Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16007 E. 2023/7218 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16007
Karar No
2023/7218
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/İHK-6521 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne/ İtirazın reddine SAYISI : K-2020/99210

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı DASK vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

... kararı davalı DASK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya DASK Poliçesi ile sigortalı olan müvekkiline ait konutun 24.01.2020 tarihinde gerçekleşen Sivrice-Elazığ depremi nedeniyle hasarlandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 64.080,00 TL taşınmaz bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı DASK vekili cevap dilekçesinde; ekspertiz incelemesi neticesinde taşınmaz ortak alanında ve konut alanında deprem nedeniyle kısmi hasarların tespit edildiğini ve ortak alan hasar payının da hesaplanarak, muafiyet düşümü de yapıldıktan sonra davacıya ödeme yapıldığını, başka bir sorumluluklarının kalmadığını, avans faizi talebinin yasal olmadığını, temerrüde düşmediklerini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.

III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre; ekli evrak ve belgelerin incelenmesinde uyuşmazlığa konu taşınmazın, poliçe vadesi itibari ile DASK Poliçe teminatı kapsamında olacağı, ancak ekli evrak ve belgeler nezdinde devam eden çalışmalarda yapının kesin olarak deprem nedeniyle hasar gördüğüne dair net bir ibarenin bulunmadığı, video kaydı görüntülerinde yapının yıkım işlemlerinin gerçekleştirilmiş olduğu ancak yıkım işleminin yapının deprem nedeniyle ağır hasar gördüğüne kanıt olarak kabul edilmesinin uygun olmayacağı, taşınmazın deprem nedeni ile hasar gördüğüne dair Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından düzenlenen hasar tespit raporları, varsa yıkım kararlarının temininin sağlanması, eksik evrakların temini akabinde değerlendirme yapılmasının uygun olduğu, riskli yapı kapsamındaki taşınmaz bedeli hsaarının %2 DASK muafiyeti kesintisi ile daha önce yapılan ödemenin dikkate alınması neticesinde 60.822,58 TL hasar bedelinin DASK' dan alınarak davacıya verilmesine, taraf ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine yönelik davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetin'in yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı DASK vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı DASK vekili itiraz dilekçesinde; Yargıtay içtihatlarına uygun heyet halinde bilirkişilerden keşif yapılarak rapor alınması gerekirken dosya üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bu heyette üniversitelerin jeoloji mühendisliği bölümünden seçilecek konusunda uzman, akademik kariyere haiz bilirkişilerin bulunması gerektiğini ve raporda rizokonun yapının yapım eksikliğinden mi yoksa depremden mi meydana geldiğinin saptanması gerektiğini, muafiyet tutarının hasar tutarından değil, sigorta bedelinden karşılanması gerektiğini, meydana gelen depremde taşıyıcı kolonları hasarlanmamış ve rizokodan önceki haline onarımla getirilmesi mümkün olduğu teknik açıdan belirlenmiş hasarların bulunduğu bir binada, binanın yapısal durumu da dikkate alınarak yeni mevzuat gereği afet dönüşüm kapsamına alınarak verilmiş yıkım kararı sonucu oluşan zarar ile deprem sonucu doğrudan meydana gelen hasarlar arasında nedensellik ilişkisinin bulunmadığını, binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeni ile yıkılıp yapılmasının yasal olarak iyileştirme olup zorunlu deprem sigortası kapsamında olmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı DASK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı DASK vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay içtihatlarına uygun heyet halinde bilirkişilerden keşif yapılarak rapor alınması gerekirken dosya üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu ile eksper raporu arasındaki farklılık ve çelişki giderilmeden hüküm kurulmaması gerektiğini, binanın yıkılmasına karar veren kamu otoritesinin yalnızca yıkıma karar verdiğini, binanın deprem öncesi durumu ile deprem sonrası durumu arasındaki deprem güvenliği farklılığına ilişkin bir değerlendirme yapmadığını, binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeni ile yıkılıp yapılmasının yasal olarak iyileştirme olduğunu, bu durumun DASK kapsamında olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait davalıya zorunlu deprem sigortası ile sigortalı konutta deprem nedeniyle taşınmaz bedeli talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme 1.Davacı taraf, söz konusu hasarın depremden kaynaklandığını ve poliçe teminatı kapsamı içinde olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise zararın depremden değil binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluştuğunu savunmuş, mahkemece eksper bilirkişiden rapor alınmış, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeleri esas alarak raporunu düzenlemiş olup rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.

Uyuşmazlık konusu hususlar ve hasar bedelinin belirlenmesi özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği halde HMK'nın 266 ncı maddeleri göre dosya kapsamında teknik bilirkişi raporuna rastlanmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. O halde iddia ve savunmaların karşılanması için hüküm kurmaya ve denetime olanak sağlayacak şekilde jeoloji mühendisi-inşaat mühendisi ve sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi heyetinden hasarın depremden kaynaklı olup olmadığı, depremden kaynaklı ise gerçek zararın tespiti hususunda rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

2. Bozma nedenine göre davalı DASK vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı DASK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı DASK vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16007, K. 2023/7218, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16007-e-2023-7218-k-a173fa962ca2