Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14156 E. 2024/11983 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14156
- Karar No
- 2024/11983
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/728 D. İş, 2022/728 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca 06.10.2013 tarihinde çarpması sonucunda çift taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, dava öncesinde davalıya başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik oranının tespiti için maluliyet raporu aldıklarını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini 107.077,07 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, kaza nedeniyle davacıda kalıcı maluliyetin oluşmadığını, kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının çocuk olması ve kaza anında ön koltukta olması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150 nci maddesinin ihlali nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, nitekim davacının kaza tarihinde bir yaşında olduğunu, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanamadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından faiz talep edilemeyeceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 85.661,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 11.936,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin müterafik kusur indirimi nedeniyle reddine karar verilmiş olmakla davalı lehine vekalet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, kaza tarihinin 06.10.2013, dava tarihinin ise 29.11.2021 olduğu, davacı başvuranın kaza tarihi itibariyle haksız fiili, zararı ve zarar sorumlusunu öğrenmiş durumda olduğu, dosyada bulunan 06.10.2013 tarihli Dicle Üniversitesi Hastanesinde düzenlenen adli raporun tetkiki ve şahsa ait 28.09.2021 tarihli muayene sonucunda rapor düzenlenmiş olduğu, uzun süreli bir tedavi durumunun söz konusu olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle maluliyet oranının belirlendiği tarihin zamanaşımının başlangıç tarihi olarak ele alınmasının hukuken mümkün olmadığı, davacının yaralanması ile sonuçlanan bu kazada, sürücünün eylemi suç teşkil ettiğinden 8 yıllık ceza zamanaşımının gözetilmesi gerektiği ve davacının başvuruda bulunduğu tarih itibarıyla bu süre de geçmiş olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken tazminata karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ve davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 1.020,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından 04.10.2021 tarihinde arabuluculuk sürecine başvuru yapıldığını ve sürecin 25.11.2021 tarihinde son bulduğunu ve bu süre zarfında zamanaşımının durduğunu, pandemi nedeniyle 95 günlük sürenin eklenmesiyle zamanaşımı süresinin dolmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucunda davacının maluliyete uğraması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Somut olayda; davacı ..., babası ...'nın sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken 06.10.2013 tarihinde meydana gelen, kaza tespit tutanağı ve Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporuna göre babası ...'nın kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu çift taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davada, davalı ... şirketinin kazaya karışan diğer aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, davacının ise babası olan ...'nın sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu ve davanın 2012 doğumlu ...'ya velayeten kanuni temsilcileri olan annesi ... ve babası ... tarafından açıldığı görülmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada davacılar anne ... ve baba ... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı babanın trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmasıyla hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan anne ve babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci anne ve baba küçüğü temsil edemez. Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmeden ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.