Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16085 E. 2023/6576 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16085
Karar No
2023/6576
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/46 - 2021/3 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 22.06.2022 tarihli ve 2021/14750 Esas, 2022/9253 Karar sayılı ilamıyla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bu kez davalı ... vekili tarafından maddi hatanın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dairece temyiz dilekçesinin süre nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; kararın 16.02.2021 tarihinde davalı ... vekiline tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin 03.03.2021 tarihinde gönderildiği bu haliyle temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; maddi hatanın düzeltilmesi talebi kabul edilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. I. DAVA Davacı vekili; davalı ...'ye ait, davalı ... idaresindeki aracın davacıya çarpması sonucu davacının iş gücü kaybına uğradığını, kazada davalı sürücü ...'un tam kusurlu bulunduğunu belirterek 2.000,00 TL maddi tazminatın 21.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın 21.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı aleyhine talebin ve yargılama giderlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2015 tarihli, 2012/313 Esas 2015/238 karar nolu kararı ile davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 TL maddi tazminatın 21.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 4.000,00 TL manevi tazminatın 21.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'den tahsili karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 13.09.2018 tarihli ve 2015/15607 Esas, 2018/7755 Karar sayılı kararı ile; "Somut olayda maluliyetin belirlenmesine yönelik ATK raporu incelendiğinde; davacının %46.2 oranında malul kaldığı, geçici iş göremezlik döneminin 24 ay olarak belirlendiği belirtilmiştir. Rapor içeriğine göre davacının maluliyetinin olduğu sabittir. İçeriğe göre psödoartrozun maluliyete ne kadar etki ettiği, gerektiğinde film ve grafiler çekilerek maluliyet oranının belirlenmesi için tekrar rapor alınması ve sonucuna göre tazminat hesaplanması gerekirken davacının maluliyetinin geçici olduğu kabul edilerek daimi iş göremezlik için tazminat hesaplaması yapılmaması doğru görülmemiştir. 1982 T.C. Anayasa'sının 26. ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27.maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Yine HMK'nin 280.maddesi hükmüne göre "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir." Bilirkişi rapor örneğinin taraflarca okunup değerlendirilebilmesi, varsa itirazlarını dile getirebilmeleri ya da belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin amacıyla veya yeni bilirkişi incelemesini talep edebilmeleri için taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu öngörülmüştür. Somut olayda mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporu davalı ... vekiline tebliğ edilmeden, rapora itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden Anayasa ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak davalı aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de; ... yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek ... Yönetmeliğinin 9, 14 ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren Güvence Hesabının temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise Güvence Hesabının temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada, bozma sonrası davacının maluliyetine ilişkin olarak yeniden rapor aldırılması sonucu Süleyman Demirel Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan bilirkişi kurulu raporunda davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik gereğince kişinin iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bu süreçte %100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayıldığının ve %46,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybının bulunduğu, raporun bozma ilamında belirtilen eksikliği tamamlar mahiyette ve denetime elverişli olduğu, aktüer bilirkişi raporunda davacının geçici iş gücü kaybından kaynaklanan zararının 3.654,31 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının 67.896,74 TL olduğunu belirtmiş olduğu, davacı tarafın her ne kadar davayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107/2 maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açtıklarını beyan etse de dava dilekçesi içeriğinin incelenmesinde davanın kısmi dava olarak açıldığının anlaşıldığı, kazanın 21.08.2011 tarihinde meydana geldiği, davacının zararını Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun maluliyet raporuyla 22.04.2014 tarihli duruşmada öğrendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesinin 1 inci fıkrasındaki 2 yıl ve aynı maddenin 2 nci fıkrasındaki 10 yıllık süre geçmeden tazminat miktarını ıslah dilekçesiyle artırdığından davalı tarafın ıslaha karşı zamanaşımı definin reddi ile 3.654,31 TL geçici, 67.896,74 TL sürekli işgöremezlik olmak üzere toplam 71.551,05 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 21.08.2011 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Hesabının sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli güvence limiti ile sınırlı tutulması gerektiği belirtilerek; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 3.654,31 TL geçici, 67.896,74 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 71.551,05 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 21.08.2011 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Hesabının sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli güvence limiti ile sınırlı tutulmasına, 4.000,00 TL manevi tazminatın 21.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağını, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, kaza tarihinde 67 yaşında olan davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesiyle davacının zenginleştiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43, 44 ve 46 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davacının maluliyetini son alınan 08.10.2019 tarihli maluliyet raporu ile öğrendiğinin anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Dairemizin 22.06.2022 tarihli ve 2021/14750 Esas, 2022/9253 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16085, K. 2023/6576, T. 17.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16085-e-2023-6576-k-007cb6724855