Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13912 E. 2024/11979 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13912
- Karar No
- 2024/11979
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/667 D.İş, 2022/667 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ZMMS poliçesi bulunmayan motosikletin 17.02.2021 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çaptığını, kazadan dolayı müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu, dava öncesinde davalıya yapılan başvuruya rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle %5 oranında sürekli iş göremezlik oranın olduğunu beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 523,20 TL rapor ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 97.018,70 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvurunun bulunmadığını, gerekli evraklar ile başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun hazırlanmamış olması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği ve bu nedenle tazminat hesabında dikkate alınamayacağını, kazanın oluşumunda kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1.65 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, davacının kaza esnasında koruyucu tertibat takmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sigortacılık Kanunu 14. Maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi uyarınca müvekkilinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkilinin temerrütünden bahsedilemeyeceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 97.018,70 TL'nin 27.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 13.166,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 17 nci fıkrası ve 19.01.2016 tarihli, 29598 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirildiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2 nci maddesi gereğince, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararda hükmedilen vekalet ücreti belirtilen ölçülere uygun olmadığına ve bu nedenle davalının itirazının kısmen kabulü ile, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine ve başvuran lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, diğer itirazlarının ise alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre ve kaza ile illiyet kurulmak suretiyle düzenlendiği, hükme esas alınan raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatlarına uygun olması, kaza tespit tutanağının polisler tarafından düzenlenmiş olduğu ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun hazırlanmamış olması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği ve bu nedenle tazminat hesabında dikkate alınamayacağını, iyileşme süresi beklenilmeden raporun hazırlandığını ve müvekkilince alınan uzman mütalaası ile davacı tarafça alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1.65 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, davacının kaza esnasında koruyucu tertibat takmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sigortacılık Kanunu 14 üncü maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi uyarınca müvekkilinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkilinin temerrütünden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; ZMMS poliçesi olmaya motosiklet ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre ve kaza ile illiyet kurularak hazırlanmış olmasına, davacı tarafından dava öncesinde alınan raporun ücretinin yargılama giderlerinden sayılmış olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olmasına, uzman bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-a maddesinde düzenlenen kavşaklarda geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek kuralı ihlal ettiği, davacının ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığının ifade edildiği görülmüştür. 6100 Sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalı ZMMS poliçesi bulunmayan motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin var olması halinde ceza soruşturma ve kovuşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının motosikletle seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Dava konusu olayda; motosiklet sürücüsü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinde olması olgusu, 02.09.2021 tarihli maluliyet raporundaki yüzde fark edilen yara tamir dokusu tespiti ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi