Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16913 E. 2023/7180 K.

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16913
Karar No
2023/7180
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/834 E., 2020/469 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve tüm davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen ek karar ile maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili, 04.11.2021 tarihli ek karar ise davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...Ş.'ye zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, Batman Belediyesi Başkanlığı adına kayıtlı, Gençoğulları Ltd. Şti.'nin işleteni olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın 26.09.2011 tarihinde %100 kusurlu olarak davacıların desteği ......ye çarpmak suretiyle ölümüne neden olduğunu, yapılan başvuru sonucu ..., ..., ... ve ... için 9.294,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile davacıların zararının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacılar ... ve ... için 500,00'er TL maddi tazminatın tüm davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, davacılar ... ve ... için 7.500,00'er TL, diğer davacıların her biri için 5.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 24.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda aleyhe olan hususları kabul etmemek kaydıyla maddi tazminat talebini ... için 6.158,16 TL, ... için 8.698,82 TL olmak üzere talebini toplam 14.856,98 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP 1. Davalı ... Başşkanlığı vekili cevap dilekeçsinde; ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğunu, davacıların maddi zararlarından bu sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin 9.294,00 TL ödeme yaptığını, davacıların tazminatları alırken diğer sorumlulara karşı hak talebinde bulunmayacaklarına dair ibraname imzaladıklarını, talep olunan manevi zarar miktarının fahiş olduğunu belirterek ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur oranı konusunda rapor alınmasını ve neticede davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı müvekkili şirkete müracaat edilerek ihbarda bulunduğunu, aktüer hesabı yapıldığını, poliçede yazılı sakatlanma ve ölümlerde geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmadığını, davacılar yönünden hesaplanan 9.294,00 TL zararlarının 28.11.2012 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirketin bakiye sorumluluğunun 190.706,00 TL kaldığını, kusur ve zarar konusunda konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılmasını, davacıların avans faizi istemlerinin yasal olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalı ... 06.06.2013 tarihli duruşmada; açılan davayı kabul etmediğini, aracı kendisinin kullandığını, aracın belediyeye ait olduğunu, kaza tarihinde Gencoğulları Ltd. Şti. adına şoför olarak çalışmakta olduğunu, ilaçlama işinin belediye tarafından bu çalıştığı şirkete verildiğini, kazada kusurunun olmadığını beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.06.2015 tarihli ve 2012/587 Esas - 2015/219 Karar sayılı kararıyla; iki taraflı gerçekleşen kazada, davalı ... şirketinin sigortalısının %75 ve müteveffanın ise %25 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, kusur oranları dikkate alınarak dosyada alınan aktüer raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat açısından; davacı ... için 6.158,16 TL, davacı ... için 8.698,82 TL maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat açısından; davacı ... ve ... açısından her birine 5.000,00'er TL, her bir çocuk için 4.000,00'er TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın, sigorta şirketi dışındaki davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraflar temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince 2015/13999 Esas-2018/7221 Karar sayılı 16.07.2018 tarihli kararı ile; davacıların tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dosyada alınan kusur raporunun kazanın oluşuna uygun olduğu ve hükmedilen manevi hak ve nesafet kuralları içerisinde belirlendiği, ancak tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla tarafların davet edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda desteğin 27 yaşında evleneceği kabulünün hatalı olduğu, 27 yaşına kadar anne babaya %50 pay ayrılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda desteğin 27 yaşında evlenmesi kabul edilmiş ise de Yargıtay uygulamalarına göre 18 yaşında gelir elde etmeye başlayan desteğin askere gideceği, askerlik görevini tamamladıktan sonra 2 yıl içinde evleneceği ve bir yıl sonra bir çocuğu daha sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5 er pay verilerek alınarak aktüer raporuna göre, maddi tazminat yönünden; açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 5.842,64 TL maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için HMK 26 maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak 8.698,82 TL maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına, manevi tazminat yönünden; açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... ve ... açısından her birine 5.000,00'er TL, her bir çocuk için 4.000,00'er TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın, sigorta şirketi dışındaki davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. C. Mahkemece Verilen Ek Karar Mahkemenin 12.11.2021 tarihli ek kararı ile; davacılar vekili tarafından sunulan 02.12.2020 tarihli dilekçe ve davacı asiller tarafından sunulan 24.03.2021 tarihli dilekçe ile maddi tazminat taleplerinden feragat ettikleri gerekçesiyle maddi tazminat yönünden açılan davanın feragat dolayısıyla reddine, manevi tazminat yönünden daha evvel karar verildiğinden ve manevi tazminata ilişkin yeni talep olmadığından bu hususta ek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen asıl kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili ve ek karara karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, yargılamanın çok uzun sürdüğü, AHİM kararları gereği adil yargılanma hakkı ve davanın makul bir sürede görülmesini isteme hakkının zedelendiği, ilaveten ek karara karşı ise sigorta şirketi ile imzalanan ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belgede "... Sigorta A.Ş. ödemeyi takiben davadan feragat sebebi ile doğacak karşı avukatlık ücretinden feragat ettiğini peşinen kabul etmiş sayılır."şeklinde ibarenin mevcut olduğu, bu husus mahkemece değerlendirilmeden davalı ... ve Belediye Başkanlığı lehine feragat nedeniyle reddedilen maddi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen kararın kendileri lehine bozulmuş olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılar lehine hesap yapıldığı kazanılmış haklarının ihlal edildiği, davacıların maddi tazminata ilişkin haklarını aldıkları sigorta şirketine ibraname verdikleri, geriye kalan haklarından feragat ettiklerinden bu nedenle davanın reddi gerektiği ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların maliki, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 26.09.2011 tarihli ve çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddesi, 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalı ... vekilinin asıl karara karşı tüm temyiz itirazlarının reddi ile davacı vekilinin ek karara karşı aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz aşamasında davacı asıllar dosya temyiz incelemesine gönderildikten sonra 24.03.2021 tarihli dilekçe ile davalı ... ile yaptıkları anlaşma uyarınca maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiş, davalı ...Ş. dava konusu olay ve poliçe sebebiyle tazmini gereken maddi zarar konusunda karşılıklı olarak imzalanan ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belge ile sulhen mutabakata varıldığını bildirmiştir. Mahkemece 04.11.2021 tarihli ek karar ile; maddi tazminat yönünden açılan davanın feragat dolayısıyla reddine, reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendilerini vekille temsil eden davalılar ... Sigorta A.Ş. ve Batman Belediyesi Başkanlığına verilmesine karar verilmiştir. Davacılar ile davalı ... arasında imzalanan 19.11.2020 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belgede “... Sigorta A.Ş. ödemeyi takiben davadan feragat sebebi ile doğacak karşı avukatlık ücretinden feragat ettiğini peşinen kabul etmiş sayılır." ibaresi mevcuttur. Mahkemece taraflar arasında imzalanan ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belge gözetilerek taraflar arasındaki anlaşma gereğince reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca 04.11.2021 tarihli ek kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... ve davacılar vekilinin asıl karara ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazının kabulü ile 04.11.2021 tarihli ek kararın davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 5 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine, "5-Taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince reddedilen maddi tazminat yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ibarelerini yazılmasına ek kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı kalan onama harcının temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16913, K. 2023/7180, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16913-e-2023-7180-k-6b41fbf1e544