Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14533 E. 2023/7034 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14533
Karar No
2023/7034
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/218 E., 2019/531 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların trafik sigortacısı ve zorunlu taşıma sigortacısı olduğu davacının ise yolcu olarak bulunduğu aracın 27.04.2024 tarihinde tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde davacının yaralandığını, maluliyetinin oluştuğunu, davacının memur olduğunu bu nedenle normal hayatında ve üzerine düşen işi yerine getirmesi için daha fazla efor sarf etmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihinin üzerinden 9 yılın üzerinde zamanın geçtiğini, davanın iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkili şirkete başvurarak kazadan doğan zararlarının tazminini talep etmediğini bu nedenle davalının davacının talep etmiş olduğu faizden sorumlu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın KTK 109 ve Sigorta Genel Şartları'nın C. 8 maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının zararının öncelikle zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk poliçesi tarafından karşılanması gerektiğini, bu poliçe tarafından karşılanmayan zararların zorunlu mali mesuliyet ve bu teminat limitinin de aşılması durumunda kasko sigorta poliçesine bağlı ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu aracı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortaladığını bu nedenle söz konusu zarardan sorumlu olmadığını, davacının müvekkili sigorta şirketi'ne başvuruda bulunmadığını bu nedenle davalının temerrüde düşmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEMENİN İLK KARARI Mahkemenin 07.01.2016 tarih ve 2013/149 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile; 40.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 05.03.2019 tarih ve 2016/5948 Esas, 2019/2474 Karar sayılı ilamında; "Somut olayda, kaza 27.04.2004 tarihinde meydana gelmiş, 29/04/2013 olan dava tarihi itibariyle (olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga) 765 sayılı TCK'nın 459/2 nci maddesindeki ceza üst sınırı gözetilerek aynı Kanunun 102/4 üncü maddesinde öngörülen 5 yıllık ceza zamanaşımı süresinin geçtiği açık olup, davalılar Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Bu durumda mahkemece,davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin süresindeki zamanaşımı defi dikkate alınarak, davanın davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir’’ gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının davalı ... Oyak A.Ş.'ye karşı açmış olduğu davanın kabulü ile; 40.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Oyak A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı ... Şirketine karşı açmış olduğu davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinde açıldığını belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalıların trafik sigortacısı ve zorunlu taşıma sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının bedensel zararı nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ncı) maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14533, K. 2023/7034, T. 25.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-14533-e-2023-7034-k-b566b605ab2b