Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16401 E. 2023/2357 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16401
- Karar No
- 2023/2357
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/199 E., 2022/227 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl ve birleşen davada davalı ...’in sürücü, davalı ...’ın ise araç komutanı olarak sevk ve idarelerindeki askeri araçla, bir askerin ölümüne sebebiyet verdiklerini, ölenin yakınlarının açtığı dava sonucunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatların, davacı kurum tarafından ödendiğini belirterek davacının üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatın rücuen davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin araç komutanı olması nedeniyle gerçekleşen kazada sorumluluğunun bulunmadığını, süresinde ödeme yapılmaması sebebiyle işleyen faizler ve masrafların talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2019 tarihli ve 2019/1282 Esas, 2019/3250 Karar sayılı kararıyla; kazanın oluşumunda araç sürücüsü ... 'in %75, araç komutanı olan ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu, dava dışı askerin araçta yolcu olduğu, kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğine ilişkin herhangi bir iddia ve kanıtın dosyada bulunmadığı, davacı kurumun davalıların kusurları nedeniyle ölenin yakınlarına ödemek zorunda kaldığı tazminatla ilgili olarak zararın oluşumuna sebebiyet veren davalılara rücu hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2019 tarihli ve 2019/1282 Esas, 2019/3250 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz; rücuda teselsül olmayacağından, davalıların olayın meydana gelmesindeki kusur oranları belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, icra giderleri ile hükmün kesinleşmesinden sonra işlemiş olan faize ilişkin istek bölümünün hesaplanıp reddine karar verilmesi gerektiği, davalının Anayasa’nın 72. İnci maddesi gereği, ... olan askerlik görevi sırasında kusuru ile zarara yol açtığı, hizmetin karşılığında ücret almaması ve bu hizmetin anayasal bir görev niteliğinde olması nedeniyle, tazminatın tamamından sorumlu tutulmayıp tazminattan belirli bir indirim yapılması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, 02.06.2022 tarihli ve 2021/199 Esas, 2022/227 Karar sayılı kararında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda %40 oranında hakkaniyet indirimi uygulayarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararı temyiz etmeyen davalı ... açısından hükmün kesinleşmesine rağmen bu hususun gözetilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalıların kusurları oranında sorumlu oldukları tutarların belirlenmesinin hatalı olduğunu, hakkaniyet indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; vatani görevini yaparken şehit düşen askerin yakınlarına ödediği tazminatın müvekkilinden talep edilmesinin hatalı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, ihbar edilmeyen davadan kaynaklanan tazminattan sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, askerlik hizmeti sırasında trafik kazası sonucu vefat eden Piyade Onbaşı ...'ün yakınlarına davacı idarece ödenen tazminatın davalılardan rücuen tazmin istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6098 sayılı TBK’nın 51 ve 52 inci maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği göz önüne alınmaksızın davalılar yararına hakkaniyet indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı yararına BK 43 (TBK 51) uyarınca hakkaniyet indirimi uygulanması yerinde ise de, davalının olayın gerçekleştiği tarihte çalışma koşullarının ağırlığı ve olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında davalının kusuruna isabet eden tazminat miktarı üzerinden yapılan hakkaniyet indirimi oranının az olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre daha üst düzeyde hakkaniyet indirimi yapılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekili ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulü ile 104.361,61 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline dair kararın birleşen davada davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce "rücuda teselsül olmayacağından, davalıların olayın meydana gelmesindeki kusur oranları belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği "belirtilerek verilen bozma kararı sonrasında mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile 26.090,40 TL'nin davalı ...'tan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 42.138,73 TL'nin davalı ...'den tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen davanın kabulü ile 104.361,61 TL'nin tahsili yönündeki kararı temyiz etmeyen davalı ... bakımından verilen hükmün kesinleştiği gözetilmeden, adı geçen davalı bakımından 26.090,40 TL'nin tahsili yönünde karar verilmesi davacının usuli kazanılmış hakkını ihlal ettiğinden kararın bu yönden de bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun (1) numaralı bentteki temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyorum.