Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16310 E. 2024/12835 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16310
- Karar No
- 2024/12835
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/860 E., 2022/851 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve % 15 oranında malul kaldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2020.E.70102 sayılı başvuru dosyasında davacının % 80 kusuru esas alınarak tazminata hükmedildiğini, bu karardan sonra İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/293 esas sayılı dava dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacının ise tali kusurlu olduğunun belirlendiğini ve raporun kesinleştiğini, davacının maluliyeti ve sonrasında değişen kusur oranlarına göre yapılan ödemenin fahiş derecede eksik olduğunu, teminat limitleri doğrultusunda davalı ... şirketine yapılan başvuruya talepleri karşılar nitelikte bir cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca sürekli iş göremezlik zararı farkına ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında talebini yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacıya 07.12.2020 tarihinde yapılan 19.000,00 TL ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davacının kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile ilgili illiyeti hakkında rapor alınması gerektiğini, taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini ve uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup ticari iş söz konusu olmadığından avans faizi isteminin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/293 esas ve 2021/308 karar sayılı dava dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacı motorsiklet sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında kusuru, davacının % 15 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği, bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 168.281,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2020.E.70102 sayılı başvuru dosyasında verilen kararın farklı bir kusur oranına göre verildiği, ancak devam eden ceza yargılamasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda kusur oranlarının değiştiğinin anlaşıldığı, dosyanın esası hakkında sonradan meydana gelen önemli derecedeki değişiklik gözetildiğinde başvuranın yeni kusur oranına göre yeniden tahkim yargılamasına başvurmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, dosyada mevcut maluliyet raporu, kusur raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasını gerektirir somut bir neden bulunmadığı ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2020.E.70102 sayılı başvuru dosyasında davacı lehine tazminata hükmedildiğini, davacıya ödeme yapılarak davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü amirdir. Yine 6100 sayılı HMK’nın kesin hükmü düzenleyen 303. maddesinde “(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir..." hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı kanuna göre kesin hüküm itirazı dava şartlarındandır. (m.114/1-i) Somut olayda; iş bu davadan önce aynı olaya ilişkin davalı aleyhine aynı taleple Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2020.E.70102 sayılı başvuru dosyasında tazminata hükmedildiği, eldeki başvuru dosyasında ise ceza dosyasında alınan kusur raporu ile kusur oranlarının değiştiğinden bahisle yeniden başvuruda bulunulduğu ve davacı lehine tazminata hükmedildiği, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2020.E.70102 sayılı başvuru dosyasında verilen kararın iş bu dosya yönünden kesin hüküm teşkil ettiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartlarından olduğuna göre bu durumda HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.