Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16423 E. 2024/2549 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16423
- Karar No
- 2024/2549
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/442 E., 2022/496 K. DAVA TARİHİ : 10.05.2012 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.10.2011 ve 09.11.2011 tarihlerinde meydana gelen depremler nedeni ile 12.03.2011-12.03.2012 tarihlerini kapsayan "x-işyerim sigorta poliçesi" ile davalı sigortalı şirketine sigortalı toplam 258 iş yerinin hasar gördüğünü, hasar ödemesi için davalı ... şirketine yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını, dava konusu iş yerlerinin mevcut hasarlarının tespitinin yapılması için Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak hasar tespitini yaptırdıklarını, hasarın ortalama 2.500.000,00 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.500,00 TL'nin depremin gerçekleştiği tarih olan 23.10.2011 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 10.08.2015 havale, 20.08.2015 harç tarihli dilekçesi ile dava değerini 4.794.667,10 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; poliçenin değerinin 10.900.000,00 TL olduğunu, poliçeye göre deprem teminatı yönünden sigorta bedelinin %20'lik kısmı sigortalı üzerinden kalmak kaydıyla müşterek sigorta uygulanacağı ve her bir hasarda sigortacının sorumluluğu üzerinden %5 tenzili muafiyet uygulanacağını, başvuru üzerine oluşturulan hasar dosyasında yapılan ekspertiz neticesinde düzenlenen rapor uyarınca hasar genel tutarının 1.049.125,00 TL, koasürans miktarının 209.825,00 TL, muafiyetin 403.000,00 TL olması nedeni ile ödenebilir tutarı 435.700,00 TL olarak tespit ettiklerini, bu ücretin sigortalıya bildirilmesine rağmen sigortalının bugüne kadar bu ödemeyi kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.01.2016 tarihli ve 2012/218 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 2.113.517,69 TL'nin 17.01.2012 tarihinden işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/208 Esas, 2021/713Karar sayılı kararı ile; "Somut olayda, depremlerin 23.10.2011 ve 09.11.2011 tarihlerinde meydana geldiği, buna göre 5 günlük ihbar süresi de eklendiğinde 2 yıllık süre 15.11.2013 tarihinde dolmuş olup işbu davadaki ıslahın ise, 10.08.2015 havale tarihli dilekçe ile 20.08.2015 tarihinde yatırılan harç ile yapıldığı, mahkemece, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 133 üncü maddesinde zamanaşımını kesen sebepler açıkça belirtilmiş olup davacı sigortalının ihtarname (17.01.2012 tarih ve 0554 yevmiye numaralı) göndermesi, davalı ... tarafından ödenebilir ücretin 435.700,00 TL olarak tespit ettiklerini, bu ücretin sigortalıya bildirilmesine rağmen sigortalının bugüne kadar bu ödemeyi kabul etmediği yönündeki savunmaları, davalı ... şirketinin davacıyı oyalamaya yönelik bir tutum sergileyip sergilemediği, davacı tarafından açılan hasar tespit davalarının zamanaşımını kesip kesmeyeceği, dava konusu olayda zamanaşımını kesen sebeplerin bulunup bulunmadığı, buna göre ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı göz önünde bulundurularak ıslah edilen kısım yönünden davalı tarafın süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def’i değerlendirilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı oduğu; davacı tarafa ödenecek tazminat hususunda bilirkişi raporlarında varılan sonuç tazminat farklı olduğu gibi raporlardaki hesap yöntemlerinin de farklı olduğu, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, bu durumda mahkemece, eksik sigorta oranı, muafiyet tenzili oranı, müşterek sigorta oranının hangi bedel üzerinden (gerçek zarar veya sigorta bedeli) hangi sıralama ile uygulanacağının dava konusu poliçede yazan klozlara, dava ve riziko tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın ve Yangın Sigortası Genel Şartlarının ilgili maddelerine göre tespit edilerek daha önce alınan tüm bilirkişi raporlarını da irdeleyen raporlar arasındaki çelişkiyi gideren sigorta hukukçusu uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak tüm deliller değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği " gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.05.2022 tarihli ve 2021/442 Esas, 2022/496 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 2.379.080,63 TL'nin 17.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, mahkemenin raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeyerek son bilirkişi raporu doğrultusunda karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu iş yerlerinin zararının 2011 yılına göre hesaplandığını, hesaplanan tutarların davacıya ait iş yerlerinin mevcut zararını karşılamasının mümkün olmadığını, olayın üzerinden 11 yıl geçmiş olduğunu, 11 yıl önceki ekonomik koşullar ile günümüzdeki ekonomik koşulların aynı olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hatalı ve fahiş hesaplamalar içeren bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, davalı ... şirketinin sorumluluğunun hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde belirlenebilmesi için hasar miktarı ve eksik sigorta oranının doğru tespit edilmesi, tespit edilen hasar miktarına önce eksik sigorta uygulanması, ardından müşterek sigorta uygulanarak hasar miktarı tespit edilmesi, tespit edilen tutardan muafiyet düşülmesi ve hasar tutarından kıymet kazanma tenzili yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda ise sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın ağır değil orta hasarlı olduğu ve yıpranma payının yüksek olduğunun göz önünde tutulması gerekirken eskime payının eksik hesaplanması sebebiyle fahiş tutarda hasar bedelinin ortaya çıktığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen yargılama harçlarının tamamından davalının sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, faiz türü ve başlangıcının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından İşyerim Sigorta Poliçesi ile deprem bina teminatı ile teminat altına alınan davacı kooperatifin işlettiği 258 adet iş yerinde deprem nedeniyle meydana gelen hasar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 128 inci maddesinin birinci fıkrası ve 133 üncü maddesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1268, 1288, 1292 ve 1299 uncu maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.