasara ilişkin olarak tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini ve herhangi bir maddi tazminat ödemesi yapılmasının söz konusu olmadığını beyanla başvuranın taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. ... KARARI ... yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 81.535,69 TL tazminatın, 23.03.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Doğal Afet Sigortaları Kurumundan tahsili ile başvuran ...’e ödenmesine karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık hakem heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz emiştir. B. İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; zararın depremden mi yoksa yapım eksikliğinden mi kaynaklandığının anlaşılması için bilirkişilerden keşif yapılarak rapor alınması yerine dosya üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğu, yapılan “riskli yapı” tespiti ile deprem nedeniyle oluşan riskin değil yapının içerisinde yaşanılabilirliğin ölçüldüğü, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları gereğince depremle ilgisi olmaksızın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan hasarların teminat dışı olduğu, afet dönüşüm kapsamında iyileştirme amacıyla yıkım kararı verilmiş binanın depremle nedensellik ilişkisi içerisinde olmadığı, ilgili binanın deprem olmasaydı da kurumlara müracaat halinde yıkılacağı ileri sürülerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay içtihatlarına uygun olarak üniversitelerin jeoloji mühendisliği bölümünden seçilecek konusunda uzman akademik kariyere haiz bilirkişileri kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak rizikonun, yapının yapım eksikliğinden mi yoksa depremden mi meydana geldiği, zararın Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporu ile eksper raporu arasında ki farklılık ve çelişki giderilmeden hüküm kurulmaması gerektiği, somut olayda ise binanın yıkılmasına karar veren kamu otoritesi yalnızca yıkıma karar vermekte, binanın deprem öncesi durumu ile deprem sonrası durumu arasındaki deprem güvenliği farklılığına ilişkin bir değerlendirme içermediğini, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının A.3.5 maddesi ile belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşarı zararların teminat dışında kalacağı hükmüne havi olduğunu, meydana gelen depremde taşıyıcı kolonları hasarlanmamış ve rizikodan önceki haline onarımla getirilmesi mümkün olduğu teknik açıdan belirlerimiş hasarların bulunduğu bir binada, binanın yapısal durumu da dikkate alınarak yeni mevzuat gereği afet dönüşüm kapsamına alınarak verilmiş yıkım kararı sonucu oluşan zarar ile deprem sonucu doğrudan meydana gelen hasarlar arasında nedensellik ilişkisi olmadığını, bina deprem hasarı görmemiş olsaydı da ilgili kamu kurumlarına müracaat edilmesi halinde binayı depreme dayanıklı duruma getirmek için yine yıkım kararı verilecek olduğunu, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un amaç maddesi; “afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olup”, bu kanunda riskli yapı, “Riskli alan içinde veya dışırıda olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmi ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı” şeklinde tanımlandığını, sigortacı, tahsil ettiği prim karşılığı sözleşmede yazılı riskleri üstlenmekte olup sigortacının sigortalı konutun depremin doğrudan zararları sonucu depremden bir gün önceki haline getirilmesi dışında, değişen mevzuata dayanarak verilen idari kararlara veya binanı kendi yapısal sorunlarına dayanan zararları karşılamanın sigortanın temel ilkelerine aykırı olduğunu belirterek arz edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Doğal Afet Sigortaları Sorumluluk Sigortası (DASK) poliçesi ile teminat altına alınan taşınmazın depremden kaynaklandığı iddia edilen zararını giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının A.3.5 maddesi, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun 6/A maddesi, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından düzenlenen DASK poliçesinin 16.04.2019-2020 vadeli olduğu ve davaya konu zararın 24.01.2020 tarihinde gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan ... kararının ONANMASINA, 6305 sayılı Doğal Afet Sigortaları Kanunu'nun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı ... (DASK) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.