Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14535 E. 2023/1326 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14535
- Karar No
- 2023/1326
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/5-2022/499 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/4085-2020/4160 sayılı ilamı ile kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı işyerinin davalıların iştirak halinde malik olduğu taşınmazın bodrum, giriş ve asma katında bulunduğunu, sigortalının üst katında bulunan komşu daire içerisinden geçen temiz su tesisat borusunun patlaması sonucu akan suların sigortalı işyerinde hasara sebep olduğunu, 20.336,02 USD hasar tespit edildiğini, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalıların BK’nun 41, 58, 59 ve devamındaki maddeler gereğince sorumlu olduğunu, davalılar hakkında başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; meydana gelen zararda hiçbir kusurunun bulunmadığını, su basıncı sebebi ile su borusunun patladığını, zararda İskinin kusurlu olduğunu, husumetin İskiye yöneltilmesi gerektiğini, satın aldığı dairedeki su tesisatını 06.12.2008 tarihinde Dast isimli firmaya yaptırdığını, takılan armatürlerin standartlara uygun olduğunu, olayın gece 02.00'dan sonra İski tarafından yüksek basınçlı su verildiğinden sıcak su musluğunun bu basınca dayanamayıp patlaması sonucu meydana geldiğini, kendisine atfedilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Akın cevap dilekçesinde; davalılardan ...’ın ikamet ettiği dairesindeki temiz su borusunun patlaması neticesinde suyun alt kat dükkanlardaki eşyalara zarar verdiğini, kendisinin bunda hiçbir kusuru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMENİN İLK KARARI Mahkemenin 21.12.2017 tarihli ve 2015/39 Esas, 2017/1256 Karar sayılı kararı ile "davalılardan ... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalılardan ..., ... ve ... aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddine, davacı vekilinin davalılardan ... aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalı borçlunun Bakırköy 6. İcra Dairesinin 2010/24743 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın takip konusu asıl alacak 18.057,25 USD ile işlemiş faiz 919,02 USD'si yönünden iptaline, takibin devamına, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin şartları bulunmadığından reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 39/06/2020 tarih ve 2018/4085- 2020/4160 sayılı kararı ile "... davacı alacaklının sigortalısına ödeme yaptığı tarihin 04.03.2010 olduğu, bu tarihte TC Merkez Bankası USD kurunun 1,53 TL olduğu, yukarıda ifade olunan yasal düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda, davacının ödeme tarihi olan 04.03.2010 itibariyle dolar kuru karşılığının hesaplanarak hüküm kurulması gerekirken mahkemece gerekçenin açık, tereddüte yer vermeyecek şekilde anlaşılır olması gözardı edilerek, 25.988,00 TL'nin hangi tarihteki kur üzerinden USD'ye çevrildiği ve faizin hangi tarihten hesap edildiği belirtilmeyip, hesaplama hatası yapılarak 18.057,25 USD asıl alacak ile 919,02 USD işlemiz faiz yönünden takibin devamına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle" mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacı tarafından davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davada mahkemenin 21.12.2017 tarih, 2015/39 esas ve 2017/1256 karar sayılı ilamı ile bu davalılar hakkında verilen karar temyiz edilmediğinden ve bu nedenle kesinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin 2010/24743 esas sayılı icra takip dosyasındaki takibe yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 16.985,62 USD asıl alacak ve 669,65 USD işlemiş faiz üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; daha önceki temyiz sebeblerini tekrarla, meydana gelen olayda müvekkilin atfedilebilecek kusur olmadığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, dolar cinsinden takibin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat bedelinden sovtaj indirimi yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemenin kabul edilen miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmetmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık İş yeri Sigorta Poliçesi kapsamında davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın, sorumlu 3. kişilerden tahsiline yönelik rücuen alacak talebine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 69 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı ... ve davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ile davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.