Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15225 E. 2023/828 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15225
Karar No
2023/828
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/212-2022/255 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında gölen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre,temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket nezdinde sigortalı bulunan işyerinin 18.05.2012 tarihindeki yağış nedeniyle cadde üzerindeki İSKİ rögarının tıkanması sonucunda pis suların sigortalı halı satış mağazasının WC giderinden geri tepmesi sonucu dükkan içerisinde yayılması neticesinde zarar meydana geldiğini, yapılan hasar ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen 17.247,00 TL hasar bedelinin 21.06.2012 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödenmiş olduğunu, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak 17.247,00 TL nin ödeme tarihleri olan 21.06.2012 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin iddiası hizmet kusuruna dayalı olduğundan davanın görülme yerinin idare mahkemeleri olduğunu, olayda davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, iddia edilen hasar ile İSKİ arasında illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, ayrıca binaya ait yapı ruhsatı ve idarece onaylanmış atıksu bağlantı projesinin tespit edilemediği, hasar tutanağının tek taraflı tutulduğunu ve hesaplanan değerlerin piyasa rayiç değerlerin üzerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli 2017/49-2018/168 sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 17.247,83 TL'nin 21.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.06.2020 tarih 2018/6398-2020/3595 sayılı kararı ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile ''... hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirtilerek, mahkemece zarar gördüğü iddia edilen halılar yönünden konusunda uzman bilirkişiden meydana gelen dahili su hasarı nedeni ile gerçek zararın belirlenmesi, birim fiyatlarının ve emtianın sovtaj değerinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünde bilirkişi raporu alınarak davalının sorumluluğuna hükmedilmesi ve sigortalı işyerinde davaya konu su basması olayı nedeniyle deşarj yönetmeliği uyarınca binada geri tepmeyi önleyici sistem olup olmadığı belirlendikten sonra, eğer yok ise bulunsa idi zararın hiç veya bu kadar oluşup oluşmayacağının, sigortalının müterafık kusurunun olup olmadığının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi'' gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''...olayın İSKİ'nin sorumluluğunda olan atık su kanalının aşırı yağış nedeniyle kapasite sınırlarının aşılması ve taşarak geri tepmesi sonucunda suların sigortalı halı satış mağazasının WC giderinden geriye tepip dükkanın içerisine yayılması suretiyle meydana geldiği yapılan keşif ve inceleme neticesinde tespit edilmiş olup, oluşan bu hasardan davalı idarenin kanalizasyon hattının muhafazası ve bakımındaki kusursuz sorumluluğu nedeniyle sorumlu olduğu'' gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.247,83 TL'nin 21.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ilgili mevzuat uyarınca dava konusu hasarın oluşumunda davalının sorumlu olmadığını, mevzuata aykırı olarak davalı idareden uygun görüş almaksızın bina atık su bağlantısını yaptıran bina malikinin sorumlu olduğunu, bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, emtia hasarı adı altında bazı masrafların ne olduğunun açıkça belirtilmediğini, diğer belirtilen masrafların da fahiş olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan durum nedeniyle avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ve resen dikkate alınacak nedenlerle mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... şirketi nezdinde sigortalı iş yerinde meydana gelen hasar nedeniyle ödenen bedelin rücuen tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulamasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1472 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulamasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15225, K. 2023/828, T. 23.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15225-e-2023-828-k-855556bad65f