Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15355 E. 2023/8831 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15355
- Karar No
- 2023/8831
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1215 E., 2022/1370 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmancık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/437 E., 2022/245 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davacıların desteğinin davalının kereste atölyesinde çatı işi yaparken elektrik akımına kapılarak öldüğünü, desteğin ölümü ile ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olduğunu açıklayıp belirsiz alacak davası olarak açtığı davada destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, davacıların desteğinin davalının işçisi olmadığını, iş yerinin çatısının bakım işini götürü usulü ile almış olup kendisinin iş veren konumunda olduğunu, yanında çalışan boyacıların da bizzat murisin çalışanları olduğunu, murisin ağır kusurlu olduğunu, her türlü tehlikeye karşı uyarılmasına ve her türlü ekipmana sahip olmasına rağmen kazanın meydana geldiğini, iş yerine YEDAŞ ile anlaşarak trafo kurdurduğunu, buradaki elektrik akımını istediği zaman kapatabildiğini, bu durumu da çalışanlara söylediğini, ayrıca murise kask takması gerektiğini ve elektriği hangi yöntemle keseceğini gösterdiğini, murisin çatıda elinde uzayıp kısalabilen 3.5 metrelik alüminyum boya fırça sapını yüksek gerilim hattına yaklaştırarak gerekli özeni göstermediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ BİRİNCİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 354.825,31 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 53.661,56 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. IV. BİRİNCİ İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili, murise yüklenecek kusur bulunmadığını, hesaplamada esas alınan gelirin hatalı olduğunu, desteğin kaza tarihindeki gelirinin 5.000,00 TL olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, muris ile davalı arasında işçi, işveren ilişkisi bulunmadığını, kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, trafonun malikinin davalı olmadığını, desteğin gelirinin hatalı hesaplandığını, manevi tazminat miktarlarının yüksek belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile, yerel mahkemece davalının % 75, müteveffanın % 25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinde ve bu kusur oranına yönelik hesaplamanın da yerel mahkemece benimsenerek bu kusur oranlarına göre yapılan değerlendirmeye göre hüküm kurulmuş olmasında herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı, kız çocuğu olan davacı ... için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulüne yönelik değerlendirme yapılarak hesaplama yapılmasında herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı, kaza sebebiyle rücuya bağlı bir gelir bağlanmadığının bildirilmiş olması sebebiyle, davalı vekilinin bu yöne temas eden istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, destek ...'in gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğunun kabulü ile, maddi tazminat hesabının buna göre yapılması gerekirken, destek ...'in asgari ücretin 275,00 TL daha fazlası gelir elde ettiğine yönelik değerlendirme ile mevcut şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, bu yöndeki davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde olduğundan kabulüne, davacı vekilinin hesaplamaya esas alınması gerekli müteveffanın aylık kazancının 5.000,00 TL olarak hesaplanması gerektiğine yönelik yerinde bulunmayan istinaf itirazının reddine, davacıların destek zararının belirlenmesi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınmak suretiyle hesap yapılması gerekirken, bundan zuhul ile PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınmak suretiyle hazırlanan rapora dayalı olarak hüküm kurulmasının yukarıda belirtilen yerleşik Yargıtay içtihatlarına, usule, yasaya aykırı olduğu, bu yöndeki davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde bulunduğundan kabulüne, davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığından reddine, buna karşılık, davacı vekilinin manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna yönelik istinaf itirazının yerinde bulunduğundan kabulüne ve davacılar yararına ayrı ayrı daha fazla miktarlarda manevi tazminatlara hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. V.İLK DERECE MAHKEMESİ İKİNCİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne davacı ... için 603.276,25 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 45.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 66.553,29 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 35.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. VI. İKİNCİ İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili, davalının tam kusurlu olduğunu, davalı tarafın murise hiçbir uyarıda bulunmadığını, hiçbir güvenlik önlemi almadığını, bina malikinin kusursuz sorumluluğu gereği de tazminat davasından sorumlu olduğunu, davalının aynı zamanda kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminattan sorumlu olduğundan tazminattan kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, desteğin kusurunun davacılara yansıtılmasının mümkün olmadığını, murisinin aylık gelirinin hesaplanan miktardan daha yüksek bulunduğunu, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2. Davalı vekili, davacıların murisinin kendi namına iş yaptığını, tüm raporların müvekkilinin işveren olduğu ihtimaline binaen düzenlendiğini, ölümün meydana gelmesine neden olan elektrik çarpması vakasında çarpmaya sebep trafonun niteliği ve aidiyetinin tespitinin yürürlüğe ve gerçeğe uygun olmadığını, müteveffanın her türlü ekipmana sahip olmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası müvekkilinin usuli kazanılmış haklarının korunmadığını, bu yöndeki itirazlarının da dikkate alınmadığını, davacı tarafın usuli olarak mümkün olmamasına rağmen ikinci kez talebinde artırım yaptığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Olayın iş kazası olmadığını, muris ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, kusur durumu irdelenirken davalının iş veren olarak kabulünün hatalı olduğunu, kusur incelemelerinin dayanağı YEDAŞ Osmancık İşletme Şefliğinin tutanağına dayanılarak yapıldığını, tutanakta trafonun davalıya ait özel trafo olduğunun belirtildiğini, dosyada bu yönde bir belge dayanak, keşif bulunmadığını, kazanın murisin, planlı ve ruhsatlı yapıda boyama yaparken açıktan geçen yüksek gerilim hattına fırça sapı ile temasıyla meydana geldiğini, olaya neden olan yüksek gerilim hattının TEİAŞ'ın mülkiyetinde olduğunu, trafoya ilişkin kayıt ve bilgilerin dahi elektrik idaresinden istenmediğini, trafonun malikinin davalı olmadığını, olayın trafoya giden ana hat yüksek gerilim hattında olduğunu, bu trafodan davalı dışında başka iş yerlerinin de elektrik almakta olduğunu, trafoya giden açık yüksek gerilim hattındaki akımı davalının açıp kapama yetki ve imkanı bulunmadığını, elektrik idaresinin yaşanan olay sonrasında bu hattı yer altına aldığını, bu hususun da elektrik idaresinin kendi kusurunu ikrar eder nitelikte olup aynı zamanda davalının ilgili hat üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisini de haiz olmadığını açıkça gösterdiğini, murisin ölümüne sebep olan olayda gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek gerçekleşen kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinin de göz önüne alınması gerektiğini, murisin her türlü ekipmana sahip olmasına ve davalı tarafından her türlü tehlikeye karşı uyarılmasına karşın dikkatsiz davranarak anılan kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu, olay yerinde keşif yapılmadığını, trafonun projesinin celp edilmediğini, tapuda veya kadastroda böyle bir yüksek gerilim trafosunun işli olup olmadığı, davalı lehine irtifak veya intifa ... olup olmadığının araştırılmadığını, davacı eşin evlenme ihtimalinin olay tarihi dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, kök raporda evlenme ihtimali % 5 belirlenmişken, ek raporda ise % 0 belirlendiğini, yargılamada kök hesap raporunda kullanılan PMF 1931 Yaşam Tablosuna davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmaması, davacı tarafın istinaf başvurusunun yalnızca müteveffanın geliri ile kusurun tespitine ilişkin olması, PMF 1931 Yaşam Tablosunun hesaba esas alınmasının istinaf konusu edilmemesi nedeniyle istinaf konusu edilmeyen hususların davacı taraf aleyhine ve davalı taraf lehine olarak kesinleştiğini, davalının usuli kazanılmış hakkının korunması gerektiğini, davacının dava değerini ikinci kez artırma yoluna gittiğini, davacının kaldırma kararı sonrası ikinci kez dava değerini artırmasının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, muris ile davalı arasında kurulan eser sözleşmesi kapsamında davalının zarardan sorumlu olmasına, davalının ceza yargılamasındaki beyanlarında YEDAŞ ile anlaşarak kendisine özel trafo yaptırdığını, bakımını yaptırdığını, elektriği kendisinin açıp kapattığını beyan etmesine, kusur oranlarının ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ve olayın oluş şekli ile uyumlu olmasına, geride kalan eşin yeniden evlenme ihtimalinin hesaplanmasında rapor tarihindeki yaşın esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması karşısında bedel artırım ve ıslah dilekçesi ile talebin artırılmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili, davalıya ait işin görülmesi sırasında gerçekleşen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece tazminat hesabına yönelik olarak alınan 02.04.2020 tarihli raporda desteğin gelirinin asgari ücretin 1.21 katı (asgari ücretten 275,00 TL daha fazla) olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış, buna göre davacı ...'in destekten yoksun kalma zararı 354.825,31 TL, davacı ...'in destekten yoksun kalma zararı 53.661,56 TL olarak belirlenmiş, anılan rapora karşı davacı tarafça itiraz edilmemiş, davalı tarafça itiraz edilmiş, mahkemece davalının itirazlarının reddine karar verilerek 18.11.2020 tarihli karar ile raporda belirlenen tazminat miktarlarının kabulüne karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, karar, tazminat hesabı yönünden davacının istinaf sebepleri reddedilerek davalının istinaf sebeplerinin kabulü ile ek rapor alınmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada Bölge Adliye Mahkemesince işaret edilen hususlarda ek rapor alınmış, alınan ek raporda ilk tazminat miktarlarından daha yüksek tazminat miktarları belirlenmiş, mahkemece de anılan rapor hükme esas alınarak yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemenin ilk hükmüne esas aldığı 02.04.2020 tarihli tazminat raporuna davacı tarafça itiraz edilmediği gibi davacı tarafın tazminat hesabına yönelik istinaf başvurusu da reddedilerek anılan rapor davacılar yönünden kesinleşmiştir. Mahkemenin ilk hükmüne karşı davalının tazminat hesabı yönünden istinaf başvurusu kabul edildiği ve davacı tarafça ilk hükme esas alınan 02.04.2020 tarihli tazminat raporuna itiraz edilmediği gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararından sonra kazanılmış haklara aykırı olacak şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemece 02.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarlarına hükmedilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Dosya kapsamında bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Raporunda desteğin sigortalı olduğu belirtilmiştir. Sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi amacıyla desteğin ölümü nedeniyle davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılmış ise bu ödemenin de hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumundan davacılara rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere de hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.