Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15692 E. 2023/9153 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15692
- Karar No
- 2023/9153
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/259 Esas - 2022/265 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı ... vekili, dahili davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...' nin kullandığı, davalı ...'ye ait, davalı ... Türk Sigorta Şirketince sigortalanmış olan yolcu minibüsü ile 24.02.2008 günü yol kenarında beklemekte olan davacı ...'a çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, davalı ...'nin olay nedeniyle Kartal 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanarak hapis cezasına mahkum edildiğini, kaza sonucu müvekkili ...'ın kafasında kırık oluştuğunu, 15 gün yoğum bakım ünitesinde kaldığını, evin normal işlerini yerine getiremediğinden evin temizliği ve bakımı için aylık 900,00 TL karşılığında hizmetli tutulduğunu, söz konusu kaza nedeniyle müvekkillerinin üzüntü ve elem yaşadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 75.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi, Esma'nın eşi ... ... için 50.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi, babası ... için 15.000,00 TL manevi, kayınvalidesi ... için 5.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 165.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 08.12.2015 tarihli dilekçesiyle davacı Fadime yönünden açılan davayı atiye bıraktıklarını belirterek davacı ... için maddi tazminat talebini rapor uyarınca 71.276,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazayı yapan minibüsün sahibi olduğunu, kazayı yapan sürücü ...'nin müvekkilinin çalışanı olmadığını, asıl sürücünün dinlenme günü olduğu için yedek sürücü ... Tatinli'nin de aniden hastalanan eşi ve çocuğunu doktora götürdüğü için aracı davalı ...'ye teslim ettiğini, manevi tazminatın haksız fiile maruz kalan kişi için istenebileceğini, eş ve baba için talep edilen manevi tazminatın hukuki dayanağının bulunmadığını, hem davacı ..., hem de davacı ... ... için tedavi gideri talep edildiğini, mükerrer talep söz konusu olduğunu, hem tutulan bakıcı için, hemde davacı kayınvalide ... için bakım gideri talep edildiğini, burada da mükerrer talep söz konusu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... Türk Sigorta vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak poliçelerin mevcudiyetinin teminat tutarının tam ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini, davadan önce temerrüde düşülmediği için faizden sorumlu olmayacaklarını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.02.2016 tarihli, 2013/93 E.-2016/53 K. sayılı kararı ile; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 36.762,51 TL iş göremezlik zararı, 28.270,49 TL tedavi gideri ve 3.711,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 68.744,00 TL maddi tazminatın davalı ... Türk Sigorta A.Ş için dava tarihi olan 19.10.2009 tarihinden, diğer davalılar için olay tarihi olan 24.02.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacı ...'ın fazlaya ilişkin maddi tazminat talebi ile davacılar ... ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine, olayın özellikleri, yaralanmanın ağırlığı, tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları ve paranın alım gücü dikkate alınarak davacı ... için 30.000,00 TL, ... ... için 10.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.02.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, dahili dava yolu ile bir kimseye husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından davacıların SGK hakkındaki taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2019 gün ve 2016/8945 Esas-2019/4120 Karar sayılı ilamı ile; davacılar vekili, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, “...Yargılama sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken SGK Başkanlığı yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, davacının maluliyetinin derecesi, kusur oranları göz önünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen davacı ... için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olayla bağdaşmayan yüksek manevi tazminata hükmedilmesinin de uygun olmadığı..." gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma şekline göre davacılar vekilinin SGK yönü ile vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiş; dahili davalı SGK vekilinin karar düzeltme isteğinin Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2019/6675 Esas, 2021/615 Karar sayılı ilamı ile reddine karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ... için 36.762,51 TL iş göremezlik zararı, 28.270,49 TL tedavi gideri ve 3.711,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 68.744,00 TL maddi tazminatın davalı ... Türk Sigorta Şirketi için dava tarihi olan 19.10.2009 tarihinden, diğer davalılar için olay tarihi olan 24.02.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 2.532,00 TL'nin olay tarihi olan 24.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine, davacılar ... ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ... için 12.000,00 TL, ... ... için 10.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.02.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ile dahili davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ... için hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, haksız fiile maruz kalan kişi lehine hükmedilecek manevi tazminat miktarı ile yakınları lehine hükmedilecek manevi tazminat miktarı arasında hukuken göz önünde bulundurulması gereken ölçü/ oranın verilen kararla ortadan kaldırıldığını, İlk Derece Mahkemesince Yargıtay'ın bozma ilamına uyulduğunu, bu doğrultuda yeni bir hüküm kurulduğunu, ancak bozma dışında kalan kesinleşmiş hususlarla ilgili usul ve yasaya aykırı yeni kararlar verildiğini, 24.06.2022 tarihli ilamın 7. maddesinde, manevi tazminata hükmedildiğini, ancak ilamda, taktir edilen manevi tazminat için faiz başlangıç tarihinin belirtilmediğini, SGK yönünden bozma sonrası bu kez kabul kararı verildiğini, 23.06.2016 tarihli kararın aksine, ayrıca vekalet ücretine hükmedilmediğini belirtmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, temyiz başvurusuna konu kararda hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı belirlenirken yargısal içtihatlarla oluşmuş sınırlar kapsamında kalınmadığını ve objektif ölçülere göre belirleme yapılmadığını, davacının ekonomik ve sosyal durumunun dikkate alınmadığını, mülkiyeti davalıya ait aracın 24.02.2008 tarihinde müvekkilinin bilgi ve onayı olmaksızın, davalı ... sevk ve idaresindeyken davaya konu kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kusurunun söz konusu olmadığını, huzurda görülen davada davacı tarafından talep edilen tedavi giderleri, bakıcı ve yol giderleri alacağından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yasal düzenleme uyarınca da davacının geçirmiş olduğu kaza nedeni ile tedavi giderlerinden ...'nun sorumlu oluğunu, davayı kabul manasına gelmemek üzere bakıcı giderine hükmedilmesi halinde ise söz konusu davaya konu zararlandırıcı olay olan haksız fiil sonucu başkasının bakım ve yardımına muhtaç olunması nedeniyle maddi zarar kapsamındaki bakıcı ücretinin belirlenmesinde evli olan kısıtlı Hüsna Kantar'ın eşinin yardımından yararlanmasının Medeni Kanun'un 185. maddesindeki müzaharet (yardım) yükümünün bulunması ve yine davacının bu nedenle gelirinden pay ayırması gerekeceğinden hesap edilen bakıcı zararından BK 43-44 maddeleri (6098 s. BK 51-52) uyarınca indirim yapılması gerektiğini, cismani zarar sonucu oluşan maluliyet nedeniyle bakım ihtiyacının bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan ayrıntılı gerekçeli denetime elverişli bir rapor alınarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. 3. Dahili davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; davaya bakmakla görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7. maddesine eklenen ilk fıkrada; 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce ...’na müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, söz konusu kanun, yönetmelik ve genelge hükümleri çerçevesinde, trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri (tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderleri) Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında kurumca karşılanmakta olup; iş göremezlik, maddi-manevi tazminat ve bakıcı giderleri gibi kurumca karşılanmayan talepler için sigorta şirketlerinin sorumluluklarının devam ettiğini, davacının 24.02.2008 tarihinde geçirdiği trafik kazasıyla ilgili tedavi giderleri SUT kapsamında karşılandığından, kurum aleyhine hükmedilen 2.532,00 TL tedavi giderinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve SGK Başkanlığı kamu kurumu olduğu için harçtan muaf olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46/1 ve 47 nci maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci ve 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddeleri ile değişik 98 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili, davalı ... vekili ile dahili davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili, davalı ... vekili ile dahili davalı SGK Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalı ...'ye yükletilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca dahili davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.