Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15811 E. 2024/11969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15811
- Karar No
- 2024/11969
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/954 D.İş - 2022/953 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-47518 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/175912 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.06.2019 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması şeklinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacının maluliyetinin oluştuğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri olarak 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 147.140,99 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kabulü ile davanın kabulüne, 141.663,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.983,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.493,89 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 147.140,99 TL’nin 11.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın oluşumunun ispat edilmediğini, başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışında olduğunu, başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu olacaklarını, kusuru kabul etmediklerini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamayacağı gibi hâkim, raporu serbestçe takdir edecektir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının yaya olduğu anlaşılmakla, İtiraz Hakem Heyetince “başvuru dosyası içinde başvuru sahibinin yaralandığı trafik kazanın oluş şekli hakkında kusur tespitinin yapılabilmesine elverişli hiçbir delil bulunmadığından, yargı kararları doğrultusunda başvuru sahibi yaya ile plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün eşit kusurlu (%50-%50) kabul edilerek sonuca gidilmesi gerektiği” gerekçesiyle kusur konusunda kapsamlı bir değerlendirme yapılmadan karar verildiği ve davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği görülmektedir. Açıklanan nedenlerle; teknik üniversitelerin ilgili bölümlerinde görevli öğretim görevlilerinden oluşan konusunda uzman bilirkişi heyetinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden, dosya kapsamı ve saptanan olay yeri özellikleri ile ifadeler dikkate alınarak, kazada tarafların kusuru hususunda gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan; sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.