Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16429 E. 2024/12942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16429
Karar No
2024/12942
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/818-2022/811 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 17.11.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu bu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 17.05.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 125.398,17 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının %8 oranındaki maluliyeti ve davalının %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 125.398,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun mevuzata uygun düzenlendiği, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli bulunduğu, davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketinin poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, kusur raporu alınması, hesaplama yapılırken teknik faiz uygulanması ve davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” düzenlenmesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan hükümlere göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve kanunen yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.... olduğu, davacının ise araçta yolcu olarak bulunduğu iddia edilerek davacının kaza nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik zararı yönünden davalı ... şirketinden tazminat talebinde bulunulduğu, ancak kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davacının sürücü konumunda olduğunun belirtildiği ve şerit ihlali nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, dava dışı karşı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacı, davaya konu kaza sırasında davalıya sigortalı aracı kullanan kişi olup kazanın meydana gelmesinde tam kusurludur. Bu durumda; eldeki davada davacı, aynı zamanda davalıya sigortalı aracın sürücüsü olduğundan, davalı ... karşısında üçüncü kişi olarak kabul edilemez. Bir başka deyişle sürücü davacının, işletenin sorumluluğunu üstlenen davalı ... şirketinden tazminat talebinde bulunması hukuken mümkün değildir. Zira ZMS sigortacısı, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına almaktadır. Davacı sürücünün %100 kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davalı ... şirketinin, davacıya karşı tazminat yükümlülüğünün olmadığı gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,12.12.2024 tarihinde tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve davacının yolcusu olduğunu iddia ettiği aracın çift taraflı trafik kazası yaptığı ve davacının yaralanıp malul kaldığı iddiasıyla davalıdan tazminat talep edilmiş, Hakem Heyetleri tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, sayın çoğunluk tarafından davacının sigortalı aracın sürücüsü olduğunun kaza tespit tutanağı ile saptandığı ve davacının zarar gören 3.kişi olarak kabul edilemeyeceği, sürücüsü olduğu aracın trafik sigortacısından tazminat talep edemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 maddesinin 1 fıkrasında "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme gereği, haksız fiil sonucu zarar gördüğünü iddia eden davacı tarafın zararı (somut olayda yolcu olduğu aracın yaptığı kazanın gerçekleşmesiyle yaralandığını) ve zarar verenin kusurlu eylemini (kendisinin sürücü olmadığını) ispat yükü altında olduğu açıktır. Kanun gereği ispat yükü altında olan tarafa bu ispat yükünü yerine getirmesi için gerekli imkanların sağlanması ise Anayasal koruma altında olan hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının gereğidir. Somut olayda; kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün davacı olduğu saptanmış olmakla birlikte, olaya ilişkin yürütülen ceza soruşturması kapsamında alınan ifadelerde ve savcılığın kovuşturmaya dair kararında davacının araçta yolcu olduğu bilgisi yer almaktadır. Tutanak ile diğer resmi belgeler arasında açık çelişki bulunduğu, kaza tespit tutanağının aksi ispat edilebilen resmi belge olduğu da gözetildiğinde davacının araç sürücüsü mü yoksa yolcu mu olduğunu ispat hakkının korunmasını sağlayacak biçimde karar verilmesinin zorunlu olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; kazada malul kaldığı iddiası ile tazminat talep eden davacının zararından davalı trafik sigortacısının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi bakımından ispat yükü üzerinde olan davacıya kaza anında araçta yolcu olduğunu ispata yarar delillerini sunma (tanıklarını dinletme vs) ve ispat hakkı tanınmadan dosya üzerinden verilecek kararın, adil yargılanma hakkına aykırı olacağı da gözetilmek suretiyle, belirtilen tüm bu işlemlerin genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilebilmesini teminen, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun farklı gerekçeye dayanan bozma kararına katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16429, K. 2024/12942, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16429-e-2024-12942-k-b2ba81914c72